Niyet halis olunca...

A+A-
Ertuğrul KALAFAT

Merhaba değerli dostlar ve kıymetli okuyucular.

Allah nasip ederse bundan sonra her Cuma YENİÇAĞ gazetesindeki köşemden sesleneceğim sizlere.

Öncelikle Türk milliyetçiliğinin gür sesi vatanseverlerin buluştuğu en güzel platform olan Yeniçağ Gazetesi'ne beni davet eden Sayın Ahmet Çelik Bey ve gazetenin İcra Kurulu Başkanı Ahmet Yabuloğlu'na teşekkür ediyorum.

Okuyucularım beni Ortadoğu, Kurultay ve Türkeli gibi gazetelerdeki yazılarımdan tanırlar. Yüreğimdeki duygular kurumadıkça ve elimdeki kalem kırılmadıkça  birlikte olacağız bundan böyle..

Ne demiş Şair Eşref, "Niyeti halis olunca kişinin, hayır olur akıbeti her işinin"

Ve ilk yazımda 12 Ağustos'ta yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kongresi'ne yazmaya karar verdim

Ana gövdesi milliyetçi ve Ülkücülerden oluşan İYİ Parti'nin misyonu ve vizyonunu anlatan Sayın Meral Akşener'in muhteşem bir konuşmasını dinledik 12 Ağustos kongresinde.

Milliyetçi ve muhafazakar olduğu kadar Atatürkçülük  ve çağdaşcılık ilkesinin de altı kalın harflerle çizilerek partinin milli merkezde olduğu bir kere daha hatırlatıldı.

Baskın erken seçimde Muharrem İnce'yi parlatarak CHP'den İYİ Parti'ye gidecek oy akışını durdurmayı başarsalar da İYİ Parti'nin 5 milyon oy almasını ve 43 vekil çıkarmasını engelleyememişlerdi.

İYİ Parti üzerinde oynanan oyunların ve bu haksızlıkların hesabını sormak için "Daha yeni başlıyoruz" diyen Sayın Meral Akşener kongrede yeniden güven tazeleyerek genel başkan oldu.

Zaten, kimse ondan vazgeçmemişti... İYİ Parti'ye gönül vermiş bütün üyeler ve delegeler O'nun partinin başına dönmesini istiyorlardı. Kendisine gösterilen bu yoğun ilgi karşısında "Madem ki siz de beni çok sevdiniz, artık bana söz söylemek düşmez töre konuşunca han susarmış" dedi.

Yüreğindeki şefkat ve merhametle bütün dava arkadaşlarını kucaklayan Sayın Meral Akşener "Bizim sevdamız aritmetik rakamlarla izah edilemez" diyerek siyasi mücadeleye kaldıkları yerden devam edeceklerini söyledi.

Omurgası milliyetçilik, Atatürkçülük ve muhafazakarlık olan İYİ Parti, felsefesini belki tam olarak anlatma fırsatı bulamasa da "Her dem yeni doğarız. Bizden kim usanası" diyerek Yunusça tavrıyla siyasette geleceğe dair güzel sözler söyleyen bir parti hüviyetine kavuştu.

İYİ Parti, bundan sonraki süreçte Anadolu'nun en ücra yerlerine giderek kendisini anlatmalı ve gönül seferberliği başlatmalıdır. Genel İdare Kurulu üyeleri başta olmak üzere partinin yöneticileri, akil adamları; kapı kapı gezerek, yeni bir milli kurtuluş destanımızı yazacak siyasetin öncüleri olmalıdır.

Arkaz'ın MHP'ye transferi

Atalarımızın, "Zamansız yenen aş, ya karın ağrıtır ya da baş" dediği gibi İYİ Parti'den milletvekili seçilen Hayati Arkaz'ın yemin töreni günü TBMM'de hiç yeri ve zamanı değilken Devlet Bahçeli'nin elini öpmesi siyasi tarihimizde daha önce görülmemiş bir dizi gelişmeye yol açtı. Bırakın İYİ Parti tabanını, diğer partilerde de Arkaz'ın hareketi pek hoş karşılanmadı. Özellikle parti tabanından yükselen tepkiler Arkaz'ı tedirgin ve rahatsız etti. Halbuki olay sonrasında ne İYİ Parti grubu, ne parti yönetimi kendisine karşı olumsuz bir davranış göstermese de Arkaz'ın huzuru kaçtı, "Bir dahaki seçimde artık İYİ Parti beni milletvekili adayı göstermez" evhamına kapıldı... Böyle bir ruh hali içindeyken Devlet Bey'in "MHP'ye gel" daveti Arkaz için bunalımdan kurtuluş yolu oldu...

Şimdi önümüzdeki seçimde Hayati Arkaz'ın MHP milletvekili listelerine seçilebilecek bir sıradan girme garantisi var mı yok mu bilemem...

Ancak geçmişe bakıp bir fikir yürütülebilir...

Arkaz'ın uzun yıllar önce de MHP'den aday adayı olduğu ancak listeye giremediği söyleniyor. 7 Haziran 2015 seçimlerinde İstanbul 3. Bölge 9. sıradan MHP milletvekili adayı gösterilen Hayati Arkaz, 1 Kasım 2015'te yenilenen seçimde ise İstanbul 2. Bölge 7. sıraya konulmuş. Doğal sonuç malum, seçilememiş...

İnsan, "Arkaz'ı partisinden koparan MHP onu yeni mi keşfetti? Niye daha önceki seçimlerde seçilebilecek sıraya koymadı?" diye merak ediyor..

***

Güzel bir şiirle noktalayalım... Ne demiş şair;

 

Gönül çalamazsan aşkın sazını

Ne perdeye dokun ne teli incit

Eğer çekemezsen gülün nazını

Ne dikene dokun ne gülü incit

Dile ki bülbülü gelesin coş'a

Karganın namesi gider mi hoşa

Meyvesiz ağacı sallama boşa

Ne yaprağını dök ne dalı incit

Bekle dost kapısını sadık dost isen

Gönüller tamir et ehli dil isen

Sevda sahrasında Mecnun değilsen

Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit

***

Yüreğiniz sevgisiz ve ülküsüz kalmasın. Allah'a emanet olunuz.

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları