Petrol ve Ceylan

A+A-
İrfan ÜLKÜ

“Ceylanların parklarında serbestçe dolaştığı bir ülke istiyorum”. Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı Yahya Akengin. Yumurtalık Botaş tesislerinde özgürce dolaşan ceylanları görünce heyecanlanıyor. Eskiden yazdığı bir şiirinden bu mısrayı aktarıyor bize. Türkiye’nin uluslararası enerji pazarlarına açılan kapısı Ceyhan’ın Yumurtalık Botaş tesislerini Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi Ülfet Kadirov ile müsteşarı ve Ceyhan’ın genç, başarılı Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’yle geziyoruz. İnsanlara alışık, göz alabildiğince uzanan Botaş arazisinde, Akdeniz umutlu mavisinin ışıltılı fonunda yıllar önce buraya getirilip doğaya bırakılan bir çift Toros ceylanının sayılarının nasıl yüze ulaştığının öyküsünü dinliyoruz yetkililerden. Bir gece önce, yine Botaş’ın konferans salonunda Yahya Akengin’in yönettiği  “Bakü- iflis Ceyhan”  konulu sempozyuma enerji uzmanı Necdet Pamir’le birlikte katılıp boru hattının tarihçesini anlatıyorum. Bir buçuk saat olarak programlanan toplantıya çevre ilçelerden Ticaret ve Sanayi Odaları temsilcileri, Adana’dan gelen işadamları da katılıyor; sonunda bize iletilen çok sayıda soru nedeniyle sempozyum gecenin geç saatlerine kadar sarkıyor. Toplantıyı Ceyhan Belediyesi ve Akengin’in Vakfı düzenlemiş. Yine Başkan Sözlü, tarafından sanat galerisine dönüştürülmüş binanın girişinde, Türk dünyası ressamları sergisine davetli davetsiz çok sayıda Ceyhanlı katılıyor. Azeri, Özbek, Tatar, Kırımlı ve Türk ressamlarının tabloları müthiş ilgi toplarken, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi Ülfet Kadirov da yaptığı konuşmalar ve sıcak kişiliği nedeniyle Ceyhanlılar’ın ilgi odağı.  “Ülfet Eke”, diyorum,  “Gerçekten de hem Ceyhan ile Çukurova hem de Özbekistan açısından tarihi bir gün yaşıyoruz. Yüz yıldır Türkistan’dan gelip Özbekler’in yerleştiği bu toprakları ilk kez bağımsız Özbekistan’ın büyükelçisi ziyaret ediyor.”
 “Öyle. Dün gece Adana’dan Türkistanlılar Derneği yöneticileri gelip beni ve müsteşarım Nadir Bey’i ziyaret edip şilt verdiler. Çok anlamlı bir buluşma oldu bizim açımızdan.”  Ülfet Kadirov’u Başkan Sözlü, Ceyhan bölgesindeki tekstil, iplik ve tarım araçları üreten fabrikalara götürüyor. Tarım araçları buradan Etiyopya’ya hatta İspanya’ya ihraç ediliyor. Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ise gece gündüz Ceyhan ve Türk Dünyası’yla yüreği atan büyük projelerin adamı... Bakü’den Aşkabad’a, Taşkent’ten Kazan’a kadar büyük Türk coğrafyasında tanınıyor. Önümüzdeki yerel seçimlerde üçüncü kez seçileceği konusunda Ceyhanlı seçmenler arasında mutabakat oluştuğunu gözlemliyorum.
Yazar ve şair, eski Kültür Bakanlığı başmüşaviri Yahya Akengin ise Türkiye - Türk Cumhuriyetleri arasında SSCB’nin dağılmasıyla kurulan kültür, edebiyat köprüsünün en büyük mimarlarından. Gaspıralı’nın  “dilde, fikirde, işte birlik”  sloganının hayata geçmesinde yorulmadan vakfıyla başarılı görev yapıyor. Hemşehrisi Bayburtlu Zihni’nin estetik derinliğine, Yahya Kemal’in Türklükle İslam dinini kavrayan o gizemli bütünlüğüne sahip ender şairlerimizden. Mektubunu ya da sivil muhtırasını postaneden başbakana gönderen milliyetçi inançları yüzünden hapislerde yatmış Selim şunları yazar mektubunda:
 “Dinimiz, milliyetimizi inkârı gerekli mi kılar, yoksa daha da güçlenmesini mi ister? Mehmet Akif’ten bir hatırlatma: ’Biz de bir zamanlar millet, ne milletmişiz / Gelmişiz dünyaya, milliyet nedir öğretmişiniz.’Sayın Başbakanım, bu cümleden olarak size sorumluluğunuzun bir şartı olan Türk milliyetçiliğine davetimi arz eder, saygılar sunarım.”
Türk dünyasının çalkantılı geleceğinde Ceyhan ve boru hattının Akdeniz’e açıldığı Yumurtalık’tan izlenimlerim böyle. İstanbul’a dönerken ceylanlarla petrolün ortak umudunu birleştiren Seyhan (Seyhun) ve Ceyhan (Ceyhun) ırmakları arasında tarihle insanın, enerjisiyle doğanın hırslı bir denge içinde anlattığı eski ve yeni öykülere kulak veriyorum.
Kazan’dan, Taşkent’ten, Buhara’dan, Bakü’den gelen yağmur da güneş de aynı güneş ve bizim güneşimiz.
Puslu, zulmet dolu karanlığın ucundan parlak bir ışığın müjdelerini görebiliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları