Sarıkamış'tan...

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

"Sarıkamış hey Sarıkamış/Allah'ın verdiği/Kulların terk ettiği/Dilimde düşümde tüy Sarıkamış//Suyun dupdurusu/Kar'ın yeşile en uyumlusu/Havanın çam kokulusu/Sendedir//Döne döne ine ine/Kayarak doruklardan/Karda şölen etmeye/Yer sende el sendedir//Sendedir de... sana çok görmüşler/Otelleri motelleri/Teleferik, telesiyej, teleski/Sana çok görmüşler buncağız tesisleri//Sarıkamış! Oy Sarıkamış/Hoşgör bu düşlerimi/Benimki züğürt aşkı/Sana yatırım gerek/Neylersin ki şiiri"

Bu şiirin yazılış tarihini 1986 diye hatırlıyorum. 1990 yılında yayımlanan "Ateşkes Çağrısı" adlı ilk şiir kitabımda da var.

1995 yılında ayrıldım Sarıkamış'tan, 22 yılda, birkaç kez gidebildim annem ve kız kardeşim orada olmasına karşın. Bu hafta yine özlem gidermek ve anılarımı canlandırmak için Sarıkamış'a gittim.

Sarıkamış'a dair en ilginç bilgileri Kâzım Karabekir verir anılarında. 1920 Ekim'inde Ermeni güçlerinden temizlenir, yeniden anavatana kavuşur bu güzel belde. Ruslar 40 yıllık işgalde burasını Baltık mimarisinin en güzel örneği olan taş binalarla donatmış, çam ormanları arasında modern bir kasaba kurmuşlardır. Karabekir bir yetimler mektebi de burada açar ve bir hafta sonu Erzurum yetimler mektebi öğrencilerini buraya getirir. Getirir ki "Çocuklar modern bir şehir görsünler". Erzurum haraptır çünkü o yıllarda.

Sarıkamış, dedemin 1914'te savaştığı, babamın ilk memuriyet yeri, benim eşimi tanıyıp evlendiğim, sonra da 13 yıl ekmek parası kazandığım yer. Her halini bilirim.

Yukarıdaki şiirde dillendirdiğim dileklerim, 1990'lı yılların başında gerçekleşmeye başladı, yeni kayak tesisleri yapıldı Sarıkamış'ta. Sonra ben ayrıldım ve her gidişimde yeni oteller görmeye başladım. Bu kez de öyle oldu. Kış turizmi açısından gelişmeler var. Ancak Sarıkamış diğer alanlarda çok dertli... 500'e yakın insanın çalıştığı Sümerbank Ayakkabı Fabrikası özelleştirilmiş, satın alan firma, değerli makinaları satıp kayıplara karışmış. Fabrika alanı terk edilmişliğin hüznünü yaşıyor. 9. Piyade Tugayı'nın adı Sarıkamış'ta, birliklerinin her biri bir yerde, esnaf çok dertli bu durumdan. O yörenin en eski iş adamı ve siyasetçilerinden kadim dostum Mehmet Cengiz, 22 kuruluşun Sarıkamış'tan götürüldüğünü ifade ediyor ve tek tek sayıyor bunları. 1899 yılında Ruslar tarafından yapılan Türkiye'nin en eski demiryolu gar binasına sahiptir Sarıkamış. Şimdi o binada 3 görevli çalışıyor, her sabah 9'da Erzurum yönüne giden tek yolcu trenine bilet dahi veremiyorlar, "Binin trende alın" diyorlar.

Benim "Nikolay'ın Av Köşkü" adlı öykü kitabıma adını veren, çivi kullanılmaksızın geçme tekniği ile ahşap olarak inşa edilen "Nikolay'ın Av Köşkü" yıllarca askeri birlikler tarafından kullanılıp korunmuştu. Bu köşkün sivile devredilip turizme açılması hep dillendirildi, sonunda ordumuz bu talebe olumlu karşılık verdi. Gelgelelim bırakın orasının turizme açılmasını, köşk elden çıkmak üzere; çatılar harap, içinde define aranmış, ne döşeme kalmış ne tahta.

Yazıklar olsun demekten başka söz bulamıyorum.

Sarıkamış Harekâtı ile ilgili önemli bir inşaat var, Orman Bakanlığı başlatmış, anıtlar ve bir dokümantasyon merkezi de olacak. Bu tesisin inşaatı da durmuş ödenek yokluğundan.

Sarıkamış'tan şimdilik bu kadar, gözüm hep üstünde olacaktır ama.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları