Şehriyar

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

    "Ülkenin içinde bulunduğu şu kara günlerde şiir ülkesine gidip şiirin güzel havasını teneffüs etmek ve ruhları yıkamak güzel olur. Kara, kapkara tepelerde dolaşmaktansa yeşil, yemyeşil ovalara uzanmak yeğdir" dedim ve Bursa'ya uzandım. Türk Ocağı'nın Bursa Şubesi her yıl bir Türk büyüğünü anıyor. Türk Ocağı ve Uludağ Üniversitesi birlikte. Ocak Başkanı Selçuk Kırlı ile üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Alev Sınar Uğurlu el ele vermişler, bir güzel program hazırlamışlar. Azerbaycan'ın kuzeyinden, güneyinden, Türkiye'nin muhtelif şehirlerinden bilim adamları, uzmanlar geldiler; iki gün boyunca Şehriyar'ı anlattılar, Şehriyar'ı dinlettiler. Azerbaycan olur, Şehriyar olur da musiki olmaz mı? Cem Gürdal ile Çiğdem Gürdal ve takımları da bir akşamımızı musiki ile doldurdular: Size selam getirmişem; Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa; Türk'üm, ne mutlu bana... Eğer sonuncu parçayı bugüne kadar dinlemediyseniz youtube'dan bulup Gürdal'ların sesinden lütfen dinleyiniz. Sözleri Halil Soyuer'in, bestesi Yıldırım Gürses'in. Türk deyince, Atatürk deyince insanlar, salonu dolduran o gençler nasıl da coşuyorlar Allah'ım!

                Gelelim Şehriyar'a. Haydar Baba'ya Selam şiirini acaba hâlâ bilmeyen var mı?

                Heyderbaba, ildırımlar şahanda / Seller sular şakgıldayıp ahanda / Gızlar ona saf bağlayıp bahanda / Selam olsun şövketize elize / Menim de bir adım gelsin dilize.

                Şahanda, ahanda, bahanda derken h'leri Anadolu'da olduğu gibi biraz sızdırarak okuyun. Heyderbaba, Şehriyar'ın köyündeki bir dağın adı. Şehriyar çocukluğunu hatırlıyor. Yıldırımlar çaktığı, seller sular şakır şakır aktığı zaman kızlar da dağa karşı saf tutup bakarlarmış. Dağa sesleniyor şair: Şevketinize, elinize (halkınıza) selam olsun; benim de adım dilinize gelsin, beni de hatırlayın.

                Türkçe kitap basmanın yasak olduğu, basılan kitapların yakıldığı 1950'lerin başında Güney Azerbaycan'da Şehriyar'ın bu şiiri yayımlandığı zaman âdeta bir kasırga koptu, bir ihtilal oldu. Güney Azerbaycan'ın aydınları, ziyalıları başlarını gururla kaldırdılar; "Bizim de şiirimiz var, bizim de büyük şairimiz var." dediler. Çünkü Şehriyar, Farsça yazdığı şiirlerle bütün İran'ın en büyük şairlerinden biri olarak tanınıyordu ve ona "günümüzün Hâfız'ı"  diyorlardı; onu Fars edebiyatının en büyük şairlerinden Hâfız-ı Şîrâzî ile eş tutuyorlardı. İşte böyle bir şair şimdi annesinin diliyle söylüyordu. Yalnız Güney'de değil Kuzey Azerbaycan'da da, Türkiye'de de, hatta Irak Türkleri arasında da bu şiir büyük ses getirdi. Onlarca şair Haydarbaba'ya nazireler yazdı. Nazirelerden birini dinlemek isterseniz youtube'a Esat Kabaklı Göllübağa Selam yazınız, Kabaklı'nın sesinden ve sazından, bir insan doğduğu yerlere nasıl hasret duyarmış, dinleyiniz. Biraz musiki, biraz şiir... Eminim, içinize bir ferahlık gelecektir. Şehriyar'ın bütün şiirlerini okumak istiyorsanız Yusuf Gedikli'nin "Şehriyar ve Bütün Türkçe Şiirleri" kitabını bulmalısınız.

                Türk'ün dili tek sevgili - istekli dil olmaz / Özge dile gatsan, bu asil dil asil olmaz.

                Tek, "gibi" demek, özge de "başka". İnsan diline olan sevgisini bu kadar mı sade anlatabilir! "Başka dile katma bu dili; katarsan asaleti bozulur."

                Türki vallah, analar ohşağı, laylay dilidir / Derdimi men bu devâ ile müdâvâ eledim.

                Türki "Türkçe", ohşag "sevip okşama", laylay "ninni", müdâvâ elemek "tedavi eylemek" demek. İnsan diline bu kadar mı sevgi duyar! "Türkçe, annelerin yavrusunu sevip okşaması" gibi bir şey. Üstelik insanın hastalığını da tedavi ediyor. Gerçekten de Şehriyar, 1940'larda yakalandığı ruh bunalımlarından, ümitsizliklerden ve ıstıraplardan annesinin Türkçe söylediği türküler ve masallar sayesinde kurtulmuş, Türkçe ile tedavi olmuş.

                Şehriyar ve şiirleri hakkında daha fazla bilgi Gedikli'nin kitabında. Şehriyar ve genel olarak Azerbaycan edebiyatı hakkında bilgi edinmek istiyorsanız Yavuz Akpınar'ın "Azerî Edebiyatı Araştırmaları" (Dergâh Yayınları) kitabına bakmalısınız.  

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları