Şimdi ben ne diyeyim!

A+A-
Hasan DEMİR

Ne doğru ne değil?

“Halkın yüzde 52’sinin oyuyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanının makamının tartışılmasını doğru bulmam...”

Diyen Erdoğan’a göre  “yüzde 52 oy alınarak çıkılmış makam” tartışılmaması gereken bir makam?

Söyleyin Allah aşkına?

-Böyle bir tartışma mı var?

Yani Türkiye’de cumhurbaşkanlığı makamını tartışan birini gösterin deseniz bir tek kişi bulabilir misiniz?

Tabii, bizzat Erdoğan’ın kendisi dışında... Cumhurbaşkanlığı makamını tartışan,  “Cumhurbaşkanlığı kesmez, ille de başkanlık isterim”  diye tutturan yüzde 52 ile o makama oturmuş olan kendisinden başkası değil.

İşte, Erdoğan’ın sorunu bu?

Kendi yaptığının hesabını başkasından sorması... Bugüne kadar hep böyle yaptı, hâlâ da böyle devam ediyor..

Bakü dönüşü söylediği “Yüzde 52 ile seçilmiş makamın tartışılmasını doğru bulmam”  tepkisindeki diğer bir  “sorun”  ise, demokrasiyi rafa kaldırmaktan başka bir şey değil. Değil yüzde 52, yüzde 99 oy alınsa bile eleştiri olacaktır, şarttır. Çünkü ne o makamdakiler asla “Bizim rahmetimiz gazabımızı aşmıştır”  deseler dahi Allah, insanlar da onun kulu değil, ne de söyledikleri Kur’an ayeti... Ki, birileri eleştirdiğinden dinden çıksın...

Dediğimiz gibi kimse Cumhurbaşkanlığı makamını eleştirmiyor. O makamdaki kişinin ettiği tarafsızlık yeminine sadık kalmamasını eleştiriyor vatandaş. Zaten Erdoğan da, “Ben susmam”  diyor,  “Geldiğimiz yer belli” görüntüsü vermekle kalmıyor, “Bizim seçtiğimiz adaylar arasında” diyerek AKP milletvekili adaylarının seçilmesinde dahli olduğunu kendileri söylüyor..

Yani “Başkanlık”  için o makamı tartışan kendisi olduğu gibi... Ettiği tarafsızlık yeminine uymayarak makamı bizzat tartıştıran da kendileri...

Bize göre  “yüzde 52” ile gelmek değil... Eğer o makam tartışılmayacaksa Türk Milleti gibi bir milletin Cumhurbaşkanlığı makamını temsil ettiği için tartışılmamalı... Türk milleti de o makama, o makamı tartışmayacak şahsiyetleri seçmeli...

Gelin görün ki, bu ülke çok ciddi kırılmalar yaşıyor... Vilayet tabelalarından  “T.C.” yi kaldıranlar, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nden rahatsız olanlar, bu topraklardaki üst kimlik Türklüğü 36 etnik parçadan biri haline getirenler ve yeniden seçilir, anayasayı değiştirecek güce ulaşırsak  “Anayasa’da herhangi bir etnik kimliğe referans olmayacak”  sözü verenler, yani,  “Türklüğü anayasadan çıkartacağız”  diyenler el üstünde tutuluyor...

Bu tür vaatler ve hesaplar yapanların aldıkları sonuçlara bakınca insan, gerçekten bu topraklarda Türkler azınlıkta mı diye şüpheye düşüyor... Hepimiz kriptoyuz da farkında mı değiliz, anlamadık gitti...

Bizi bu hale Erdoğan getirdi...

Ve Erdoğan’ı da bu hale bu milletin verdiği yüzde 52 oy getirdi...

Hayır, millete kızmıyorum.

Daha doğrusu, fazla kızmıyorum...

Bu millet başında güvendiği bir adam olmazsa askerden kaçar eşkıya da olur, başında güvendiği ve inandığı bir adam olursa canından cananından vazgeçer, tek başına cihana karşı durur...

Bakan evlerindeki çelik kasalar, sıfırlama tapeleri, Yüce Divan’a gitmekten birilerini tehdit ederek kurtulan bakanlar ve işte seçim sonuçları...

Şimdi ben ne diyeyim...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları