Sosyal çürüme ve çözülme alametleri

A+A-
Özcan YENİÇERİ

                Referandum, PKK/PYD, IŞİD, Katar, Trump, AB vs. derken sosyal konular görmezlikten geliniyor.

                Meydana gelen makro olay yoğunluğu Türkiye'de sosyal sorunlara odaklanmayı engelliyor.

                Halbuki Türkiye'de sorun siyasal olmaktan daha çok sosyaldir.

                Bugün Türkiye'de her zamankinden fazla maddi ve manevi değerler bir anlam ifade edecek biçimde işleyen bir bütün oluşturamıyor.

Birbirini tamamlayamıyor.

                Bu Türkiye'nin ciddi bir sosyal çözülme tehdidi altına bulunduğunu gösteriyor.

                Bunun en önemli nedeni hızlı, dengesiz sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel değişme ile ahlaki gerilemedir.

                Uyuşturucu, alkol ve içicilik!

                Televizyonlar içici, çekici, uyuşturucu haberlerinden geçilmiyor.

                Hemen her sokak başında alık, donuk, robotik tavırlı kimselere rastlanıyor.

                Ruh gibi boşluğa bakan, kaldırımlara boylu boyunca uzanan ya da uyuşturucu parası dilenenden sokaklar geçilmez olmuştur.

                İnsanlıkla olduğu gibi yaşamla da umudunu kesmişlerin sayısında ciddi artış var.

                Yapılan araştırma ve açıklamalara göre ülkede uyuşturucu ve çekici sayısı beş yüz bini aşmış!

                Bunların büyük kısmı çocuk denecek yaştalar.

                Aslında nefes alıp veriyorlar ama bunlar gerçekte ölüler.

                Uyuşturucu kullanımındaki artış!

                Yalnızca 2014 yılı içinde uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığının %17'lik bir artış gösterdiği, Bonzai kullanımında ise bu artışın %38'i bulduğu açıklanmıştı.

2014 yılında 648 kişi doğrudan veya dolaylı olarak uyuşturucuya bağlı nedenlerle hayatını kaybetmiştir.

                Bonzai adlı uyuşturucuyu ilk kullanma yaşının 13'e düştüğü açıklandı.

 ÇEMATEM'in verilerine göre 2011'de kliniğe başvuran bağımlılar içinde bonzai kullanan kişi oranı yüzde 15 iken 2016'da bu rakam yüzde 95'e çıkmış.

Yalnızca Bakırköy ÇEMATEM merkezine 2007'de 4 bin 400, 2012'de 8 bin, 2013'te 10 bin başvuru olduğu açıklanmıştır.

Bu rakamlar durumun vahametini gösterir niteliktedir.

                Günlük bir haber!

                Haber şöyle: 'Sultanbeyli'nin en yoğun caddelerinden birinde uyuşturucu kullanmış ve kendinden geçmiş 10 genç yarı baygın bir halde yerlerde sere serpe yatarken bulundu.

Yaşları 16 ile 20 arasında değişen gençlerin hali yürek burktu.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri geldi. Gençler ambulansla hastaneye götürüldü.'

Bu ve bunun gibi haberlerle gazetelerin 3'üncü sayfaları ağzına kadar doludur.

 Artık uyuşturucu çekenleri köprü altları, metruk binalar, kuytu köşeler kaldıramıyor.

Gelinen aşamada birerli, ikişerli de değil gruplar halinde çekmiş sızmış kişiler sokaklardan toplanmaya başlanmıştır.

Uyuşturucu kullanmak, uçucu madde çekmek ve içicilik sosyolojik bir tehdit haline gelmiştir.

İlk uygulamada bağımlılık yaratıyor!

Uyuşturucu madde kullanımının, alkoliklik ile tecavüz, hırsızlık, şiddet ve cinayet olguları arasında ciddi bir ilişki var!

Son zamanlarda ensest ilişki, aile içi şiddet ve anne/baba cinayetleri sayısında görülen artış bu bağlamda nedensiz değildir.

Bu tür madde kullanımı şuursuzluğu, ruhsuzluğu ve namussuzluğu besleyen en büyük kaynaktır.

Pençesine düşüldüğünde kurtuluşu çok zor olan uyuşturucu, uçucu ve çekici madde kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır.

Yetkili makamların yayınladığı raporlarda başta bonzai olmak üzere uyuşturucunun ürkütücü bir hızla yayıldığı görülüyor.

Uyuşturucuda yeni belanın adı Krokodil!

Krokodil gaz, tiner gibi uçucu maddelerin kaynatılmasıyla ev yapımı olarak kolayca elde edilebiliyor. 

Damardan enjeksiyonla ilk uygulamada bağımlılık yapan yeni tür ölümcül uyuşturucudur.

Rusya'da 2.5 milyon bağımlısı var.

Rusya ile Türkiye arasında her anlamdaki ilişki yoğunluğu bu belanın kısa sürede Türkiye'de yaygınlaşma ihtimalinin olduğunu da gösteriyor.

Uyuşturucuyla mücadele millî güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır.

Sorun yasal, zorlayıcı ve cezalandırıcı tedbirlerle önlenemeyecek boyutlardadır. Uyuşturucuyla topyekûn bir mücadele dönemine geçilmelidir.

Tehdit ihmale gelmeyecek kadar büyüktür!

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları