Tarihî eserleriniz itinâ ile taşınır...

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

Arkeoloji sitelerinde 650 yıllık, hükümet ve medyada(ki pek iç içe bir ikilidirler malûm) ise 550 yıllık olduğu söylenen Hasankeyf'teki tarihi Zeynel  Bey Türbesi Türk-Hollanda (hani şu eyy Hollanda var ya o Hollanda işte) ortaklığı bir şirket mârifetiyle iki kilometrelik bir uzaklığa taşındı. 

Yok efendim temeline bir metre beton döküldü, yok efendim 1100 tonluk bir taşıma işlemiydi, şu kadar kazık çakıldı, saatte şu kadar metre taşındı gibisinden teknik detaylarıyla sizi sıkmayayım, fakat bildiğimiz bir şey var ülkemizde ilk kez gerçekleşen bir taşıma işlemi bu.

Ne diyelim, darısı başka benzerî taşımacılık işlemlerine.

Gerçi Batman Valisi ve bölge halkı durumdan çok da memnun değiller basına yansıyan bilgilere göre. Vali Bey ve bölge halkı konuyla ilgili ortak hissiyatlarını "Çiçek dalında güzeldir" vecizesiyle özetliyorlar.

Vali Bey türbeyi, "Dalından koparılmış çiçek gibi" gördüğünü söylerken, bölge halkı da, "Keşke ilçemiz sular altında kalmasaydı. Çiçek dalında güzeldir. Bu tarihi eserin, tarihi şehirden koparıp yeni yerine götürülmesini doğru bulmuyoruz. Keşke baraj yapılmasaydı" diyor... 

Haberi televizyonlarda izleyip medyada takip ederken endişelenmedim değil hani!

Bizim müteahhit takımı bu türbe taşıma işini severse ayıkla pirincin taşını.

Ya tuttururlarsa "Falan türbe ya da filan tarihî eser feşmekân şehrimize daha çok yaraşır. Hem o şehrimizde aman aman tarihî eser de yok, böylelikle hem tarihî eser zengini şehirlerimizden alıp tarihî eserden fakir kalmış şehirlerimize naklederek tarihî eser taşıma işinin Robin Hood'u oluruz hemi de para kazanırız, vallahi bundan iyisi Şam'da kayısı, aklımızla bin yaşayalım" derlerse yandı gülüm keten helvası...

Olmaz olmaz demeyin, olur mu olur vallahi, şaşırır mıyız?

Tabii ki hayır...

Çünkü Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, "Manzara, dünyaya ayrıca bir örnek. İstersek yaparız biz" dedi. 

Ya hükümet de severse ve isterse bu tarihî eser taşımacılığını!

Meselâ Bayburt'u düşünün. Kimin yaptığı bile henüz kesin olarak bilinmeyen bir Bayburt Kalesi'nden başka tarihî eseri bile yok,  elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin, revâ mı şimdi bu Bayburt'â. Sen kalk referandumda rekor derecesinde 'evet' oyu çıkar ama bir kaleden başka tarihî eserin olmasın. İstanbul tarihî eserden geçilmesin ve üstüne üstük referandumda da 'hayır' oyu çıksın ama Bayburt'ta bir tane bile olmasın.  

Soruyorum şimdi size, bir Süleymaniye Camii yakışmaz mı Bayburt'a? Ne var yani, Süleymaniye Camii'nin de temeline 1 metre beton atılır, olmadı 5 metre atılır, betona kıtlık mı geldi yani, taşınır gider Bayburt'a. Biraz zaman alır evet, yol uzunluğu, rampalar, mevsim şartları falan derken yaklaşık 10 bin saat falan sürer, ama taşınır nihâyetinde. Hem dünyaya Türk'ün gücü ve kabiliyeti bir kez daha gösterilmiş olur, Almanya'nın gireceği yeni kıskançlık krizi de marjinal faydamız olur.

Hazır Süleymaniye'yi Bayburt'a taşımışken ve el değmişken meselâ Anıtkabir'i de İzmir'e taşıyabilirler. Ankara'da pek de meraklısı kalmadı nasılsa. Aman aman devlet katlarının da ilgisini çekmiyor eski Türkiye'de olduğu gibi. Böylelikle hem Ankara hem de İzmir sevinmiş olur buna. Anıtkabir'den boşalan araziye de TOKİ girer, olur biter...

Söylememe gerek yok değil mi şaka bunlar, siyasetten sıkılan köşe yazarının şakası...

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları