TEOG MEOG- Yöntemler-İnsanlar

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

Ben, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın bir televizyon programında "TEOG olayını istemiyorum. Yanlış buluyorum. TEOG kaldırılmalı" demesine hiç şaşırmıyorum.

Bunu duyunca şaşıranlara hayret ediyorum. Şaşırıp da işin yanlışlığını iyi niyetle ortaya koymaya çalışan eğitimcilere, yazarlara hayret ediyorum.

***

Neyse, konuyu değiştirip başka bir konuya geçelim. Yöntemlerden ve insanlardan bahsedelim.

Bu bir yöntemdir: En iyisini ben bilirim. Kimseye danışmaya, kimseye sormaya gerek yok. Ben "ol" derim, olur. Ben söylerim, anında yapılır.

Şu da bir yöntemdir: Yanılmak sadece benim hakkımdır. Ben istediğim konuda, istediğim zaman yanılırım. Ben gerekirse, Allah'tan ve milletimden af dilerim. Elbette milletim beni affeder.

Bir yöntem daha vardır: Hiç kimse israf yapamaz, hiç kimse lüks içinde yaşayamaz. Bunlar sadece benim hakkımdır. Hak olmaktan öte bu bir itibar mes'elesidir, pardon mes'elesidir. Ortada devletin itibarı vardır.

Bu kadar zaman içinde artık öğrenilmiş olması gereken yöntemlerden biri de şudur: Reis ne derse o. Biz emir kullarıyız. O emreder, biz yaparız. Çekil der, çekiliriz; eğil der, eğiliriz. Ve herkes bilsin ki biz Allah'tan başka kimseye kulluk etmeyiz.

Bir türlü öğrenilemeyen yöntemlerden biri de şu: Bizim bir davamız var. Bizim bir menzilimiz var. Bu, yüce Rabbimizin bize yüklediği bir misyondur. Her şey, bütün vizyonumuz, bütün yaptıklarımız bu misyona göredir. Bazen geri adım atsak da, değişen gömleklerden söz etsek de hedefimiz değişmez.

Bir yöntem daha: Bir insanın bir yıl önce, iki yıl önce hain bir terör örgütünün adamı olmasına bakmam ben, şu anda bana biat ediyor mu etmiyor mu ona bakarım. Bana biat ediyorsa tamamdır. Hem zaten, bugün böyle, yarın öyle, benim şiarımdır. Dün açılım, der, açılırım, bugün kapanırım. Dün birilerini göklere çıkarırım, bugün haşhaşi olduklarını, şeytandan beter olduklarını söylerim. Dava için her şeyi ben yapar, ben değiştirir, ben karar veririm.  

Yöntemlerden biraz da insanlara geçelim.

Şu bir insan tipidir: Bir davaya inanan, bütün hayatını davaya göre ayarlayan, davasına aykırı söz ve davranışlar karşısında isyan eden insan.

Şu da bir insan tipidir: Bir davaya inanan, fakat dava için ilkelerin, şereflerin, haysiyetlerin ezilmesine ses çıkarmayan insan.

Bir tip daha: Sadece çıkarına inanan, çıkarı için hiçbir şeyi yapmaktan çekinmeyen; yalansa yalan, dolansa dolan, onursuzluksa onursuzluk, ayaklar altında çiğnenmekse çiğnenmek, ne olursa olsun, yeter ki benim çıkarım zedelenmesin, diyen insan.

İnsan tipleri pek çok; paragraflara sığmaz.

Son bir tipten söz edelim: İyi niyetli, ılımlı, karşısında bulunanların daima iyi şeyler yaptığını, kötü ve yanlış işler yapanların da bunları iyi niyetle yaptıklarını, hatalarını anlayınca yanlıştan döneceklerini düşünen insan.

Son paragraftaki tipleri hayretler içinde izliyorum. Ne zaman ayılacak; yukarıda sayılan yöntemlerin ne zaman farkına varacaklar diye merakla bekliyorum. Eh, herkesin şaşırdığı bir şey var; ben de işte bunlara şaşıyorum.  

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları