The Economist işbirlikçiyi alkışlar!..

A+A-
Behiç KILIÇ

2007 seçimleri öncesinde gür sesleri ile, öncesinde de işaret ederek Tayyip Erdoğan ve AK Parti’yi desteklemişlerdi..
Biz o zaman bu çağdaş Sevr sözcüsü derginin alkış tuttuklarını eleştirmiştik..
Bu “derin” strateji dergisi ani vites değişikliği ile Y-CHP’ye oynuyor!.. Daha doğrusu dizayn ettiği bir yapıyı vitrine taşıyor!..
Niyeti aynı.. Sevr’i hayata geçirecek işbirliklerine yol açma!..
Ne yapacağız?.. AK Parti’ye karşı diye alkışlayacak, asıl niyeti görmeyecek miyiz?!.
Tezgah, öylesine ayan beyan karaya vuruyor ki!..
Kılıçdaroğlu’na “The Ekonomist sizi destekliyor ne diyorsunuz?..” diye soruyorlar..
Cevaba bakın..
“Son derece memnun oldum. Gerçekleri, demek ki sadece benim içeride gördüğümü bütün dünya da görüyor. Mutluyum. CHP iktidarı için de mutluyum.”
Üstat mutlu!.. Emperyalizmin verdiği açık destek onu mutlu etmiş!..
Y-CHP’nin tahammül edemediği İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Kılıçdaroğlu’nun, The Economist’in çağrısından rahatsız olmadığını, aksine gurur duyduğunu okumanın kendisini çok üzdüğünü de söylüyor ve ekliyor: “Bundan dolayı hiçbir rahatsızlık duymamıştır, bu da işbirliğini gösterir. Yoksa bir CHP genel başkanının, Atatürk’ün koltuğunda oturan birinin, emperyalizmin ve kapitalizmin böyle bir desteğinden üzüntü ve utanç duyması, reddetmesi gerekirdi.” Bu yansımalar siyasi arenadaki durumlardır..
Elbette bu işin derini vardır..
Batı emperyalizmi içinde İngiliz/ABD hattı üzerinde Yahudi lobilerinin desteklediği NEOCON yapı son birkaç yıldan bu yana Tayyip Erdoğan’ın son kullanma tarihini doldurduğu kanısında..
Hatırlayınız, Deniz Baykal’ın devrilmesi organizasyonunu afişe eden Rand Corporation paralelinde geçen yıl şimdi Yahudi lobisi yöneticisi olan Edelman, açık açık Y-CHP propagandasına başlamıştı.
Y-CHP’nin durumu, Kılıçdaroğlu’nun ve kurmaylarının açık seçik CHP’yi Atatürk’ü dışlama çabaları, Özerklik vaatleri, BDP ilişkileri..
Bunlar tam ABD-AB eksenli duruşlar..
Dergi demişti ki; “Türkler için demokrasiyi teşvik etmenin en iyi yolu, iktidardaki partiye karşı oy kullanmak olur.”
Economist’in “Haydi CHP’ye” çağrısı şöyle devam ediyordu..
“AKP’nin bir sonraki hükümeti kuracağı kesin. Ama biz, Türklere CHP’ye oy vermelerini tavsiye ediyoruz. Kılıçdaroğlu’nun partisinin iyi bir performans göstermesi, anayasayı daha da kötüleştirecek, tek taraflı değişiklik riskini azaltır ve muhalefete gelecekteki seçimleri kazanma adına daha adil bir şans verir. Bu, Türkiye’de demokrasiyi garantilemenin açık ara en iyi yöntemi..”
Dergideki yazı, malum matbuat tarafından anında aklanmaya çalışılıyor!..
“Efendim, The Economist her ülke için seçim arifelerinde bunu yapar, bir partiyi desteklermiş!. Hatta ABD de desteklemiş de bunu neden yaptığını sorup tepki gösterenlere ABD’de okuyucumuz, İngiltere’nin iki katı” demişler..

***


Demek ki, The Economist Türkiye’de de çok satıyor!.. Halkımız şakır şakır İngilizcesi ile bu dergiyi elinden düşürmüyor!.. Yersen!..
The Economist Türkiye’nin krema tabakasının arayışları temelinde sık sık yazılar yazıp iktidarlara balans yapmayı görev bilir.. Zenginler sınıfının iktidarlara yazdığı mektupları köşe yazısı halinde yayınlayan Economist’in bu işlerini genellikle Türkiye’den Türk imzalı yazarlar sağlar..
Nitekim bu yazının altında adı telaffuz edilen kişi, Türkiye’de yerleşik eski bir CIA gelini kimliği taşıyor!..
Makalede “Erdoğan’ın seçim kampanyasında da giderek milliyetçi bir söylem takındığı(!)” vurgulanıyor.. Yani Erdoğan,  “Sakın bir milli duruş sergileme” diye uyarılıyor..
Asıl zurnanın zırt dediği nokta ise şu..
“Erdoğan, Türkiye’nin en büyük ve hoşnutsuz azınlığı” diye tanımladığı  “Kürtlere ciddi öneriler yapmadı” denerek ağızdaki bakla çıkarılıyor, Erdoğan’ın yeniden Başbakan olma ihtimalini yüksek gören emperyalist güçler şimdiden kendisine balans ayarı yapmaya çalışıyorlar..
“Bize fazla karşı durma seni rahat bırakmayız!..” mesajı veriyorlar..
İçerideki uzantıları sermaye ağaları da bu balanstan kâr çıkarmayı amaçlıyorlar..

Yazarın Diğer Yazıları