Trump, siyasetin kimyasını değiştirmiştir!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

ABD'nin yalnız başkanı değil siyasetinin de kimyası değişti. Yeni başkanın eski söylemlerini siyasete dönüştürüp dönüştürmeyeceği dünyada en fazla merak edilen konular arasındadır. Trump'ın yönetimi devralacağı zamana kadar belirsizliğin süreceği bunun da kararsızlığa neden olacağı açıktır.

Trump ne demişti ne diyor?

Trump, seçim kampanyası sırasında NATO'yu köhne bir yapı olarak tanımlamış, NATO üyelerinin ABD'den faydalandığını söylemişti. Bu nedenle de "ABD'nin, NATO'daki rolünü azaltacağı" sözünü vermişti. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg "Yalnız hareket etmek ne Avrupa ne de ABD için seçenek" olmadığını açıklayarak "ABD ile ABD arasındaki ortaklığı sorgulamanın zamanı" olmadığını söylemiştir.

Donald Trump, sınırı güvenceye almak gerekçesiyle Meksika sınırına çekmeyi vaat ettiği duvar konusunda geri adım atmayacağını açıkladı. Seçim sonrası Trump, açıkça bir kez daha şunları söyledi: "2-3 milyona yakın mülteci arasında çete üyeleri, uyuşturucu satıcıları ve sabıkalılar var. Bunları ülke dışını çıkartacağız ya da cezaevine göndereceğiz... Belgesiz göçmenleri kararlılıkla ülkeden çıkaracağız."

Siyasette üstünde çalışılmış cümleler vardır. Siyasetçiler bu cümleler vasıtasıyla halka mesajlarını iletirler. Demek ki Trump'ın seçim sırasında yaptığı konuşmalar ayak üstü yapılmış değil üzerinde çalışılmış cümlelermiş!

Trump'lı ABD'nin Türkiye ile ilişkileri!

Trump, İhvan-ı Müslim'i cihatçı olarak görüyor ve terör örgütü listelerine alma hazırlıkları yapıyor. Belki de bu yüzden olacak Trump'ın başkanlığını ilk kutlayan Sisi olmuştu. Putin ve Esad'ın da Trump'ın seçilmesinde fevkalade mutlu  oldukları biliniyor!

İhvan-ı Müslim yüzünden Türkiye, Mısır'la ilişkilerini koparmıştı.

Trump'ın İsrail yanlısı tutumu ve Netanyahu ile ilgili olumlu görüşleri de biliniyor.

Suriye'de "uçuşa yasak bölge" tezine Trump'ın sıcak baktığı biliniyor. Bu konuda Türkiye ile benzer görüşlere sahip. Ancak Esad konusunda Trump, Ankara'dan çok farklı düşünüyor. Nitekim Trump'ın Esad'ı tanımak ve Rusya'yı Suriye'de serbest bırakmak gibi bir düşünceye sahip olduğu da basına yansıyan haberler arasındadır.

"Suriye'de muhaliflere yardım ediyoruz ama kim olduklarını bilmiyoruz" cümlesi de Trump'a aittir. Bu söylem dikkate alınarak Trump'ın "Suriye rejimine karşı savaşan muhaliflere yardımı kesebileceği" de söyleniyor. 

ABD, PYD yanlısı tutumdan Trump'la  vaz geçer mi? Irak ve Suriye'de hem devletlerle hem de devlet dışı örgütlerle hatta terör örgütleriyle kurduğu  ilişkileri terk eder mi? Bu hususta Türkiye'nin çizgisine yaklaşır mı? Bütün bunlar Türkiye yönünden cevaplanması gereken sorulardır.

FETÖ'nün iadesi konusunda Trump, Clinton'a göre daha elverişli görünse de işlerin düşünüldüğü gibi gitmeme ihtimali yüksektir.

Kısacası Trump başkanlığındaki ABD yönetimiyle Türkiye'nin ilişkilerinin yeni bir şekle bürüneceği açıktır.

ABD'nin dış siyasetinin kimyası bozulabilir!

Trump'ın Çin'e karşı Rusya'yla ucuz Çin mallarına karşı iş birliği yapmayı bile düşündüğü yapılan yorumlar arasındadır. Trump'ın girişimci ve yatırımcı kişiliği dikkate alındığından ekonomiyi siyasetinin önceliği yapacak gibi gözüküyor.

Diğer yandan Trump'ın anti küreselleşmeci olduğu, Amerika'nın imzaladığı ticaret anlaşmalarıyla ilgili eleştirel bir söylemleri bulunduğu biliniyor. Meksika ve Çin'le sert bir ticaret savaşı başlatma ihtimali de vardır.

Trump'la ABD'nin bütün dünyada daha şahin bir politika izleyeceği kesine yakındır. İsrail yanlısı, dışlayıcı, anti küreselleşmeci, İslam karşıtı ve ırkçı bir siyaset ABD'de Trump'la birlikte devreye girerse şaşmamak gerekir.

Trump, yalnız ABD'de değil bütün dünyada demokratik siyasetin kimyasının bozulmasına neden olmuştur. Bunu görmek gerekir.  Otoriterlik, agresiflik ve resmi radikallik yalnız ABD'de değil önümüzdeki süreçte Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya gibi ülkelerde de iktidara gelebilir.

Daha hoşgörüsüz ve çatışmacı bir dünya kapıdadır. Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları