Türkiye Kamu-Sen’in vefası...

Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Sevgili okurlarım; gerçek konumuza geçmeden önce bir-iki sözüm var.
Biliyorum; şu günlerde hepimizin kafası karışık... 80 yurttaşımız Irak’ta gönlü kara, eli kanlı teröristlerin tutsağı... Irak’ta Türkmenimiz yasta... Yurdumuzda da huzurumuz yok. Vatanımızın bir bölümündeki yollarda güvenlik güçlerimiz değil, PKK kimlik kontrolleri yapıyor; bayrağımız indiriliyor; araçlarımız yakılıyor, caddelerimiz ateşe veriliyor...
Aslında bu ’yangınlar’sokakta değil; gerçek yangın içimizde! 
İnanın sokaklar değil, içimiz yanıyor!
Televizyonların her haber saatinde, elimiz yüreğimizde. Tadımız-tuzumuz hiç yok...
12 yıl önce Türkiye böyle değildi. Komşularımızla böylesine kavgalı değildik. Güneyimizdeki devletler bizi sevmeseler de, saygılıydılar. TRT’deki program çalışmalarımdan biliyorum; 1987 yılında rahmetli Hulusi Sayın Paşam’la helikopterle Irak sınırındaki bir karakola indiğimizde, hemen yüz metre  ötedeki Irak Ordusu’nun Tatyan Taburu’nun yerleşkesinin hoparlöründen yayılan müzik, Paşa’mıza saygı için, derhal kesilmişti... Yine sınır köyümüzden bir köylümüzün katırı Irak’a geçtiğinde, o katırı Iraklılar derhal iade ediyorlardı...
Ya şimdi? Bırakınız katırı, insanlarımızı iade etmiyorlar!
Bizi yönetenlerin Türkiye’yi getirdiği nokta işte budur!
Bana kimse havaalanı, köprüler masalı anlatmasın!
Bu kavruk beyinlilere göre Osmanlı’yı, 19. Yüzyılın sonlarında türeyen ‘Jön Türkler’ batırdı. Ya kendileri? Günümüzde kendileri ise, alçak akıllarıyla köhne beyinlerinde kurdukları ‘Postmodern Osmanlı’ gettosuna bizleri hapsetmeye çalışıyorlar. 
Bir acayip hâldir bu durum... 
İnsanlarımızı ‘tane’ ile sayanların; yurttaşlarımızı mezhep adıyla tanımlayanların kör mantığını yaşıyoruz.
Evet, bu yürek yangını sözlerimi sizlere bir başka zaman çok daha genişçe sunacağım. Ama şimdi beni etkileyen çok anlamlı, bir büyük toplantıdan söz edeceğim. Bu görkemli etkinliğin mimarı Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’dur. Memurlarımızın gözbebeği bu sendikamız, öyle bir iş yaptı ki; yaptığı o iş için; insanlık, sevgi, vefa konulu, aklınıza gelen her güzel kelimeyi bu Konfederasyonumuz için rahatça kullanabilirsiniz. Çünkü onlar sivil toplum örgütlerinin, bir ülkenin hakça-insanca kalkınmasında en önemli etken olduğunu çok iyi biliyorlar.
Türkiye Kamu-Sen ne mi yaptı?
1980 öncesi yurdumuzda Türk milletine hizmet etmiş sivil toplum örgütlerinin Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerini günlerce, aylarca arayıp bulduktan sonra, onları 4 Haziran 2014 tarihinde Türkiye Kamu-Sen’in görkemli binasında yemekli bir toplantıda ağırladı. Bu toplantı adeta -Türk töresindeki- bir ‘aksakallar’ meclisiydi. 1980 öncesinde, o yokluk günlerinde, canla-başla derneklerde hizmet veren; bugün yaşları 60’ı aşmış o bilge insanları, Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’nun unutmaması gerçekten çok anlamlıydı.
Toplantıyı zevkle takip ettim. O bilge insanlar yaptıkları konuşmalarda Türkiye’mizin gelişmesi, insanımızın yaşam kalitesinin yükselmesi için ilginç önerilerde bulundular. Konfederasyon Başkanı Sayın İsmail Koncuk’u böylesi örnek bir etkinliği düzenlemesinden dolayı gönülden kutluyorum. Bu büyük buluşmanın hazırlıklarını yapan Türk Büro-Sen Genel Başkanı Sayın Fahrettin Yokuş’a, Türk Sanat-Sen Genel Başkanı Sayın H. Hüseyin Yılmaz’a, Türk Emekli-Sen Genel Başkanı Sayın Osman Özdemir’e verdikleri emekten dolayı teşekkür ediyorum.
Vefa, duyguların en anlamlısıdır.
Bu soylu anlamı yaşatan Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’nu alkışlıyorum.
Esen kalın efendim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş