Türkiye'nin siyasi göstergesi, dolar

A+A-
Savaş SÜZAL

Muhtarlar bitince herhalde apartman yöneticilerine karşı konuşacak. Cezai ehliyet meselesi önemli. Böyle kişiler yüzünden yavrularımızın şehit düşmesine yüreğim dayanmıyor. Aynı düzeye inmemek için de, bu köşeye, o lafları taşımamaya özen gösteriyorum.

Gelelim güncel konumuza. Bayılıyorum, ekonomi uzmanlarımızın, Türk ekonomisindeki çöküş değerlendirmelerine. Hele son bir tanesi, Kaç-Ak Saray'dan koroya katıldı. Amerikan dolarının, önlenemeyen yükseliş hikâyesini dinliyorum. Ne hikmetse hiç biri, kötü gidişatı, ekonomideki bozukluk ve kuralsızlığa bağlamıyor. Hemen hepsi, iniş ve çıkışlardaki oynaklığın, Amerikan Merkez Bankası FED, yani Federal Rezerv'in kararlarından kaynaklandığını söylüyor. Sanırsınız, Türk ekonomisinde kural var, para kaynağı belli, ortada kara para falan yok. Sanırsınız, siyaset, ekonomiden rant sağlamıyor. Sanırsınız, Türk ekonomik göstergelerine, limon, biber değil, ağır sanayi yön veriyor. Kendimizi kandırmak kolay. Umursamazlık ise ayrı bir vaka.

Gerçekte, Amerikan dolarındaki oynama, Türkiye'nin, uluslararası durumu gibi. Dolar çıktıkça, Türkiye dibe kayıyor. Dünya da, kolay para kazanılan ülkeler; mesela Rusya, mesela Arap ülkeleri, mesela Afrika ülkeleri, Güney Asya da, bizimkilerin servet kaçırdığı garip ülkeler. Bir uygar ülkede, böyle terlemeden, kolay para kazanma var mı? Oralarda bir 'penny'nin, yani kuruşun değeri var. Bizde ise, milyon dolarlarla konuşuyor arkadaşlar. Dikkatinizi çekerim, Türk lirası falan değil. Lira, yoksulların para birimi, zenginlerin değil.

İş adamı arkadaşlarla konuşuyorum, benim "Türkiye'de sanayi yok" tezime kızıyor, ülkedeki montaj sanayisini, sanayi diye itelemek istiyorlar. İnşaat sektörü, tekstil sektörü, pazarı kaybetmiş. Son olarak da, gıda sektörü kaybedenler safında. Yani herkes, elindeki avucundaki şansı harcamış. Kaybetmeyen bir o. Turizmde de, çevremizde yarattığı, dostluk çemberi nedeniyle, kimse gelmek istemiyor.

Bilmediğiniz, bilmek istemediğiniz veya en kötüsü umursamadığınız, Türkiye'de dolaşan paranın, kara para ve kaynağının, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı oluşu. Uyuşturucu terör örgütünün. Bunu, yedi düvel biliyor. Yani Türkiye'de dolaşan, kolay milyon veya milyarlarca doların üzerinde, birilerinin kanı var. Belki bilmiyor, ama tahmin ediyorsunuz. İstanbul ve büyük kentlerdeki mafya çatışmaları, kan davası yüzünden mi meydana geliyor? Girdiğiniz pahalı restoranların, Bodrum'da yediğiniz pahalı lahmacunun, İstanbul'daki, milyonlarca dolarlık dairelerin parasında, kan nasıl olmaz? Dizilerde, başrol oyuncularına haftalık ödenen yüz binlerce liranın, reklam kaynağı ne? Sabilere satılarak, kanlarına giren uyuşturucu, Avrupa'ya kaçırılma vaadiyle, Ege'de boğulan mültecinin ödediği patlak lastik bot parası, mültecilerin, organ mafyasına sattığı böbreklerin kazancı, kim bilir kaç kişiyi öldüren, kaçak silahın parası, o lüks otellerde ödenen para değil mi?  

Devlet bir garip. Devlet kendisini aklamadıkça, devletin tüm kademelerini pislikten korumak zor. İktidar kendisini temizlemediği gibi, yapılan temizlik çağrılarının üzeri de, muhtemel yerlere uzanma tehlikesi nedeniyle, kapatılmış. İşte bu yüzden, bizdeki durum konusunda, yorum yapmak istemiyorum. Tehlikeli yani.

Gelelim, umursamadığınız dış konulara. Yabancı basında, ABD'nin, Suriyeli Kürtlere özerklik eğitimi verdiği, Washington ve Kandil arasında, diyalog olduğu, Alman ve Amerikan Patriotlarının, Ankara'nın, PKK operasyonlarına bir tepki olarak çekildiği haberleri var. Bu haberler yayınlanınca, bizim milletin ilk reaksiyonu, hayret oldu. Nasıl etmesinler ilk kez duydular. Sevgili okurum, Washington'da PKK (AKIN-Amerikan Kurdish Information Network) ve HDP'nin büroları ile Bağdat'a ödemediği petrol paralarıyla, Washington'da lobi şirketi tutan Barzani'den ne bekliyorsunuz? Barzani'nin yeniden olduğu yerde kalması için Amerika, Almanya ve tüm NATO müttefiklerimiz cansiperane çalışıyor.

Türkiye'de, şimdi paralel ilan edilen cemaatle birlikte, PKK'yla mücadele eden, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerindeki komuta kademesini tutuklatıp, işbaşından almayla bu şehitlerin kanı iktidara bulaşmadı mı? Paralel çetenin paraleli kim? Şu andaki yöneticiler, siyasi parti liderleri, yalnız gözlemci miydi? Yemezler.

Vatandaşlarının umursamadığı Türkiye, düştüğü girdapta savrulup gidiyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları