“Türkler! Tanrı vergisi o ruhu kaybetmeyin!”

A+A-
Arslan BULUT

Ukrayna’da kurulan siyasi bir hareketin adı “Sağ Sektör!” Hareketin lideri ve milletvekili Dmitriy Yaroş, “Biz, disiplinli devrimci bir güç olduğumuzu göstereceğiz. Ukrayna’nın mevcut yönetimine güvensizlik ilan edilmesi için referandum yapılmasına yönelik girişimlerde bulunacağız. Bunun için ülke genelinde çalışma ekipleri oluşturacağız” dedi.

Yaroş, hükümetten doğudaki çatışmaları “terörle mücadele operasyonu” olarak nitelendirmekten vazgeçmesini ve bunun bir savaş olarak kabul edilmesini talep edeceklerini belirterek, çatışmaların Rusya ile Ukrayna arasında bir savaş olduğunu söyledi.

Yaroş, Rusya yanlısı ayrılıkçılar tarafından işgal edilen bölgelerin tamamen izole edilmesi gerektiğini de ifade etti. Yaroş, ayrıca örgütün bundan sonra “Sağ Sektör Ulusal Kurtuluş Hareketi” olarak adlandırılması konusunda karar alındığını kaydetti.

* * *   

“Sektör” kelimesi, ilke olarak siyasete uymuyor ama pratikte siyasi partiler, özellikle Türkiye’de ortaklarına kâr payı, makam, mevki dağıtan kuruluşlar değil midir? Bu işin solu sağı yok. Bugün AKP’nin yaptığı partizanlığı, 12 Eylül’den önce solu temsil eden CHP de yapmıştı. Tabii MHP de devlet içinde kadrolaşmayı esas alan bir partiydi. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı, CHP ve MHP kadroları arasında gidip gelmişti. Adalet Bakanlığı’nda yıllarca Alevi kadrolaşması sürdü. Sonra bunun yerini Sünni tarikat örgütleri ve Gülen cemaati aldı. Yani, Sol Sektör, Sağ Sektör, Alevi Sektör, Sünni Sektör, Milliyetçi Sektör, İslâmcı Sektör her zaman varlığını devam ettirdi. 

Son zamanlarda Kürt Sektörü, Çerkez Sektörü, Gürcü Sektörü, Arnavut Sektörü gibi oluşumlar da milli ruhtan kopma ölçüsünde belirgin hale geldi! Öyle ya; Türkiye’nin Türkiye olmaktan çıkarılması için sadece dini parçalanma yetmiyor, etnik parçalanma da gerekiyordu!

* * * 

İçinde bulunduğumuz siyasi ortam, sektörlere dayalıdır; bu da 20 yıldır söylediğim gibi “toplumsal bir şizofreni” üretmiştir. Böyle bir toplum yapısından sağlıklı bir yönetim çıkmaz! Toplumu yönetmeye soyunanlar, sektör temsilcisi olunca, herkes emaneti ehline vermek yerine, hırsız da olsa terörist de olsa yerli veya yabancı servise çalışıyor da olsa kendisinden bildiği adayı destekler. Böyle olunca, önce ahlâk, sonra millet kimliği, yani kaderde, tasada, kıvançta birlik ruhu büyük yara alır. Oysa milleti ve bağlı olarak onların devletini güçlü yapan, işte o ruhtur!

Bize o ruhu kazandıran ise Atatürk’tür. Bu sebeple, başta İngilizler olmak üzere bütün Batılı güçler Atatürk’ü yıkmaya çalışıyor.

* * * 

Kazakların büyük şairi ve düşünürü Muhtar Şahanov, bu sebeple yıllar önce bana  “Atatürk, bütün Türk varlığının, bütün Türk halklarının bağrına basması gereken ve her millete nasip olmayan Tanrı vergisi bir ruhtur. Biz Türk halkları olarak onun izinden gidersek, onun bizi görmek istediği yere ulaşabiliriz. Tarihin her döneminde büyük şahsiyetler gelir ama onlara büyüklüğü veren kendi milletinin ruhudur. Kendi ruhunu temsil eden böyle ruhlara gereken saygı gösterilmezse, bu o millete saygısızlıktır. Saygıyı kendi halkı göstermez veya saygısızlığa izin verirse, bu kendine saygısızlık demektir ve milleti alçaltır. Türk halkına kendi öz oğluna gösterdiği saygı nispetinde saygı duyulur. Bu yüzden Atatürk ruhuna uymayan işleri onun namına yapanlar sadece Atatürk’ü değil Türk Milleti’ni küçültmüş olur. Oysa Türk halkını takdir etmek gerekir ki onun içinden böyle bir ruh çıkmıştır. Bu ruhu kaybetmeyin!” demişti.

Tekrar tekrar hatırlatmak şart oldu!

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları