Türk’ün sinir uçlarına dokunmak...

A+A-
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Biri çıkıyor; TBMM salonlarında, Cumhuriyetimizi ‘köpekleşme’ olarak tanımlıyor. Bir diğeri ise -hem de milletvekili sıfatıyla- “Osmanlı İmparatorluğu’nun 90 yıllık ’reklam arası’sona erdi” diyebiliyor... Milletlerin sinir uçlarına dokunmak çok tehlikelidir. İlk tepki o milletin aydınlarından gelir. Beyninde köleliği yaşatanların başarısına tarih tanık değildir. Türk milletinin özgür beyinli gerçek aydınları, her felâketi önceden sezme yeteneğine sahiptir. Nitekim köle beyinlilere, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, 17 Ocak 2015’de partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 11. Dönem Sertifika Töreninde, çok anlamlı bir yanıt verdi.
Sevgili okuyucum; Sayın Bahçeli’nin harika konuşmasından çok az bir bölümü sunabileceğim. Şöyle diyor MHP Genel Başkanı: (...) “İstismarı felsefe olan, inkârı fikir gören, fiiliyatı ise rüşvet ve yolsuzluk karanlığına sapan birisinin; Türkçe’ye çamur atması, Türkçe’yi alaya ve hafife alması en hafif deyimle taş devri kafasıdır.” (...) “Türkçe vatandır, bayraktır, tarihtir, haysiyet vecizesidir, şeref simgesidir, Türk milletinin kalp atışı, damarlarında dolaşan asil kanıdır.” (...) “13 yıla yakındır iktidarda oturanlar için; tarih hikâye, ahlâk göz boyamadır. Demokrasi yalan, devlet palavradır. Millet 36 parça, milliyet ise koca bir hiçtir. Milliyetçilik paspas, Türküm demek ırkçılıktır... Türkiye’de gelmiş geçmiş hiçbir iktidar bu kadar gülünç, bu kadar bayağı, bu kadar süfli, bu kadar art niyetli olmamıştır.” (...) “Şu hezeyan diline bakınız ki, Osmanlı İmparatorluğu’nun 90 yıllık reklam arası sona ermiş... AKP’li bir milletvekili böyle söylüyor. Biz 624 yıl film çevrildiğini yeni öğrendik. Demek ki, Türk milleti, 1919 Samsun’undan 1922 İzmir’ine kadar koltukta oturmuş, patlamış mısır yemiş, reklam arası için zaman geçirmiştir. Demek ki, 1923’de reklam başlamış, beyaz perdenin ışıkları sönmüştür. Bu zekâ ve vicdan özürlü lafların tutar hiçbir yanı, hiçbir tarafı yoktur. Eğer Cumhuriyet tarihi bir reklam arası ise, bu ucube lafı söyleyen kendisinin de nerede, hangi rüşvet ve ihaneti yıkama işinde rol aldığını sanıyorum açıklayacaktır. Reklamda milletvekili olanın, film başladığında ne olacağı kendi meselesidir. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu’ndan keskin bir kopuş değildir. Tarih şuuru olmayanlar bunu idrak edemeyecektir.” Değerli okuyucum; Sayın Bahçeli’nin bu konuşması, adeta bir kültür ve tarih manifestosu (özel bildirisi) niteliğindedir. Tüm yurttaşlarımızın bu görkemli konuşmanın tamamını www.mhp.org.tr sitesinden, kesinlikle okumasını öneririm.
Bir diğer konumuz “Strateji ustası Atatürk”  konulu konferans... 14 Ocak 2015’de Millî Düşünce Merkezi’nde -daha önce bu konudaki kitabını tanıttığım- E. Kurmay Albay Sayın Fikret Bayır tarafından verilen konferans, ilgiyle izlendi. E. Tuğgeneral Şendoğan Karakuş, Devlet Eski Bakanı Sayın Ramazan Mirzaoğlu gibi seçkin bir dinleyici topluluğu vardı. Sayın Konuşmacı ’Trablusgarp’tan Büyük Taarruz’a kadar, Atatürk’ümüzün stratejik başarılarını anlattı. Gerçekten harika bir sunumdu. Yönetici Sayın Hakan Paksoy’un deyimiyle; “Konuşmacı bu konferansta, Türk milletinin ’depreme’dayanıklılığını anlattı.”  “Dünya harp tarihinde Mustafa Kemal Atatürk gibi bir zekâ yoktur” diyen Sayın Bayır’ın şu cümlesi de gerçeğin ifadesiydi: “Viyana’dan beri süren geri çekilme Sakarya’da durduruldu”. Ve en dehşet sözü ise şu idi: “Çanakkale’de Alman Komutan Liman Von Sanders, bir haindi!” Türk’ün bilge evladı Sayın Fikret Bayır’ı gönülden kutluyorum.
(İliştiri: Geçen hafta tanıttığım ‘Kürşad’ romanının yazarının telefonunu yanlış vermişim. Doğrusu: 533 161 25 77 olacaktı. Düzeltir; okuyucularımdan özür dilerim.)
Esen kalın efendim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları