Ucu Açık Müfredat

A+A-
Burhan AYERİ

Eğitim kurumları aynı dertleri taşıyor. Ana okulundan üniversiteye kadar sorunlar benzeşmekte. Onun müfredatı, bunun planlaması devreye sokulsa da sonuçları ortada.

Önce Yeniçağ'da fotoğraflı bir haber dikkatimi çekti. Bitlis-Tatvan'a bağlı Yocabaşı Köyü Ortaokulu'nun 11 öğrencisi hayatlarında ilk defa uçağa binip Ankara'ya uçtular. Bu öğrencilerin hayaliydi. Sosyal Bilgiler öğretmeni Mihraç Kulu bunu gerçekleştiren isim oldu. Diğer ilginç yanı öğrencilere karnelerin havada dağıtılmasıydı. 11 bin 600 metre yukarıda yapılan icraat bayram sevinci yaşattı. Öğretmen Kulu ve ona yardımcı olan yetkilileri tebrik ediyorum. Yoncabaşı Onbiri -futbol takımı gibi- kesinlikle ileride mucizelere imza atacak. Bu tip motivasyonlar her zaman olumlu sonuç vermiştir.

Gelelim madalyonun öbür yüzüne. Bunun için tek bir programdan örnekler yeterli. "Kim Milyoner Olmak İster"de Türkiye'deki eğitimin iki ayrı örneğini gözlemledim. Kız, Koç Üniversitesi mezunu. Hedefini söylerken, oldukça iddialıydı. "Leblebi-çekirdek" soruları dahi bilemedi. "Kazandığı para" hanesine SIFIR yazıldı. Yine bir bayan yarışmacı Jetgiller adlı çizgi çocuk filminin müziğini bildi. Hatta söyledi. Sıkı durun ve bilemediği soruya bakın; "Kendi Gök Kubbemiz" ve "Aziz İstanbul"un yazarı kim? Herkes Yahya Kemal Beyatlı'yı beklerken cevabı "Cahit Sıtkı Tarancı" idi.

Aynı gece bir başka önemli eğitim kurumu ODTÜ'nün üçüncü sınıf öğrencisi parladı. Delikanlı olağanüstü mantık süzgeciyle yıldızlaştı. Piyano'da 88 tuş olduğunu kullandığı formülle çıkardı. Yüksek zeka seviyesine tanık olduk. Böylesi zıt gözlemleri hemen her kanalda yaşıyoruz. Peki eldeki malzeme nasıl oluyor da bu kadar farklılık gösterebiliyor. Başarılı olanlarda iki önemli özellik var. Biri bilgi birikimi diğeri mantık dokusunun sağlam oluşu.

Sebep sonuç

Kabuk değiştirir gibi her yıl bakan yenileyen sistemsizliğin ortaya çıkardıkları bunlar. "O müfredat Avcı'nın", "Bu müfredat Yılmaz"ın veya ötekilerinkilerle bir yerlere varmak mümkün mü? Bu şartlarda sınav sorularının "ucu açık". Ya da "kapalı" olması neyi çözer. Meydanda olan "ucu karanlık gelecek". Böylesi menüyle ancak birkaç başarılı çıkarılabilir. Onlar da şahsi yetenekleriyle hedefi yakalar. Gerisi hikaye!

Geçenlerde vefat eden Prof. Dr. Besim Üstünel'in "Köprüye hayır" kampanyasını unutmam mümkün değil. Milyonlarca insanı peşinden sürükledi. Ancak karşı çıkılanın üçüncüsü bile yapıldı. Önemli olan, aldığınız eğitimin sizi doğrulara götürmesi. Aksi halde anlı şanlı diplomalar "duvar süsü" olarak kalır. Mucize yaratanlar ise Yoncabaşı Köyü'nden çıkar.

***

Aziz Yıldırım'a hak vermek

Karabük-Galatasaray maçının sonucunu iki unsur belirledi. Sakın oyuncular demeyin. Tatile geldiği İstanbul'da "dört yıldızlı" takımın teknik direktörlüğünü yakalayan Hollandalı hocası birinci etken. Elindeki malzemeyi ne zaman nerede kullanacağını öğrenemedi. Oyuncu değişikliği karnesi felaket. Buna rağmen Cim-Bom yine de puanla dönebilirdi. Bunu engelleyen Cüneyt Çakır oldu. çaldığı düdüğe penaltı demek mümkün mü? Pek çok takımın canını yakmaya devam ediyor. Bu tutumu sürdürmekte kararlı görünüyor. "Dünyanın en iyi üçüncü hakemi" denmesine itirazım yok. Ancak yönetimi içeride ve dışarıda çok farklı. Şöyle bir öneride bulunacağım. Bırakalım bu görevi sadece UEFA veya FIFA bünyesinde yapsın. Türkiye'de hiç maç verilmesin. Hatta yurt dışına yerleşebilir. Bir başka alternatif solistliği sürdürmesi. O Ses Türkiye'de iki kez mikrofon aldı ve itirazsız beğenildi. Cem Karaca şarkılarını devam ettirebilir. İsterse babası Serdar Çakır ona vokal yapar. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım "Cüneyt Çakır hakem değil" dediğinde toplu saldırıya geçenler şimdi niye susuyor? Son olarak Erman Toroğlu daha beter laflar etti; "Baba-oğul, Türk futbolu için kanser oldu"!

***

Başsağlığı: Türk milliyetçiliğinin değerli ismi Nihat Gürer Hakk'a yürüdü. Meral Akşener başta ailesine ve tüm ülkücü camiaya başsağlığı diliyorum. Mekanı Cennet olsun.

Türk futbolunun duayen ismi İlhan Cavcav ve ünlü oyuncu Ayberk Atilla'yı da kaybettik. Futbol ve sanat camialarımızın acılarını paylaşıyorum. Üzüntüm büyük.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları