Yeniçağ ve Millî Medya

A+A-
Özcan YENİÇERİ

İnsanların bazıları diğer bazılarına göre kendilerini körelten, köleleştiren, sömüren bir sisteme karşı daha tahammüllü olurlar.

Bilindiği gibi dünya üzerinde bazı toplumlar diğer bazı toplumlara göre özgürlüklerini ve bağımsızlıklarını daha az önemserler!

Beslenen ve besleyen medya!

Kölelik, uşaklık, mandacılık ve sömürgecilik gerçekte bir iklim sorunu değil, bazıları için bir çıkar sorunudur.

Ensesindeki yabancı nefesten, adasındaki yabancı bayraktan, sokağındaki terör postalından, namahremine uzanan yabancı elden rahatsız olmayan bir basınla Türk Milleti karşı karşıyadır.

Yaygın ve besleme medya millî olan her şeye yabancı, yerel olan her değere de karşıt bir tavır içindedir.

Bu medya kendisini besleyenlerin arzu ve iradesi doğrultusunda yayın yapmakta kamuoyu oluşturmaktadır.

Onların ilkeleri, inançları, değerleri yoktur yalnızca çıkarları vardır.

Onlar 'ülkenin nasıl yönetildiğiyle değil, kendilerinin nasıl beslendikleriyle' ilgilenirler.

Yaygın medya sahte ve sanal "soykırım" iddiaları, Kıbrıs/Kerkük sorunu, Ege'deki emrivakiler, PKK, IŞİD terörü karşısında "hık-mık", "kem-küm" eder doğrudan ve cepheden tavır belirleyemez!

İktidarın gözüne, reklamların miktarına bakarlar.

Yüzde yüz millî, yüzde yüz yerli!

Yeniçağ, referandumda Türkiye'yi bir kişiye ulusal köle yapmaya "hayır" diyen ve buna karşın milletin özgürlüğünü ve bağımsızlığını savunan en önemli gazeteydi.

Yeniçağ, Türk Milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Atatürk ideallerinin ve millî çıkarların yanında yer alan neredeyse tek yayın organıdır.

Bağımsız, özgür ve başı dik okuyucuların gazetesidir.

Bastığı dalı kesenlerin, kestiği dala basanların, mensuplarına ihanet edenlerin, ideallerini satanların ve satın alınanların Yeniçağ'a duydukları hınç her şeyi özetler niteliktedir.

Hainler, bölücüler ve teröristler dururken kerameti kendin menkul güruhların Yeniçağ'a yönelttikleri saldırılar bu bağlamda hiç de anlamsız değildir.

Brütüs'lüğü, Neron'luğu, hainliği, mandacılığı, cuntacılığı, batırıcılığı, satıcılığı siyaset edinenlerin Yeniçağ karşıtlığı da anlaşılmaz değildir.

Eskiden içinden çıktığı toplumun tarihine saygı duyan, önceliği kendi milletine veren, millî ve yerel öncelikleri olan gazeteler çoğunluktaydı. Günümüzde bu tür yayın organları istisna denilebilecek bir konuma düşmüştür. Yeniçağ bu istisnalar arasındadır.

Yeniçağ'ı anlamak!

Yeniçağ'ı anlamanın yolu öncelikle millî devleti, millî direnişi, bağımsızlığı, egemen olmayı anlamaktan geçer.

Yeniçağ'ı anlamak yalnız çağdaş olmanın değil çağdaş kalmanın da ön şartıdır.

Yeniçağ'ı anlamak; soğuk savaş sonrası küresel güçlerce yeniden dizayn edilen dünyada Türkiye'yi ve Türk dünyasını anlamak demektir.

Yeniçağ yurttaşlara kendisini değerli görmeye zorlayan, yabancı ölçütlere bağlı kalmayı reddeden, kendine güveni esas alan ve önce benim milletim diyenlerin gazetesidir.

 Cinsin cinsin meyilli olduğunu, her ülkenin kendi çıkarlarını davranışlarının öznesi yaptığını düşünür. Bunu yaymaya ve yaygınlaştırmaya çalışır.

Yeniçağ, her milletin kendi kaderini belirleme, millî karakterlerini koruma ve kendi milletinin özel vasıflarını insanlığın ortak mirasına katmak gibi bir hakkı olduğunu düşünür.

İşin özü bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Yeniçağ; Yeniçağ'ı anlayanların çağı olacaktır.

Okuyucuya düşen görev!

Yeniçağ, yüzde yüz yerli ve yüzde yüz millî bir yayın organıdır. 

Yeniçağ bir gazete olmanın çok ötesinde millî bir misyon taşımaktadır.

Ülkenin geldiği bu aşamada Yeniçağ'ın misyonuna sahip çıkmak vatana sahip çıkmakla eş değerdir.

 Böyle bir gazeteyi yaşatmak millî duyarlılık taşıyan her okuyucunun boynunun borcudur.

Biliyoruz yalnız Yeniçağ üzerinde değil sizin üzerinizde de büyük siyasi ve ekonomik baskı var.

Bu durumda hiç olmazsa birden fazla Yeniçağ satın alarak özgürlüğünüze sahip çıkabilirsiniz.

Okuyucu gazetesine, daha doğrusu kendi geleceğine sahip çıkmalıdır.

Böylece Yeniçağ'ın merkezi bir rol üstlendiği millî bir medya oluşturulabilir!

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları