Yumuşak güç ve iktidar

Özcan YENİÇERİ

Güç odaklarının yapmak istediklerini sevdirmesi, benimsetmesi, arzu edilir kılması başarıyı peşinden getirir. Yumuşak güç yöntemiyle bir siyasete, inanca ve ideolojiye karşı var olan direnç ya tamamen kırılır ya da yumuşatılır.

Bu şekilde birey ya da toplumlar kendi çıkarları aleyhine üretilen politikaların savunucusu haline bile getirilirler.

Birey ya da toplumları çıkarları ya da ülkeleri aleyhine yönlendirmek söz konusu olduğunda faaliyetler sinsi, gizli ve dolaylı olarak yapılır. Zira cepheden yapılan yaban saldırılar, muhatapların saflarının daha da sıkılaştırması sonucunu doğurur. Bu nedenle tarih boyunca “kalenin içten fethi” belki de düşman ideallerin, birbirlerine karşı başvurdukları en temel stratejiler arasında yer almıştır. 

İnsanlar yumuşak yöntemlerle ikna edilince, kendi aleyhlerine uygulanacak siyasetlerin de aracı haline getirilirler. Her şey sureti haktan görünerek gerçekleştirilir. Tarih boyunca bütün siyasi ve kültürel etkileme faaliyetlerinin sezdirmeden ve arzu yaratılarak başarıldığı bilinmektedir.

Başarıyı, mümkün olduğu kadar düşük bedel ödeyerek elde etmek isteyenlerin başvurduğu yöntemler arasında ilk çağlardan bugüne fazla bir değişiklik olmamıştır. Bu bağlamda günümüzde bireylere özgürlük, insani değer ya da zenginleşme aracı olarak sunulan bir çok unsurun tam aksi sonuçlar doğurması, üzerinde düşünülmeye değerdir.

Toplumların kendi aleyhine düşünme ve davranmalarını alışkanlık haline getirmelerini sağlamak geleneksel bir yöntemdir. Klasik yöntemlerle milletlerin bağımsız, özgür ve egemen yaşama bilincini yıkamayanların bunu yumuşak yöntemlerle ve sureti haktan görünerek başarmaya çalıştıkları bilinmektedir.

Türkiye’de yabancıların Türk Milleti aleyhine elde ettiği kazanımlarını bu bağlamda irdelemek gerekir. Düşman emellerinin sağladıkları başarıda, ülkede sivil alanda faaliyet gösteren “etki ajanlarının” rolü inkâr edilemez.

Etki ajanları ve sureti haktan görünen misyonerler, zoru ve silahı kullanmazlar. Etki ajanlarının görevi bir ruh yıkmak, direnç kırmak ve yeni bir ruh inşa etmektir. Bütün bunları ikna yöntemiyle gerçekleştirirler.

Çok yakın geçmişte Irak Ordusu Musul’u savunmamışsa bu Irak Ordusu’nun askeri direncinden önce psikolojik ve kültürel direncinin kırılmasının sonucudur. IŞİD’in başarısı askeri güçten daha çok yumuşak gücün ürünüdür.

Küresel odaklar silahla ikna edemediği hedef ülke insanlarını, kendisine benzetecek sivil yumuşak yöntemler kullanarak ikna etmeyi bir strateji olarak uygulamaktadır.

Buna yumuşak güç yöntemi adı verilmektedir. Yumuşak Güç Stratejisi misyon olarak, milli duygu ve mukavemeti dolaylı ve yumuşak yöntemler kullanarak ezmeyi esas alır!

Bütün bunlar toplumların ihtiyaçları ve talepleri yönetilerek, amaca uygun özlem ve hırsları tahrik edilerek, dünyaya ve hayata karşı bakış açıları arzu edilen yöne çevrilerek gerçekleştirilir.

 Herhalde, Joseph S. NyeJr.  “Güçlü kalmanın ancak yumuşak gücü akıllı kullanmakla mümkün olabileceği” ni entelektüel egzersiz yapmak için söylediği düşünülmüyordur.

Bilindiği gibi askeri güç ile ekonomik güç, başkalarının fikirlerini değiştirmek için kullanılan sert komuta gücünün örnekleridir.

NyeJr.’e göre, sert güç ikna şeklinde olabileceği gibi tehdit şeklinde de olabilir. Bir ülke dünya politikasından istediği sonuçları, başka ülkelerde benimsediği, değerlerine hayran olduğu, teşkil ettiği örneğe gıpta ettiği, onun refah ve açıklık düzeyine erişmeyi arzuladığı için de alabilir. Bu durum rakip siyasi partiler için de geçerlidir.

Yumuşak güç, egemenin istediği şeyin rakip ya da düşman olarak görünenlerin de istemesini sağlar. Yumuşak güç, sert usullerin yerine yumuşak unsurları koyar. İnsanları zorlamak yerine onlarla iş birliği yaparak aynı sonucu almaya çalışır. Bir topluma istediğiniz şeyi istetebilmişseniz, o toplumu zorlamaya gerek kalmaz!

İktidara gelmek demek, yumuşak gücü siyasette uygulamak demektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş