Yusuf Halaçoğlu'na saldırmanın dayanılmaz hafifliği

A+A-
Mehmet GÜL

Eski Malezya Başbakanı Mahathir Muhammet bundan birkaç yıl önce ‘Dünyayı Yahudiler idare ediyor ve çok kötü idare ediyorlar.’ demişti. Bunun üzerine dünyanın her tarafından protesto sesleri yükselmiş, ona saldırmışlardı. O ise daha sonra tekrar bir basın toplantısı yaparak ben Yahudilerle ilgili konuşmuştum size ne oluyor ki dedikten sonra ‘İşte bakın benim haklılığımı Yahudi olmayanların bile onları koruyan bu protestoları ispat ediyor, yani dünyayı Yahudiler idare ediyor’ diye tekrarlamıştı. Marlon Brando da dünya çapında büyük ve önemli bir aktörken ‘Hollywood Yahudilerin tekelinde, işlerine gelmeyen bir şey yapmıyorlar’ demiş ve sekiz yıl figüranlık teklifi bile alamamıştı. Sonra özür diledi de bir iki filmde rol kaptı. Prof. Yusuf Halaçoğlu ile ilgili bir yazı yazacaktım da bu öylesine aklıma geldi. Konuyla doğrudan bir ilgisi yok ama yansımalar itibariyle aynı.
Çarpıtılarak alındığı anlaşılan sözlerine, yaptığı basın toplantısında açıklık getiren Halaçoğlu ‘Bunları ben TTK Başkanı bir tarihçi olarak gündeme getirmeyecektim de kim getirecekti?’ diyor. Haklı tabii. Bunu TMSF veya BDDK Başkanı mı araştırıp dile getirecek yoksa Halaçoğlu’na hışımla saldıran Soros beslemesi Türk Tarih Vakfı’nın askerleri mi? Halaçoğlu, ABD, İngiliz ve Osmanlı belgeleri ile bütün iddialarını ispatlıyor zaten. Basın toplantısında ‘Bu bölücülük olmuyor mu, siz Alevi Kürtlerini, Ermeni gösteriyorsunuz’ diyenlere verdiği cevap da aslında işin püf noktası. ’Ben asla Alevi Kürtleri demedim kendisini Alevi Kürt olarak gösteren Ermenileri kastettim’ diyor. TİKKO ve PKK’yı Ermeni ağırlıklı bir örgüt olarak niteleyen Sayın Halaçoğlu’nu doğrulayan o kadar çok delil var ki. Daha bir yıl bile olmadı, İstanbul polisi TİKKO’cuların örgüt evini bastığında bazı pankartlar ele geçti. Bunların birinde ‘Ermeni soykırımını unutmadık’ yazıyordu. Hiç kimse doğru dürüst üstünde durmadı bile. Ermeni soykırımı ile TİKKO’nun ilişkisi nedir diye soran da olmamıştır.
PKK, 1980’lerin başında Bekaa vadisinde ASALA ile anlaştıktan sonra, eylemlere 1984 saldırısı ile başladı. ASALA ise süratle gündemden düştü. Bunu ‘Bir Halkı Savunmak’ isimli kitabında Öcalan tafsilatı ile anlatmaktadır. Onun içindir ki kısa zamanda gizli Ermenilerin ağırlıkta olduğu yabancı uyruklu ‘sünnetsiz’ sözde Kürtlerin katıldığı bir örgüt haline geldi. Daha birkaç ay önce bazı terörist kızların cesetlerinin boynunda haç olan madalyonları, gazeteler görüntüledi. Yani bir anlamda 1926’ların Hoybun örgütü yeni Hoybun olarak hortlatılmış oldu.
Kürt sorununu barışçı bir şekilde çözme konusunda vereceği oylarıyla ilgili pazarlık meselesi yapan Ahmet Türk hâlâ, Abdullah Gül’den haber beklediğini söylüyor. Halaçoğlu’nun da istifasını istiyor. Çok kızmış, çünkü Halaçoğlu bölücülük yapıyormuş. Bunu PKK’nın meclis temsilcisi DTP’nin başkanı Ahmet Türk söylüyor. ‘PKK misyonuna karşı çıkamam’ diyen, ‘Kürtçe’yi TBMM’nin dili yapalım yoksa şimdiki yirmi dokuzuncu isyan otuzuncuya dönüşür’ diyen DTP söylüyor. Allah’ın işine bakın ki Yusuf Halaçoğlu’nun bölücülükten dolayı istifasını istiyor. Bu acıklı komediyi çok izleyeceğiz daha. Oysa Halaçoğlu henüz Sünni Kürtler arasındaki kendini Müslüman ve Kürt gösteren Ermenilerden bahsetmiyor. Sadece bir örnek verelim gerisini herkes düşünsün. Birkaç ay önce ‘Tespih Taneleri’ diye bir hatıra roman yazmış Diyarbakırlı Mıgırdıç Margosyan ile Sabah gazetesinin Pazar ekinde bir söyleşi yayınlanıyor. Orada diyor ki ‘Bize Diyarbakır’da gavur diyorlardı. İstanbul’da ise Kürt.’ Bu ayrı bir yanlışı işaret etse de asıl konu şu: ‘Serkis nasıl Ali oldu’ diye bir ara başlıkta tehcirde dedesinin ve küçük yaştaki oğlu Serkis’in Müslüman olduğunu anlatıp, Ali adını aldığını belirten Margosyan, babasının asla 5 vakit namazını aksatmadığını, annesinin ise çarşaf giyip mutaassıp bir Müslüman örneği olduğunu söylüyor. Daha sonra ortam düzeliyor ve o dindar Ali, tekrar Serkis oluyor. O, gözlerini bile göstermeyen çarşaflı annesi, normal bir Ermeni kadını oluyor. Yani dinlerine dönüyorlar. Bunu Margosyan ‘Eski dinlerine dönmeleri biraz zaman aldı’ diye ifade ediyor. Görüyor musunuz olanları? Karşınızda en dindar aşırı ve radikal Müslüman gibi duranların bile, aslında rol yaptığını fırsat kolladığını, eğer bu fırsatını henüz bulamamışlarsa da gerçek dindaşlarına yardım ve destek vereceklerini kim inkâr edebilir.
Hrant Dink’in, Ermenistan’da siz asıl 500 bin Müslüman olmuş Ermeni’ye bakın sözünü hatırlayalım ve bilelim ki konu, Kürtçe’yi öğrenmiş devletle sorunu olan Kızılbaş Türkmen’in Kürtleşmesi değildir. Yusuf Halaçoğlu’nu kararlılığından dolayı tebrik ediyor, çalışmalarını bir an önce sonlandırmasını temenni ediyorum.

Yazarın Diğer Yazıları