Akşener'e hazırlanan tezgâhlar

Yeni Oluşum hız kazandıkça tezviratlar da arttı. Ana hedef Meral Akşener. Bu konuda ilginç bir organizasyon var. Sefer görev emrini alanlar ortalığa döküldü. SETA'dan ve havuz medyasından tanıdığımız Burhanettin Duran gibilere yeni bir isim katıldı, İlhami Işık. Onu ilk kez ekranda gördüm. "Sahibinin sesi" kanallara çıkmış olabilir ama ciddi haber kanalında ilk kez izledim. NTV'de birden bire boy göstermesinin varsayımları pek çok. Taa patron katına kadar uzanabilir. Işık'ın konuşmasının önemli bölümü, Akşener'i FETÖ'ye monte etme çabasıydı. Bu zat belli ki "emir komuta zinciri içinden". Bundan sonra böylesi karalamalarını göreceğimize eminim.

Peki İlhami Işık'ın geçmişini merak ediyor musunuz? Size bu konuda biraz bilgi vereyim. 1959, Batman doğumlu. Öğrenim durumu; Siyasal Bilimler Fakültesi birinci sınıfından terk. Örgüte yardım ve yataklık etmekten iki yıl hapis yatıyor. Daha sonra makas değiştirip Ak Parti istasyonunda duruyor. Arada Abdullah Öcalan'a mesaj götürüp getirmeler var.

İlhami Işık bir yandan Meral Akşener'e kara çalarken, diğer taraftan hayli ilginç laflar etti. Örneğin "Kandil tehlike arz etmiyor" gibisinden. Ona göre iki tehlike var. İçeride Akşener, dışarıda İran. NTV'nin en tepesinden en alt kademesine kadar sesleniyorum. Işık'ı çok mu aradınız? Ekranınızda yer vermeyi sürdürecek misiniz? Dikkat edin, ihalelerden söz etmiyorum.

Referandum yapılacak

Oğuz Haksever'in yönettiği programda Irak'ın kuzeyindeki referandum konusu da işlendi. Bölgedeki üçüncü parti Goran'ın PKK denetimine geçtiğinden bahsedildi. Bu oluşumun bile referanduma karşı çıktığı söylendi. Sebebin de Suriye'nin kuzeyindeki YPG-PYD kantonlarının güçlendirilmesi olduğu vurgulandı. Bu konuda aklıma yatan en önemli sözleri Muharrem Sarıkaya'dan dinledik:

"Referandum yapılacak. Önemli olan sonrası. Yani uygulamaya konulup konulmaması".

Bu arada CNNTURK'teki Türkiye'nin Gündemi'nde Başak Şengül'ü fark ettik. Herhalde Ahu Özyurt fazla yoruldu. Aynı yüzler, aynı lafları ettiler. Atlet meselesinden Türk soluna kadar her şey tartışıldı. En hızlı konuşmacı yine Prof. Dr. Bahadır Erdem'di. CHP'yi bir parti görevlisinden daha iyi savundu. "Meyve veren ağaç taşlanır"a kadar götürdü. Sonunda Burhanettin Duran'dan da bir iki laf etmek istiyorum. Gözleri kapandı, kafası düşüp durdu.

***

Çetin Şahiner

Sporun ağır bastığı bir gün yaşadım. Önce Orhan Ayhan'la belgeselini seyrettim. Türk atletizminin efsanelerinden Çetin Şahiner anıldı. Arkadaşı Niyazi Erdoğan stüdyodan, bazı isimler telefonla bağlanarak onu anlattılar. Yüksek atlama ve 110 Metre Engelli'nin unutulmaz ismini anlattılar. Öncelikle insanlığından söz edildi. Herkesin yardımına koşması dillendirildi. Aydın Onur, Tahsin Albayrak ve diğerlerinin konuşmalarından çıkardığım sonuç bir benzetmeme sebep oldu. Merhum Şahiner, Sergen Yalçın'ın atletizmdeki benzeşeni. Çalışmayı sevmediği gibi, antrenmana bile gitmeyen cinsinden. Buna rağmen olağanüstü yetenek. Herkesin ortak yargısı eğer ABD'de yaşasa dünya rekorlarına imza atacağı idi.

Leipzig'a dikkat

Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki grubu hayli ilginç. İlk maçın oynanacağı Porto'da eski futbolcusu Aboubakar var. Geçen hafta, üç gol atarak formunu ispatladı. "Eski dost düşman olmaz" diye umalım. Leipzig, ikinci kez kadro yeniledi. İyi bir ekip. Yine bir tesadüf Atınç'ın lisansı da bu kulüpte. Monaco ise bildiğiniz gibi, süper ekip. Gevşemek yok. Durum ortada.

Kocaman Masallar II

Vardar Teknik Direktörü Cedomir Janeviski'nin sözleri aslında yaşadığımız faciayı özetliyor; "Her şey para değildir". Fenerbahçe'ye Makedon takımı çıktığında müzik setine 9/8'lik Üsküp havaları koyanların şimdiki hallerine bakın. Onlara artık "Hor görme garibi"yi dinlemeyi öneriyorum. Emre Bol'un "Van Persie, piyasa yapsın diye sahaya sürüldü" iddiasına ise katılmıyorum. Peki bu veteran futbolcu Hollanda millî takımına niye çağrıldı? F. Bahçe'nin eski çalıştırıcısı da, aynı tezgahın içinde mi? Bu mantıkla devam edersek, epey malzeme çıkarırız. Mesela Alper Potuk'un sevgilisi ile fotoğraflarının eş zamanlı yayınına ne demeli? Kabataş'taki otel sefasını unutmayacağız demektir.

Gelelim Aykut Kocaman'a. 5, zaman zaman 6'lı stoper yığılmasına tek hücumcuyla gitmeyi neyle izah edecek? Hiç olmazsa, çift santrforla oynayabilirdi. Basın toplantısını jet hızıyla bitirmesi hatalarının itirafıdır. Bir de hâlâ Kocaman Masallar II'yi okuyan Aykut hocayı savunanlar var. "Fenerbahçe'yi bu hale Pereira getirdi" diyenlere ise pes!

Yarın yapılacak Gençlerbirliği maçı, çok daha önemli hale geldi. İki çalıştırıcıdan biri gidebilir. Sezonuna başladığımız İlhan Cavcav hayatta olsaydı, Ümit Özat'ın kafası daha Pazartesi günü kopmuştu. Aykut Kocaman'ın durumunu ise bekleyip, göreceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları