Gökçek: Demirel'e suçsuz olduğumu söyler misin?

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Melih Gökçek'in 20 Ekim Cuma günü istifa edeceği şeklindeki çok iddialı haberim konusunda kendimi eleştireyim.

Yıllardır verdiği bilgiler yüzde yüz doğru çıkan ve AKP'ye hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da yakın bir siyasetçiden Gökçek'in Cuma günü istifa edeceği bilgisini aldım ve yazdım.

Hata yaptım Rabbim ve okurlarım affetsin.

Gökçek 20 Ekim'de istifa etmedi. Belki yarın belki yarından da yakın istifa edecek ya da azledilecek. Yani sonunun nasıl olacağına kendisi karar verecek.

Gökçek'in 20 Ekim Cuma günü istifa edeceğini bekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan da üzülmesin..!

Gökçek benim yazım yanlış çıksın diye 20 Ekim'de istifa etmemiştir, eminim Erdoğan'a tavır değildir.

Çünkü Erdoğan görevlerinden istifa etmekte direnen belediye başkanlarını zaten tehdit etti bile.

Peki, istifa edecek mi?

Şu anımı yazayım ve bu sorunuzun yanıtını vereyim.

Melih Gökçek 12 Kasım 1998 tarihinde Fazilet Partili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı iken Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı Nuh Mete Yüksel'in kararı ile 5 polis tarafından evinden gözaltına alındı.

Gökçek, "teşekkül oluşturmak suretiyle ihaleye fesat karıştırmak" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında "irticai faaliyetlere destek" veren Muradiye Vakfı ile ilişkili bazı şirketlerin yöneticileriyle birlikte gözaltına alındı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü nezarethanesindeki demir parmakların arkasına konuldu.

Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan ve Abdullah Gül ile milletvekillerinin çabaları Gökçek'i kurtaramadı.

Dönemin Ankara Emniyet Müdürünü arayarak özel izinle Gökçek'i nezarethanede gece yarısı ziyaret ettim.

Boynuma sarıldı ve ağlayarak kulağıma, "Demirel'e suçsuz olduğumu söyler misin?" dedi. Yaklaşık 15 dakika dert yandı.

"Elçiye zeval olmaz" diyerek sabah erken saatte dönemin Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel'i arayarak telefonda Gökçek'in bu cümlesini aktardım. Demirel, "Recai Bey de aradı ilgileniyorum" dedi.

Gökçek o gün serbest bırakıldı.

Şimdi sorunuzun yanıtını vereyim. 19 yıl önce gözaltına gözyaşları döken İ. Melih Gökçek bilir ki azledilince öncelikle Bülent Arınç'ın "parsel parsel" iddiaları doğrultusunda FETÖ suçlaması nedeniyle eşi ve çocukları ile gözaltına alınabilir.

Bütün mal varlığına tedbir konulabilir.

Bu yüzden direnmez, direnemez, Erdoğan'ı kızdırmaz tam tersine istifa edip onunla yola devam eder etmek zorundadır.

Küçükkaya tarafsız gazetecidir

Ankara'da siyaset muhabirliği de siyaset yazarlığı da çok zordur. Olaylar öyle hızlı gelişir ki "iş kazası" dediğimiz istemesen de olsa yanlış haberleriniz olabilir.

Değerli kardeşim Türkiye'nin en beğenilen televizyon programcısı İsmail Küçükkaya güvenilir bir kaynağına dayanarak canlı yayında kadın bakanın eşi ile ilgili iddiayı söyledi.

Her gün 3,5 saat canlı yayını 5 yıldır yapan ve tarafsız yayınları ile evlerimizin vaz geçilmez sabah programını hazırlayıp sunan Küçükkaya'yı yayın sırasında bakan da kadrosu da aramadı.

Eğer arasalardı Küçükkaya onları yayına bağlar varsa yanlışlığı anında düzeltirdi.

Yayın bitti Türkiye'nin en hızlı cezasını RTÜK uyguladı, savcılık anında soruşturma açtı.

Gazeteci halkın haber alma hakkı çerçevesinde görev yapar ki gerçek tarafsız gazeteci Küçükkaya böyle ağır ve haksız bir yaptırım ile susturulmaya çalışılıyor.

Okuduğunu anlamayan yazar olur mu?

Melih Gökçek eşi Nevin Gökçek, merhum Turgut Özal, Mesut Yılmaz ile aramda geçen tarihi bir anıyı yazdım.

Bebek katili PKK terör örgütünün elinde şehitlerimiz kanı olan katil Öcalan'ı Kandil'deki ininde yıllar önce ziyaret ederek Galatasaray sohbeti ile sempatik göstermeye çalışan zavallı, yazdıklarımı okumuş ama okuduğunu anlamamış.

Yazımla yakından uzaktan ilgisi olmayan cümleleri yazmışım gibi yorumlamış.

Güldüm geçtim.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları