Kavganın da bir ahlâkı olmalı

İyi Parti’de ‘kendi küçük gürültüsü hormonlu’ azınlığın istifa oyunlarına çok şaşırmamak lâzım… Çünkü yaşananlar sürpriz değil…

13 Kasım 2023 tarihli yazımı şu paragrafla bitirmiştim: “İYİ Parti içindeki duruştan ve ideolojik hassasiyetten nasipsiz ‘bireysel çıkar odaklı’ küçük azınlık, seçime doğru, partinin kendi adaylarıyla istisnasız her ilde seçime tek başına girme kararı resmîleştiğinde, partiye ve Akşener’e karşı ‘toplu istifa’ hamleleri bile yapabilirler… Bunu da bir kenara not etmiş olalım…”

Bugün yaşananlar, o gün öngördüklerimiz… Yine ikaz edelim, çok umursamaya gerek yok ama devamı gelecek… Zira para ve koltuk gerçekleri, ‘satın alma veya vaat etme potansiyeli olanlar’ın eline kuralsız bir silah olarak kullanılıyor… Ağır propaganda kumpasında kimileri istifa için talimat bekliyor…

***

Kavganın bir ahlâkı olmalı… PKK’nın sivil uzantısı partileri geniş bir hoşgörüyle ‘Türkiyelileştirmek’ isteyen ‘CHP savaş medyası’, elinden gelse İyi Parti’yi gezegenden çıkaracak!..

Bu kadar büyük düşmanlığın sebebi şu: “Nasıl olur da İyi Parti, bağımsız bir parti olarak hareket eder? CHP’nin adaylarını desteklemek gibi neredeyse ‘ilahî bir görev’ varken, hangi cüretle kendi adaylarını çıkarır?”

Ben siyasî tarihimizde bir partinin bir başka partiye adeta ‘telefon sapığı’ gibi yüklendiği bir başka dönem hatırlamıyorum… Şimdiye kadar iktidar medyasını ‘tekel’ olmakla suçlayan CHP medyasının kendi alanına fırsat düşünce gerçek ‘tekel’ nasıl olurmuş göstermesi, takdire şayan bir durum!..

Fıkra gibi… Bir parti, sırf seçime girmek istediği için, yani doğal işlevini uygulamaya çalıştığı için linç ediliyor!.. Peki ne yapmalıydı? Kendi oy alanına yürümek yerine “Varlığım varlığına armağan olsun” diyerek kendini bitirme pahasına CHP’yi desteklemeliydi!.. Yeni Genel Başkan bölücü eli öptüğünde “Takdir sizin” demeliydi!.. Yemeyip içmeyip ‘kayyum’a Özel gibi yaklaşmalıydı!.. Şeyh Sait’in ‘aziz hatırası’na CHP yönetimi kadar hürmet edip, tepki koymamalıydı!.. Başkentteki son kongrelerinde Apo posterine alkışlarla eşlik eden HEDEP/ DEM Partililerle gelecek inşasına ses çıkarmamalı, birkaç küçük belediye karşılığında mücadelesini satmalıydı!.. Son CHP kurultayında kurulan ‘köle pazarı’nda olduğu gibi, ticaret ve koltuk uğruna iradesini veren istifacılara hoşgörüyle yaklaşmalı, hatta şantajlarına boyun eğmeliydi!..

***

Yalnız göz kararmasından olsa gerek bir şeyi iyi hesaplayamadılar… Eğer bu kopuş süreci sancısız, kavgasız, komplosuz, kumpassız olsaydı, karşılıklı teşekkürle bitirilseydi, İyi Parti seçmeninin bir kısmı, seçimlerde CHP adaylarına oy verebilirdi… Üstenci bakış, şımarıklık, öfke ve kibir birbirine karışınca, ortaya İyi Parti seçmenini, kendi partisi lehine bloke eden bir durum ortaya çıktı…

Meral Akşener’in “Savaşı siz ilân edip başlattınız, ben varım” anlamındaki sözleri ve parti içine yönelik sert mesajları, iş birliği olabileceğine dair küçük ümitleri de yok etti… Bu tavır ‘duygusal sebepleri’ olan küçük azınlık dışında büyük bir destekle karşılandı…

Demiştik: İyi Parti açısından ‘denenmişleri denemek’ yerinde saymak anlamına bile gelmeyecektir… O yüzden bugünkü arayış son derece anlamlı ve saygındır… Bloke olmuş seçmene kanalları açmaya yarayacak ve partiyi başlangıçta öngördüğü hedeflere yöneltebilecek zarurî bir arayıştır…

Bu bir ihtimal midir? Evet ihtimaldir… Diğeri, yani önceki yapılanların tekrar edilerek sonuç alınması ise ihtimal bile değildir…

Yazarın Diğer Yazıları