Lider olmak

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Siyasette bir partiye genel başkan olmak kolaydır. Çünkü partilerin yaklaşık bin 200 delegesi vardır ve bu delegelerin çoğunluğunu yani 600 -700 kişiyi ikna ettin mi genel başkanlık koltuğuna oturursun.

Ancak lider olmak başka yetenekler gerektirir.

Cesur ve doğru kararlar almak, toplumu etkilemek, gerektiğinde büyük sorumluluklar üstlenmek şarttır.

Ben önce merhum liderleri hatırlatayım: Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, Turgut Özal ve Alparslan Türkeş. (Soyadına göre alfabetik sıralı.)

Hemfikiriz değil mi?

Şimdi sonraki isimlere bakalım:

A: Deniz Baykal,

B: Yıldırım Akbulut,

C: Mesut Yılmaz,

D: Mehmet Ağar,

E: Tansu Çiller,

Bunlardan hangisi için "lider" tanımı uygun olur?

"F" şıkkı: Yani hiç birisi uygun olur.

Gelelim günümüze.

Recep Tayyip Erdoğan kuşku yok ki "lider" vasfını kazanmıştır.

Seversiniz-kızarsınız, beğenirsiniz-beğenmezsiniz veya oy verir ya da vermezsiniz ama liderlik vasıfları ortadadır.

Değerlendirmemizin ikinci sırasına Devlet Bahçeli'yi almamız lazım AKP yandaşı ve destekçisi fiili koalisyon ortağı olarak.

Siz hiç delegesi tarafından istenmeyen bir genel başkanın olabileceğini düşünür müydünüz?

Ben düşünemezdim ama gerçek oldu.

Yargı kararları ve iktidarın açık desteği ile koltuğunu korumayı başarıp AKP'ye Başkanlık hediyesi veren Bahçeli, geçmişte de siyaseten hatalı kararlara çoğu kez imza atmıştı.

Örneğin bebek katili Öcalan yakalandığında hükümetin koalisyon ortağı idi ve idam cezasının kaldırılması Meclis gündemine gelmişti.

O günlerde kürsüye çıkıp, "Öcalan'ı asalım, idamı sonra kaldıralım. Yoksa koalisyondan çekiliyorum" deseydi toplumda çok büyük bir destek kazanacaktı.

Yapmadı lider de olamadı, partisinin de tek başına iktidar olma şansını başbakan yardımcılığı koltuğu uğruna bu çıkışı yapamadı, lider olamadı.

Bahçeli açısından siyasi yaşamında verilmesi gereken örnek çoktur ama en önemlilerinden biri; yıllarca Erdoğan'a hakaretler ederek hücum edip, başkanlık sistemine "tek adama hayır" diye tepki vermesidir.

Bahçeli'nin çok sert "U dönüşü" yaparak parlamenter demokratik rejim yerine Başkanlık yani tek adamlık sistemine "evet" demesi ile "lider" olma vasfını tamamen kaybetmiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu'na gelince yıllardır en sert eleştirileri yaptığım bir genel başkan idi.

Adalet yürüyüşü ile "lider" olma yolunda önemli adımlar atması siyaseten kazandığı deneyim sonucunda da olsa çok doğru bir eylem olmuştur.

Ancak "lider" olmak sadece tek bir olay ile kazanılacak unvan değildir elbette.

Adalet yürüyüşünü Kemal Bey açısından "liderliğe atılan adımlar" olarak görüyorum.

Umarım o yürüyüş sırasında siyasete girdiği ilk günden başlayarak siyasi karar ve tavırlarını da yol boyu sorgulamıştır.

Her zaman yazdığım "genel başkan olmak kolay, lider olmak zordur" sözümü bir kez daha tekrarlayayım.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları