“Mahrem”de Kırgızistan...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Gazeteciliğe dizgi-pikaj döneminde başladık. Daktilo tıkırtıları arasında muhabirlikten yazı işleri yöneticiliğine, yazarlığa geçiş yaptık. Teleksten faksa(belge geçer) geçişteki heyecanımıza yeni nesiller güler. Halen Türkçe (F) klavyede direniyoruz. Bu yüzden hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmakta zorlanıyoruz. Sanal aleme, internete alışmamız da zor oldu. İşte o zorlu günlerde dostların tavsiyesi üzerine tanıdım “Odatv”yi... Sadece özel haber yaptıkları için takip etme zorunluluğu hissederken Soner Yalçın’ın öğrencilerini cesur habercilikten dolayı takdirle izliyordum. Derken Odatv kumpasında Silivri’ye tıkıldı idealist gençler... İçeride de, duruşmada da öylesine bir tavır sergilediler ki şapka çıkarmamak mümkün değildi. Çoğunluğun, susup, sindiği dönemdeki haberleri yüzünden yargılanıyorlardı. Bırakınız eğilip, bükülmeyi meydan okuyarak  “Çıkınca yine yaparız”  sözleri ile bedenleri özgür, zihinleri tutsak olanlara tarihi mesaj verdiler. Mahkemede tanıştık, cezaevinde ziyaret ettik, çıktıklarında dost olabilmenin onurunu yaşadık. Bu sütunlardan ve televizyon ekranlarından önümüzdeki yılların en önemli gazetecileri olacaklarını defalarca belirttiğim için, yazdıkları, başarıları beni hiç de şaşırtmıyor.  Son eserleri “Mahrem” olağanüstü emekle hazırlanmış. WikiLeaks belgeleri yüz binlerce sayfa. Onların içinden Türkiye’yi ilgilendiren önemli konuları bulup çıkarmak her baba yiğidin harcı değil. Barışlar başarmış... İyi de yapmışlar.
***
Kuruluşundan bu yana Türkiye’nin en çok satan, en çok okunan kitapların yayınevi haline gelen KırmızıKedi’den çıkan Mahrem “günahı çok olanların sırlarını” da ifşa ediyor. 450 sayfalık eserin her bir sayfasında yer alan bilgiler, Türkiye’mizin başına örülen çorabın ilmiklerini de ortaya koyuyor. Altlarını çizerek, kenarlarına mini notlar yazarak okumaya başladığım  “Mahrem” de ilgi ve hayat alanlarımdan olan Kırgızistan’a sıra gelince heyecanlandım. Türk Cumhuriyetleri arasında doğal gaz ve petrolü olmadığı için fakir kalan ancak stratejik konumuyla gözde coğrafyanın Türkiye tarafından ihmal edilişine de içerledim hep. Türkiye ihmal ediyor ama Amerika vazgeçmiyor.  “Mahrem” de Terkoğlu ve Pehlivan Türk Büyükelçinin AKP hükümetince görevden alınma olayını belgelemiş.
***
Barışların  “Mahrem” de ortaya çıkardığı belgelere ben de kısa bilgi notları eklemeliyim. Adı geçen okullar Türk Cumhuriyetlerinde büyük oranda kapandı. En son Tayyip Erdoğan’ın talebi ile Azerbaycan’daki Çağ Okulları ve Kafkas Üniversitesi, önce petrol şirketi SOCAR’a devredildi sonra maliyetleri fazla olduğu gerekçesiyle kapandı. 
Kırgızistan’a gelince... Bildiğim kadarı ile 17 okulu faaliyetlerini sürdürüyor. Üstelik Kırgız devletinin önemli isimlerinin çocukları da bu okullarda. Tayyip Erdoğan’ın, paralel diye nitelendirdiği okulların kapatılması için Afrika’nın en ücra ülkelerine ricalarda bulunurken, her fırsatta kendisine  “Tayyip Abi” diyen Kırgızlardan bu okulların kapanması için herhangi bir telkinde bulunmayışı manidar değil mi?
Kırgızistan konusunu önümüzdeki günlerde ayrıntıları ile yazacağız. Barışların ’Mahrem’inde Afganistan ve Pakistan’daki okullarla ilgili ilginç kriptolar var. Mutlaka okunmalı...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları