Referandum sonucu işlevsel değildir

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Cumhuriyet tarihinin en önemli yapısal değişikliğini öngören Anayasa değişikliği muhalefetin bütün itirazlarına rağmen halkoyuna sunuldu.

Sonuçta kıl payı değişikliğin kabul edildiği açıklandı.

Değişikliği halkoyuna sunanlar zafer kazandıklarını ilan ettiler.

Sonuçlar daha kesinleşmeden "Atı alanın Üsküdar'ı geçtiğini" açıkladılar.

Ortaya "şüyuu vukuundan beter" bir durum çıktı.

Sonuçların birbirine yakınlığı sonsuz sayıda söylentinin yaygınlaşmasına neden olmuştur.

Halkoylamasının galibi yoktur mağlubu ise YSK'dır.

Çünkü:

-YSK bu süreçte millî iradeyi sakatlayan birçok kararın altına imza attı.

-Fanatik partililerin dahi yapmayacağı yandaşlığı bizzat YSK yaptı.

-Özel televizyonlarda tek yanlı programları ve propagandaları teşvik etti.

-En önemlisi kendisini bağlayan "mühürsüz oy pusulalarını geçersiz" sayan yasayı kendi elleriyle iptal etti.

Bütün bunları 3 yıl önce yapılan yerel seçimlerde Bitlis'te 1 mühürsüz oy için seçimi iptal eden YSK yaptı.

YSK'nın yasa iptal yetkisi yok!

YSK daha sandıklar açılmadan 101. maddenin bu hükmünü geçersiz saydığını ve mühürsüz oy pusulalarının da geçerli sayılacağını ilan etti.

Bilindiği gibi 298 sayılı Kanunun "arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan, ... oy pusulaları geçerli değildir" diyen 101'inci maddesi var.

YSK'nın bir kanun hükmünü, Anayasaya aykırıdır deyip onu iptal etme veya onu ihmal etme gibi bir hak ve yetkisi asla ve kata yoktur.

YSK, kendisi tarafından Anayasaya aykırı görülen kanun hükümleriyle de bağlıdır.

Anayasa Mahkemesi, 298 sayılı kanunun 101'inci maddesi hükmünü iptal etmedikçe, bu kanun hükmü yürürlüktedir ve bağlayıcıdır.

YSK bu kanun hükmünü uygulamak zorundadır.

Eğer mühürsüz pusulayla oy kullanılmasının geçersiz sayılması bir sorun olarak görülüyorsa, bu konuda değişiklik yapma yetkisi, norm koyma yetkisi, YSK'ya değil, kanun koyucuya, yani TBMM'ye aittir.

YSK resmen sınırını aşmış ve yasa maddesini iptal etmiştir.

Bu durum kamuoyu nezdinde halkoylamasını şaibeli bir konuma getirmiştir.

OHAL şartlarında halk oylaması!

       82 Anayasasına "darbe anayasası" denmesinin nedeni darbeyle iş başına gelen bir cuntanın olağanüstü şartlarda bu anayasayı halkoyuna sunmasıydı.

       16 Nisan'da halkoyuna sunulan anayasa değişikliği de eleştirilen 82 anayasasının benzer şartlarını taşımaktadır.

                Bir farkla ki sekseniki anayasası darbecilerin 16 Nisan anayasası ise millî iradenin yarıdan fazlasını temsil edenlerin eliyle halkoyuna sunuldu.

                -Değişiklik halkın tamamını değil bir kesimini temsil edenler tarafından hazırlanmıştır.

                -Devlet, belediye, bürokrasi ve bütün kurumlar "evet" lehinde seçime sokulmuştur.

                -Alenen medya tek yanlı, baskılı "evet" propagandası yapmıştır.

                -Halk oylaması OHAL şartları altında gerçekleştirilmiştir.

                -Bu değişikliğin "hayır" yanında olanlar, her yerde saldırılara muhatap olmuşlardır.

Sonuç işlevsel değildir! 

                1946 yılında yapılan seçimler hariç çok partili hayata geçildiğinden bu yana vatandaşlar arasında ilk kez ilan edilen sonuçların gerçekleri yansıtmadığı hususunda bu kadar yüksek mutabakat vardır.

Stalin'in "Kime oy verdiğiniz önemli değil; oyları kimin saydığı önemlidir" şeklinde bir sözü var.

                Bu Türkiye'de "sizin neye oy verdiğiniz önemli değil oyu geçerli ya da geçersiz sayan YSK önemlidir"e çevrilmiş bulunmaktadır.

                Halkın önemli bir kesimi YSK'yı bu şartlar altında demokrasinin üstündeki en büyük vesayet kurumu olarak nitelemektedir.

                Siyasal yaşamı alt üst edecek kadar önemli bir değişiklik karşısında YSK'nın takındığı ciddiyetsiz tutumu anlaşılır bulan yurttaş yoktur.

                Aksine YSK'nın tutumu, halkın ortaya çıkan sonucu içselleştirmesini engellemiştir.

                Vatandaşların ciddi bir kesimi halk oylaması öncesinden çok daha fazla gerilim içindedir.

                 Bütün bu şartlara karşın 49/51'lik sonuç böyle bir anayasal değişiklik için işlevsel değildir.

               

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları