Tarihin en kritik belediye seçimleri ve MHP

İsmail TÜRK

Önümüzdeki mahalli seçimler, belediyelere başkan ve meclis üyesi seçmekten daha farklı bir anlama sahip. Bu seçimler, hükümet politikalarına da güvenoyu niteliği taşıyacak. Eğer hükümet önceki seçimlerde aldığı oy oranını korursa, uyguladığı politikaların doğruluğuna hükmedecek ve özellikle açılım konusunda milli düşünenler açısından çok daha can sıkıcı adımlar atacaktır.
O yüzden bu belediye seçimleri, bizim tarihimizin en kritik belediye seçimleri. Hem belediyeler seçilecek, hem de cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler öncesinde tablo ortaya çıkacak.
Peki muhalefet partileri, özellikle MHP bu seçimlere önemi oranında hazırlanıyor mu? Aday tespitleri hangi usullerle yapılıyor?
Adayın seçmen nezdindeki karşılığı mı, yoksa Genel Merkez’le ilişkileri mi daha etkili?
Bilindiği üzere üç büyük şehir genel olarak MHP’nin Türkiye oy ortalamasını aşağıya çeker. Anadolu’dan binbir güçlükle toplanan oylar, İstanbul, Ankara ve İzmir oyları yüzünden bir kaç puan düşer. Bu durum her seçimde yaşanan bir milliyetçi hareket gerçeğidir. Fakat bu olumsuzluk bilinmesine rağmen nedense, bunu telafi edebilecek bir çalışma programı, herhangi bir proje hayata geçirilmez. İl ve ilçe teşkilatları bu kısır döngüyü kıracak kadrolardan oluşturulmaz.
Süre daralıyor ama üç büyükşehirde kimlerin aday olabileceği bilinmemekle birlikte Devlet Bahçeli’nin açıklamasıyla bilinen tek gerçek, Ankara’dan Mansur Yavaş’ın aday yapılmayacağı. Şimdilik büyükşehirle ilgili sonuca götürülmüş tek çalışma bu! Galiba önce kimlerin aday olamayacağı tespit edilecek, sonra da kalanlardan aday çıkarılacak! Ondan sonra da başarı beklenecek!
Ankara’da Mansur Yavaş’ın aday yapılmamasına en çok Melih Gökçek sevinecek, onu aday yapmayarak kendisine 5. kez seçilme yolunu açan iradeye şükran duyacaktır. Kimisi Yavaş’ın aday yapılmamasına gerekçe olarak, kendisinden sonra Beypazarı Belediye Başkanı seçilen kişinin AKP’ye geçmesini göstermekte, bu konuda Yavaş’ın hatası olduğunu öne sürmektedir. Varsayalım ki Beypazarı, aday tespitinde yanlış yaptı. Peki tüm Türkiye’deki aday tespit arızalarının faturası kime kesilecek? Bunları ve genel seçimler öncesinde kaset skandalları dolayısıyla çekilmek zorunda kalanları kim aday yaptı? Eğer bu hatalar siyaseten infazı gerektiriyorsa önce kim siyaseten sanık sandalyesine oturtulmalıydı?
Son mahalli seçimlerden bu yana 150’nin üzerinde MHP’li belediye başkanı ve yüzlerce belediye meclis üyesi AKP’ye geçti. Neredeyse seçilen üç kişiden biri gitmiş. Bu hesabı kim vermeli? Bunları kimler araştırdı, kimler aday yaptı, kimler listeleri oluşturdu veya seçildikten sonra kimler sahip çıkmadı da bu fiyasko yaşandı? MHP Genel Merkezi bu fecaatten dolayı günahsızım diyebilir mi?
MHP Genel Merkezi öncelikle şu kararı vermeli: Bizim için parti içi iktidarı korumak mı önemli, yoksa ülkenin genel ve yerel iktidarlarını yakalamak mı? Eğer aslolan birincisiyse ve her icraata bu endişe yön veriyorsa milliyetçi harekete geçmiş olsun! Çünkü bu psikolojiden sağlıklı bir karar da uygulama da çıkmaz. Hayır, önemli olan genel ve yerel iktidarları yakalamaksa, oyun kuralına göre oynanmak ve kazanmak üzerine kurgulanmalı. “Şunu aday yaparsak, çok oy alır, sonra da partide başımıza bela olur” gibi bir korkuyla hareket edip, seçimleri atlatılması gereken rutine bağlamak MHP’ye, dolayısıyla da ülkeye kaybettirmeye devam ettirmek demektir.
Çok değil son İstanbul mahalli seçimlerinden önce “dudak uçuklatacak aday” ifade edilmişti. Doğrusu İstanbul o “dudak uçurtacak aday”ın Mehdi gibi ne zaman zuhur edeceğini hâlâ bekliyor ve daha kaç seçim bekleyeceğini bilmiyor. Ne tuhaftır Ankara’da fırtına yaşatmış bir aday tasfiye edilirken, şimdi Akdeniz fırtınasından bahsediliyor!
Bu seçimler ülke için çok önemli. Ama MHP’yi yönetenler bu önemi kavramış mı işte orada kafalar çok karışık. Ve Genel Merkez’in bu tereddütleri giderecek ne bir çalışması, ne bir gayreti var. Ülke cumhuriyet tarihinin en kritik sürecinde yol alırken siyasî iktidarı demokratik yoldan aşağı çekecek bir hamle gücü ortaya konamazsa bunun vebali çok ağır olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş