TRT'yi yönetimi suç işlediğinin farkında değil mi?

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Önceki gece:

TRT Türk: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı konuşuyor...

TRT Haber: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı konuşuyor...

A Haber: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı konuşuyor...

Nerede?

AKP Konya Gençlik Kolları gecesinde!

***

Dünyada birçok meselenin, kavganın, işgalin, savaşın, küresel terörün, taşeron örgüt beslemenin öncelikli nedeni "enerji kaynaklarının paylaşımı-paylaşılamaması"yken, Türkiye gibi bu ateş hattının tam göbeğinde yer alan bir ülkenin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı pekala hepimizi çok yakından ilgilendiren, hayati önemde bir konuşma yapıyor ve devlet televizyonu da bunu konunun önem ve aciliyetine binaen naklen yayınlıyor olabilir;

Öyle bir anda tekmili birden TV 8'e hatta 8 buçuğa kadar bütün kanallar yayınlasın, eyvallah!

Ama Sayın Bakan, Türkiye'nin tamamını ilgilendiren bir faaliyette bulunmuyor, partisi adına siyasi faaliyette bulunuyor, kendi partililerine hitap ediyor; diğer kanalların varoluş nedeni bu propagandanın aracı olmak olduğundan onlara diyecek lafım yok da TRT'ye ne oluyor?

Aynı TRT;

CHP'nin Konya Gençlik Kolları'nın gecesini de naklen yayınlıyor mu?

Bugünlerde "referandum ittifakı" hatırına bilemem de, bugüne kadar Ülkü Ocakları Konya İl Başkanlığı'nın gecesini naklen yayınladı mı hiç?

Şu an Türkiye'deki en faal gençlik yapılanmalarından olan TGB'nin herhangi bir etkinliğini?

ADD'li gençlerin panellerini?

Bırakın bir şehrin gençlik kollarını, muhalefet partilerinin büyük kurultaylarını yahut genel başkanlarının mitinglerini takip edebiliyor muyuz TRT ekranlarından?

Bütün bu soruların cevapları, net bir "Hayır" olduğuna göre söylemek durumundayız;

TRT ayıp ediyor, "millet"i hiçbir şekilde dikkate, ciddiye almayarak, bu ülkenin "AKP seçmeni olmayan" insanlarını yok sayarak çok büyük ayıp ediyor!

***

Bununla da kalmıyor, TRT yönetimi, özellikle -yerel, genel, referandum fark etmeksizin- seçim dönemlerinde katmerlenen yayıncılık anlayışıyla, 2954 sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kanununun güvencesindeki "kuruluş ve yayın ilkeleri"ni de çiğniyor; dolayısıyla suç işliyor!

Kanunun 5'nci maddesine göre, TRT, "Kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak" mecburiyetinde.

Ana muhalefet partisi genel başkanı her gün bir şehirde "TRT'de bizi ne zaman görecek, gösterecek" diye veryansın ederken, AKP Konya Gençlik Kolları gecesi yayınlayarak mı "tarafsız" olacak TRT? Böyle mi sağlayacak "sağlıklı kamuoyu oluşması"nı?

***

Hadi "gün bizim günümüz" mantığıyla "suç" kavramı da yetmiyor gözlerinin, kulaklarının önüne indirdikleri perdeyi yırtmaya?

Ya Allah?

Allah'tan da mı korkmuyorsunuz?

Milletin tamamının vergileriyle, milletin sadece bir bölümüne yayın yapmak "kul hakkı" açısından caiz midir?

Bu büyük günaha bulaşmak ihtimali de mi titretmiyor vicdanlarınızı?

 

---

 

Şeyh Sait'e fatiha, Atatürk'e bedduadır

 

AKP Diyarbakır İl Başkanlığı'nın astığı pankarttaki gibi "Her evet Şeyh Sait" ve arkadaşlarına "Fatiha" ise, bu demektir ki, her "evet" aynı zamanda Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına, Cumhuriyeti kuran şehit-gazi dedelerimize "beddua"!

Özellikle "Türk Milliyetçisi" olup da "evet" diyenler:

Mustafa Kemal'e, Fevzi Çakmak'a, Reşat Çiğiltepe'ye, Yakup Şevki'ye, Nuri Conker'e, Kâzım Karabekir'e, Şahin Bey'e, Kara Fatma'ya, Yörük Ali Efe'ye, Hasan Tahsin'e, Yahya Kaptan'a, Şerife Bacı'ya ve daha nicesine "beddua"ya mı ortak olacaksınız?

 

 

---

 

Ele verir talkını

 

Dün sabah sosyal medyadan Avrupa'yı topa tutan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Daily Sabah gazetesinin Avrupa Parlamentosu'nda dağıtılmasının yasaklanması, basın/ifade hürriyetinin ihlalidir" dedi.

Peki, Yeniçağ'ın dağıtımının THY başka olmak üzere birçok kurumda yasaklanması, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın ambargosuna uğraması nedir?

***

Bozdağ devam etti:

"Avrupa'da, Avrupa'yı ve Avrupalıları eleştirenlere basın ve ifade hürriyeti yok. Bu çifte standarttır."

Peki Türkiye'de, Türkiye'yi yönetenleri eleştirenlere basın ve ifade hürriyeti var mı?

Ele verir talkını...

---

 

 

***

Önceki gece Doğan Grubu'na ait CNN Türk-Kanal D'den yapılan ortak yayını izlerken de, dün Hürriyet'in manşetinde bu fotoğrafı görünce de aynı şey geçti aklımdan:

Bana "Evet"in çaresizliğinin fotoğrafını çekebilir misin Abidin!

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları