Umut Hep Var ve Platon'un Aşkı...

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

"Makine" adlı öyküsünden başlayayım: Kısa, şiirsel, net, vurucu sözcük ve tümceler; dokunaklı, içli, hüzünlü bir anlatım; hem gerçekçi, hem imgeli...

"Sen Kimsin Çocuk"... Gözlemi, değerlendirişi, algılayışı, özüne özgü... Okuyor insanların içlerini yaşam öykülerine katarak, onların yoksulluk, yoksunluk ve garipliklerini aktarıyor okura çarpıcı bir tarzda...

Diğer öykülere geçelim: İronik anlatımı da beceriyor yazarımız, bir mizah yazarı değil ama mizaha yatkın bir kalemi olduğu belli oluyor... Çelişkileri, görmemişlikleri, şark kurnazlıklarını pek güzel yakalıyor; kenti de öykülüyor zaman zaman, nesneleri, binaları ve sahilleri ile... Eleştirel bir yaklaşım var bu ele alışta...

"Biriktirilen Hüzünlere" şaşsa da, anlatmaktan ve o hüzünleri irdelemeden duramıyor... Türkülerle rüzgârın yakın ilişkisini döküyor ortaya; türkü-gurbet, tarla üçlüsünden neler çıkarıyor neler...

"Gitti ve deniz mavisi gözlerini bana bıraktı" tümcesi şiir öyle değil mi? Yazarımız Perihan Uysal da şiirden geliyor zaten. Şiirden öyküye geçenlerin satırları mensur şiire benzer çoğu kez ya da imgeli olurlar... Uysal da öyle... Betimlemeler bile şiirsel, benzetmeler çarpıcı... Öyküyü hem şiirlemiş yazarımız, hem de sihirlemiş...

Kaval satan bir ihtiyarın nostaljisini ne kadar anlatabilirsiniz? Bunu Kora Yayınları arasından çıkan "Umut Hep Var" adlı kitabı okuyarak öğrenebilir ya da ölçebilirsiniz...

Gerçeküstü öykülerden de örnekler var bu kitapta; elleri konuşturuyor Uysal bir öyküsünde, o ellere yüklediği anlam ve simgeler ne kadar çarpıcı ve vurucu...

Şaşırtmalar veriyor birçok öyküde, sonlar ve öykü içi dönemeçler beklendiği gibi olmuyor, yaşamın ve yazgının acımasızlığı böylece dökülüyor ortaya...

Ve deli öyküleri... Çok vardır böyle öyküler ya... Bu kitaptaki Napolyon gibisini görmemişsinizdir, duymamışsınızdır...

"Bundan böyle kendimi senin sesinle azarlayacağım" deniyor bir öyküde... Bu tümce üstüne neler düşünülür neler, nice çağrışımlar koşar gelir ve neler yazılır neler...

Okuduğum en güzel öykü kitaplarından biridir "Umut Hep Var"...

 

Platon'un Aşkı

 

"Platonik aşk" üstüne yapılan yorumlar, bu aşkın gerçek tanımını ve öyküsünü neredeyse unutturmuştur. Bu aşk, filozof Platon'un ile Harmonia'nın aşkıdır aslında...

Yeni keşfettiğim yazar Rafet Elçi, 2016 baskılı romanı "Platon'un Aşkı"nda bu aşkın gerçek öyküsünü anlatıyor. "Anlatıyor" diyorum ya, sakın ha, bir kuru anlatı kitabı sanmayınız bu kitabı. Elçi, Yunan felsefesi ve mitolojisi konusunda derinliğine bilgilenmiş, bunları kitabında yerli yerince kullanıyor. Kullanmakla da kalmıyor, bunlar üstüne sorgulama ve irdelemelere de okuru sıkıp boğmadan yer veriyor. Platon'un görüş ve düşüncelerini de olaylar örgüsüne uygun biçimde aktarıyor.

Platon, önce bir bedene, sonra bir ruha ve en sonunda aşkın kendisine âşık oluyor, felsefesine ve "devlet" ütopyasına ihanet etmemek, onun gereklerini hakkıyla yerine getirebilmek için evlenmiyor, Harmonia'nın aşkına karşılık vermiyor bağrına taş basarak... Harmonia, bundan dolayı büyük bir ıstırap duysa da, o da sevdiğine ihanet etmemek için başkasıyla evlenmiyor... 

Felsefeyi ve düşünmeyi sevenlere, aşk yolunda olanlara tavsiye ediyorum, okurlarsa benim gibi onlar da iyi bir yazar keşfettiklerini anlayacaklardır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları