Yürekleri hoplatan ifade!

Arslan BULUT

Darbe girişimi sırasında, esir alındığı ifade edilen komutanlar görevlerinde kaldı. Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin emir komuta zincirini paramparça eden, Cumhurbaşkanı veya Başbakan’ın ordu, kolordu ve tugay komutanlarına doğrudan emir verebilmesini sağlayan kanun hükmünde kararname bu ortamda çıkarıldı. Askeri liseler ve harp okulları da kapatıldı. Okulların ne suçu vardı? Okullara cemaatçi çocuklar yerleştirilirken, “milli orduya kumpas” kurulup, tasfiye edilenlerin yerine cemaatçi subaylar terfi ettirilirken oyuna geldiğini söyleyenler ne olacak? Bu durumda AKP’nin de kendi kendini fesh etmesi gerekmez mi? Bunca FETÖ kadrolaşmasını sağlayan kendileri değil mi?

Başbakan Binali Yıldırım, 17-25 Aralık’tan sonra uyanamayanların soruşturulduğunu söyledi! Ceza yasasında, “17-25 Aralık’a kadar suç işleyenlere dokunmayın, sonrakilere ne isterseniz yapın” diye bir madde mi var?

Zaten soruşturulan işadamlarından birinin de “Evet, cemaate 2.5 trilyon yardım ettim ama devlet büyüklerinden ikisinin emriyle.. Bende kaydı var. Onları da getirin buraya..” deyince, ifadesi zapta geçirilmeden serbest bırakıldığı söyleniyor! Ankara’da birilerinin yüreği hopladı herhalde! Devlet böyle yönetilmez, yönetilemez.

Kışlanın önünde çocuk sesi var!

Darbe girişiminde köprüye tankların gönderildiği Kartal’daki 2. Zırhlı Tugay’ın kapısındaydım önceki akşam.. General Nurettin Baransel Kışlası yazan giriş kapısında uzunca bir inşaat aracı ve kamyonlar var. Kapının 5 metre önüne kurulan çadırda sesli ve görüntülü yayın yapılıyor. Arkasında aynı amaçla kurulmuş bir çadır daha var. Onların arkasında küçük çadırlar yer alıyor. Gece burada eğlence var. Kışla kapısının hemen önünde bir kaide üzerinde bulunan maket tankın üzerine çocuklar çıkmış, hep birlikte “Ya Allah, Bismillah, Allahüekber” diye bağırıyorlar. Evet evet, çocuklar.. Çoğunluğu 8-10 yaşlarında.. Tam bir panayır yeri.. Yeni darbe olacaksa bu çocuklar mı önleyecek?

21:30 sularında kalabalık artmaya başladı. Kumanyalar belediyeden.. Çadırlar belediyeden, Çevik Kuvvet polislerini kapıya kadar taşıyan otobüsler belediyeden.. Belediye dediğim tabii ki Büyükşehir belediyesi.. Kapıda Güneydoğu’dan gelmiş, özel harekât polisleri de var. Onlar, herhalde burada unutulmuş.. Kapıda nöbet tutan sivillerin polisle bir derdi yok ama askerlerin her hareketini şüpheyle izliyorlar. Bir subay, vatandaşa börek ve çay ikram etmek isteyince, nöbetteki bir kadın, “İçine uyku ilacı koydunuz, bizi uyutup darbe mi yapacaksınız?” diye sormuş

Birkaç gün önce, tankların hareket halinde olduğuna dair bir ihbar üzerine kapıdaki kalabalık artmış ve emniyet kuvvetleri de vatandaşı yatıştırmakta güçlük çekmişti. Meğer köprüde kullanılan ve vatandaşa ateş eden tanklardan iz almak için olay yeri inceleme ekibi gelmiş.

Tanklar, park halindeyken namlusu geriye dönük dururmuş. İz almak için namlunun yere doğru biraz eğilmesi gerekiyormuş. Bunun için de sundurma gibi bir korunakta bulunan tankların bir-iki metre ileri alınması gerekiyormuş ki geriye dönük duran namlu ileriye döndürülebilsin! “Tanklar yürüyor” denilen hadise buymuş. İşin acı tarafı, polise ihbarı yapan da tugaydan bir astsubay çıkmış. “Neden asılsız ihbarda bulundun?” diye sormuşlar, “Vallahi” demiş, “Ben artık kimseye güvenmem!” Kısacası, benim gördüğüm kışla kapısında artık sadece AKP teşkilatlarının yönlendirdiği vatandaşlar var. Burada bir çeşit sosyal etkinlik yapıyorlar. Yol parası yok, yemek parası yok, “seyyar tuvalet” olarak koca bir kamyon da getirilmiş.. Peki Türk Silâhlı Kuvvetleri’ni itibarsızlaştıran böyle bir “psikolojik operasyon”un kime ne faydası var?

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş