Seçimler bitti mi? Hayır!

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

31 Mart seçimlerinin üzerinden 34 gün geçti, seçim sonuçları kesinleşmedi. Meclis hâlâ kapalı. Seçim tartışmalar gündeme oturdu. Ağızlar çok bozuk. Siyasi, şahsi ve ideolojik takıntılar millî çıkarların hep önünde. Kamplaşma, kin ve nefret duygularının tahriki toplum huzuruna en büyük tehdit oluşturuyor? Bu yanlıştan dönülmüyor. Üstelik ülkemizin acil çözüm beklerken içte ve dışta dağlar gibi yığılmış bunca meselesi varken. Manzaramız maalesef hiç iç açıcı değil.

Seçimin matematik sonuçları  

Partileri dinliyoruz, kaybeden yok. Hâlbuki oyların hesabı açık. Sözcü'de Saygı Öztürk bir uzmanın çalışmasına dayanarak yazdı. Özetle tekrarlayalım:  "Seçimin en büyük kaybedeni AKP. 73 Belediye ve bu belediyelerde yaşayan toplam 20 milyondan fazla seçmen. HDP bu seçimin kaybedeni. 25 belediye ve bu belediyelerde yaşayan 700 bine yakın seçmen. CHP bu seçimin en büyük kazananıdır. 31 belediye ve bu belediyelerde yaşayan 22 milyona yakın seçmen. İYİ Parti bu seçimin kazananıdır. 19 belediye ve bu belediyelerde yaşayan 740 bin seçmen. MHP bu seçimin hem kazananı hem de kaybedeni. Belediye sayısı 35 artmasına karşılık, belediyelerdeki seçmen sayısı 2 milyona yakın azaldı. MHP'nin belediye sayısındaki bu artış küçük yerlerdeki kazanımlardan ileri geliyor. MHP'nin kazandığı ilçe belediyelerinden yüzde 56.6'sında seçmen sayısı 15 binden az. Siyasi partilerin seçmen sayısı 15 binden az olan yerlerde kazandıkları belediyelerin toplam kazandıkları içindeki payı MHP yüzde 56.6, AKP yüzde 41.1, CHP yüzde 28.8, İyi Parti yüzde 26.3, HDP yüzde 12 gözüküyor. MHP'nin yönettiği seçmen sayısı 7.9 milyondan 5.7 milyona düştü.

Cumhur İttifakı; seçimin kaybedeni. 38 belediye ve 22.5 milyonluk bir etki alanını kaybetti. Millet İttifakı kazananı. Millet İttifakı seçimin kazananı. 50 belediye ve etki alanında 22 milyon 670 bin seçmenlik artış oldu. MHP güç kazandığı yerlerde AKP'nin aleyhine olarak kazandı. MHP'nin kazandığı toplam 145 ilçe belediyesinden 75 tanesi geçen dönem AKP tarafından yönetilmekte idi. Bu 75 ilçenin 73 tanesinde Haziran 2018 milletvekili seçiminde AKP oyları MHP oylar oylarından fazlaydı. Bu durum AKP'nin yerel seçimlerdeki performansının genel seçimlerden daha düşük olduğunu göstermektedir."

YSK, Türkiye Genelini açıkladı; AKP, CHP, İYİ PARTİ, MHP, HDP, SP …

Ne oldum deme, ne olacağım de!

Yasalara açıktan aykırı olsa da YSK'nın kararları kesin. Bu da tuhaf bir durum. Öte yandan yasalar alenen çiğnenince, çıkarcılar alkışlıyor. Hem de makam ve mevkileri yüksek mi yüksek. Devlet yasa, hukuk ve ortak değerler ise, bazıları nasıl oluyor da yasama (TBMM)'nın üstünde tüneyebiliyor? Bilinmiyor mu ki, kendisi toplumun aleyhine olanın istisnası değil. Bu anlamda YSK güven yitirmekte ısrar ediyor. Bizde seçim çok, YSK her köşebaşında dillere düşmüş durumda. Biri sordu, "YSK diye bir yer mi var?" diye.

Ne zaman YSK dense aklıma meşhur! Yassıada Mahkemesi gelir. Mahkemenin başkanı, 1'inci sınıf Hakim Salim Başol'du. Aradan yıllar geçti, bir gün Kızılay'da solgun, yıpranmış vaziyette ağır ağır yürürken gördüm. Tek başına, ürkek, biraz da çekingen, belki de suçluluk duygusuyla olacak, bir tanıdık çıkar mı diye arada bir belli etmeden sağa sola gözaltından bakıyordu. Durdum, seyrettim, acaba selam veren, sempati gösteren bir tanıdığı çıkar mı diye. Çıkmadı. Kaldırımda akın akın gidenler, bu topluma ait olmayan, aforoz edilmiş, suçlu, yabancı birini görmüş gibi soğuk soğuk süzerek geçiyordu. Hüzünlendim. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin dileğinde bulundum. Herkes için kıssadan hisse…

Türkiye İttifakı ne ola?

Erdoğan "Türkiye İttifakı" istedi, kulisler hareketlendi. Bahçeli, "Ülke bazlı siyasi bir ittifak olamaz. Bizim ittifakımız cumhurladır. Başka ittifak arayışlarına ihtiyaç yoktur." dedi. Erdoğan "Biz şu anda 82 milyonu bir ittifak içerisinde 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' olarak topluyoruz. Kastımız da budur" açıklamasını yaptı.

Bir daha anlaşıldı ki, Türkiye İttifakı "rabia" imiş. Mısır ihvanının Rabia'sı. Yukarıdaki açıklamaya göre adımız Türk Milleti değil de, "Tek Millet" oluyor. Tek milletin ne olduğu daha önceleri açıklanmıştı; Arap, Kürt, Gürcü, Laz gibi. Asırlardır hiçbir ayrımı kabul etmeyen, bir ve bütün Türk Milleti, nedense çok parçaya ayrılıp, adı tek oluyor. Bayrak, vatan, devlet de bu tek millete ait.. Formül biraz karışık da, anlamaya çalışıyoruz. Tek milletin dili ne? Ya dili yok, ya da Babil kulesi gibi çok dilli.. Daha da esrarengiz olanı, bir AKP milletvekilinin dediği gibi "Türk'ten kurtulacağız." Yedi düvelin asırlardır yapamadığını, Türkiye İttifakı, yani Türksüz rabia projesi başarmış olacak. Öyle değil mi!..

Unutulmuş olabilir, hatırlatalım. Türk adının anayasadan çıkarılması konusunda 2013'de terörist başı Öcalan'la İmralı'da mutabık kalınmıştı. Uğruna çok can ve kan verip gözyaşı döktüğümüz "çözüm süreci"nin en önemli maddesi "Türk"ten kurtulmak ve PKK'ya "özerklik" vermekti. Soralım, dönüp dolaşıp aynı yere mi geldik?

SONUÇ: Kim kiminle ne ittifakı kurarsa kursun, ama kendine bu soruyu sormaktan bir an bile geri durmasın!

Türk Milletinin 3 Mayıs Türkçüler Günü kutlu olsun!

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları