ABD, aklımız yok zannediyor

A+A-
Armağan KULOĞLU

ABD, Suriye'nin kuzeyinde de bir Kürt yapılanmasını öngörmekte, bu konuda Türkiye'nin tepki çekmemesi için çeşitli yollar aramakta, bunu yaparken de Türkiye'nin sanki aklı yokmuş gibi davranmaktadır.

PYD'nin ismini değiştirttiler

ABD Özel Kuvvetler Komutanı, Türkiye'nin tepkisi nedeniyle YPG/PKK'nın bu isim altında hiçbir zaman masada olamayacağını düşündüğünden YPG'ye isim değiştirme tavsiyesinde bulunmuş, YPG de bu ismi "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) olarak değiştirdiğini açıklamıştır.

PYD ile PKK'nın birbirleriyle bağlantılı olduğu, birbirlerine terörist takviyesinde bulunduğu, PYD'ye verilen silah ve mühimmattan bir kısmının PKK'ya aktarıldığı, aynı ideolojiyi paylaştıkları ve bütünlük içinde hareket ettikleri açık bir şekilde görülmektedir.

Gerçek ortadayken, hiçbir ülkenin bunu görmezden gelmesi, inkâr etmesi, desteklemesi, silah vermesi, kendi politik çıkarları için göz göre göre ve bile bile Türkiye aleyhinde teröristlerle iş birliği yapması kabul edilemez.

Suriye Kuzeyinde SDG zaten vardır. SDG'nin %90'dan fazlasını da YPG/PKK teröristleri oluşturmaktadır. ABD daha önce de Türkiye'yi, "onlar PYD değil, SDG'dir" diye aldatmaya da çalışmıştır. Şimdi de PYD'nin silahlı terörist gücü olan YPG'ye isim değiştirterek Türkiye'yi kandırmaya çalışmaktadır. Üstelik adlarının ortasına "demokratik" ifadesinin konulmasını da zekice bir davranış olarak nitelemektedir.

Bu durum bir noktada Türkiye'nin aklıyla alay etmektir. Son derece akılsızca bir uygulamadır. ABD tarafından akılsız yerine konulmak kabul edilemez. Herkes karşısındakini kendisi gibi zannetmemelidir.

ABD'nin yeni hayali

ABD'nin, Suriye'de oluşturmayı planladığı Kürt yönetiminin Türkiye tarafından tepkiyle karşılanmaması, Irak'ın kuzeyindeki yapı gibi kabullenmesi ve iş birliği içinde bulunmasının mümkün olup olamayacağı konusunda bir arayış içinde olduğu anlaşılmaktadır. Düşünce kuruluşları ve bazı politika yazarları bu konuda birtakım analizler yapmaktadır. Bu analizlerde, Türkiye'nin kırmızı çizgilerinin ve duyarlılıklarının dikkate alınarak yeni bir Kürt yaklaşımı üzerinde durulduğu anlaşılmaktadır.

Bu çalışmaların öncelikle YPG (aldatmaca ismiyle SDG) üzerinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Çalışmalarda, YPG'nin PKK'yla arasına mesafe koyması, Türkiye'ye göreceli olarak tehdit olmadığını kanıtlaması, Irak'ın kuzeyindeki yapı gibi Türkiye'yle beraber çalışabilecekleri bir ortam yaratması öngörülmektedir. Bunların gerçekleştirilebilmesi halinde, ABD'nin Rusya'yla görüşüp mutabakat sağlayarak ve Suriye yönetimini de ikna ederek, Suriye'nin kuzeyinde Fırat'ın doğusunda bir Kürt Federasyonu oluşturulmasının sağlanabileceği düşünülmüştür.

YPG'nin barışçıl bir yaklaşımla bu konularda başarı vadetmesi halinde ABD'nin bu gelişmeye destek verebileceği ifade edilmektedir.

Türkiye bu konuda ikna edilebilir mi?

ABD tarafından Türkiye'nin, zaman içinde aşağıdaki üç durum göz önünde tutularak ikna edilebileceği değerlendirilmektedir.

Bunlardan en önemlisi olarak, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyindeki yapıyla olan ilişkisi gösterilmektedir. Türkiye'nin başta IKBY'ye çok tepkili hatta düşman olduğu, ancak sonra ilişki kurulunca hem Türkiye hem de bölgesel Kürt yönetimi lehine bir durum ortaya çıktığı söylenmektedir. Aynı sürecin şimdi Suriye'nin kuzeyinde de yaşanabileceği hesaplanmaktadır.

Bir diğer yaklaşım da, Türkiye'nin "kırmızı çizgim" dediği Fırat'ın batısının, konunun tamamen dışında bırakılarak, Türkiye'nin tepkisinin sınırlı olmasının sağlanmasıdır.

Bir başka tespit olarak da, YPG'nin PKK ile bağlantıları açık ve net olmasına rağmen Suriye Kürtlerinin Türkiye'ye yönelik bir tavır içinde olmadıkları söylenmekte ve mevcut rekabet nedeniyle, kurulacak federasyonun Irak'taki federasyonla birleşmesinin mümkün olamayacağı, bunun da yumuşatıcı bir sebep olabileceği ifade edilmektedir.

Barzani yapısının Türkiye'nin hataları sonucunda ne duruma geldiği ortadayken, böyle çocukça şeylere yeniden itibar edilmesi beklenmemektedir. Ancak büyük konuşmayalım. Yine de belli olmaz.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları