Bu tarihi ilçe, Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu'na ev sahipliği yaparken, her dönemde farklı isimlerle anıldı ve her medeniyetin izlerini taşıyan önemli bir merkez haline geldi.
Bakırköy'ün ismi nereden geliyor?
İstanbul’un batı yakasında yer alan ve köklü bir tarihe sahip olan Bakırköy, ismi ve kimliğiyle birçok dönemin izlerini taşıyor. Peki, Bakırköy’ün bugünkü ismi nereden geliyor?
HEBDOMON’DAN MAKRİKÖY’E
Bakırköy’ün tarihi Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. O dönemde bölge, "Hebdomon" adıyla biliniyor ve Roma’nın askeri ve siyasi bir üssü olarak büyük bir stratejik öneme sahiptir.
Roma’nın ardından Bizans’ın hâkimiyetine giren bu kadim ilçe, "Septimum" ya da "Jeptimun" isimleriyle anılmaya başlandı. 4. yüzyılda, Bizans İmparatoru Büyük Konstantin’in inşa ettirdiği saraylar, köşkler ve kiliselerle Hebdomon, sayfiye yeri olarak da ün kazandı.
MAKRİKÖY’ÜN DOĞUŞU
Bizans İmparatorluğu'nun sonlarına doğru, bölgeye Yunanca "Uzunköy" anlamına gelen "Makrohori" adı verildi. 1453’te Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethiyle birlikte bölge, "Makriköy" olarak adlandırıldı.
Osmanlı döneminde Bakırköy, hızla gelişti. Özellikle II. Abdülhamit döneminde köşkler, kasırlar ve bahçelerle donatılan ilçe, önemli bir yerleşim yeri haline geldi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından, Batı kökenli yer adlarının Türkçeleştirilmesi sürecine girildi. 1925 yılında, Atatürk'ün isteği üzerine Makriköy, bugünkü adıyla "Bakırköy" olarak değiştirildi.
Bu değişim, modern Türkiye’nin yeni kimliğini simgelerken, Bakırköy de hızla gelişen bir ilçe olarak İstanbul’un kalbi haline gelmeye başladı.
BAKIRKÖY’ÜN SINIRLARI DEĞİŞİYOR
Bakırköy, Cumhuriyet döneminde büyük bir değişim yaşadı. 1989 ve 1992 yıllarında yapılan yerel seçimlerle ilçe sınırları yeniden düzenlendi.
Bakırköy'den ayrılan bazı bölgeler, Küçükçekmece, Bahçelievler, Bağcılar ve Güngören gibi yeni ilçelerin kurulmasına öncülük etti.
BAKIRKÖY'ÜN TARİHİNDE İZ BIRAKAN OLAYLAR
Bakırköy’ün tarihinde önemli dönemeçler de yer alıyor. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (Doksanüç Harbi) sırasında, Rus ordusu Ayastefanos’u (Yeşilköy) işgal ederek karargâh olarak kullandı.
Ayrıca, Cumhuriyet öncesinde Fransız askeri birliklerince işgal edilen bölge, Birinci Dünya Savaşı'nda da önemli bir yerleşim alanıydı.
BAKIRKÖY’ÜN GİZLİ HAZİNELERİ
Bakırköy'de yapılan arkeolojik kazılarda Roma ve Bizans dönemine ait birçok kalıntı bulundu. Bu eserler, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergileniyor.
Özellikle Ayamama Deresi civarındaki kazılar, bölgenin tarih öncesine uzanan zenginliğini gözler önüne serdi. İlk Tunç Çağı'na ait buluntular, Bakırköy'ün yerleşim tarihini daha da geriye götürüyor.
BAKIRKÖY’ÜN SİMGELERİ
Bakırköy, tarihsel ve kültürel yapılar bakımından da zengin bir ilçedir. Bizans döneminden kalan Fildamı Sarnıcı, geniş bir alanı kaplarken, eskiden hipodrom olarak kullanılan bu yapı günümüzde konser alanı olarak kullanılıyor.
Bakırköy’ün simgelerinden biri de Atatürk Deniz Köşkü. Mustafa Kemal Atatürk'e özel olarak yaptırılan bu köşk, onun İstanbul’a olan sevgisinin bir yansıması olarak sık sık ziyaret ettiği yerlerden biri oldu.
İstanbul Havacılık Müzesi, havacılık meraklıları için bulunmaz bir hazine. Birinci Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar kullanılan uçak ve helikopter modellerinin sergilendiği müze, Türk havacılık tarihini yakından tanıma fırsatı sunuyor.
Her pazartesi kurulan Bakırköy Pazarı, taze sebze-meyve, balık ve et gibi ürünlerle dolup taşarken, aynı zamanda giyim ve ev eşyası alışverişi yapmak isteyenlere de hitap ediyor. Özgürlük Meydanı, Bakırköy'ün kalbinin attığı noktalardan biri olarak çeşitli kafe ve çay bahçeleriyle hem dinlenme hem de sosyalleşme alanı sağlıyor.
Bakırköy, Roma ve Bizans'tan Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine kadar zengin tarihsel mirasını korumaya devam ediyor. Saraylardan sarnıçlara, köşklerden kiliselere kadar birçok tarihi yapı, bu köklü ilçenin geçmişini günümüze taşıyor. Geçmişle geleceği buluşturan Bakırköy, İstanbul'un tarih kokan köşelerinden biri olmaya devam ediyor.