Çocuğum işitiyor mu? Diye soranlara uzmanlardan uyarılar

Çocuğum işitiyor mu? Diye soranlara uzmanlardan uyarılar

"Çocuğunuzun işitmediği nasıl anlaşılır" Sorusuna uzmanlardan dikkat çeken yanıtlar geldi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 32 milyon, ülkemizde de 2 milyon 200 bin çocukta işitme kaybı meydana geliyor.

Her hastalıkta olduğu gibi çocuklarda gelişen işitme kaybında da erken teşhis çok önemli rol oynuyor.

Erken dönemde tespit edilemeyen işitme kaybı çocuğun konuşma ve dil gelişimini olumsuz yönde etkiliyor ve düzeltilmesi çok zor olan problemlere yol açabiliyor.

Erken teşhis sayesinde ise çoğu işitme kaybının kalıcı hale dönüşmesi önlenebiliyor ve çocuğun normal işitme seviyesine kavuşması sağlanabiliyor.

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, işitme kaybı nedenleri hakkında bilgi verdi.

Şafak, şu uyarıları yaptı:

• Yumuşak bir sesin geldiği yöne ilk çağırışta bakmıyorsa

• Çevredeki seslere karşı tepki göstermiyorsa

• İlk çağrıya cevap vermiyorsa

• Sesin nereden geldiğini bulamıyorsa

• Kendi yaşıtlarına göre konuşması geri kalmışsa

• Televizyonu normal sesle dinlemiyorsa ve sürekli televizyonun yakınına gidiyorsa

• Anlamada ve kelime kullanmada sürekli bir gelişim göstermiyorsa

Prof. Dr. Çağlar Batman, şunları belirtti:

"Çocuğunuzda bu göstergelerden bir veya daha fazlası varsa, çocuğunuzun kulak muayenesi ve işitme testinin yapılması gereklidir. Bu herhangi bir yaşta, doğumdan hemen sonra bile yapılabilir. Bu faktörlerden hiçbirini belirlemediniz, fakat çocuğunuzun normal duymadığından şüpheleniyorsanız, çocuğunuzun doktoru endişelenmiyorsa bile çocuğunuzun işitmesi değerlendirilmelidir. İşitme kaybı olmasa bile testin ona bir zararı olmaz. Ne var ki, çocuğunuzda işitme kaybı varsa, geç teşhis konuşma ve lisan gelişimini etkileyebilir. Ayrıca bu risk faktörlerinden hiç biri olmasa bile işitme kaybı mevcut olabilir. Ebeveynler ve onların anne, babaları onlarla en fazla vakit geçiren insanlar olarak bebeklerdeki işitme kaybını keşfedecek kişilerdir. Herhangi bir zamanda bebeğin işitme kaybı olduğunu düşünülecek olursa bunun doktor ile görüşülmesi gerekir. Bebeğin duyması herhangi bir yaşta test edilebilir. Bilgisayarlı işitme testleri yeni doğanları taramayı mümkün kılmaktadır. Bazı bebeklerin diğerlerine göre ortalamadan daha fazla işitme kaybı olasılığı vardır. Bu listedeki herhangi bir madde mevcutsa, çocuğa mümkün olan en kısa zamanda işitme testi yaptırmalıdır. Okula başlamadan önce tüm çocukların işitme testi ile değerlendirilmesi gereklidir. Bu yolla anne, baba veya çocuğun fark etmediği hafif işitme kaybı ortaya konabilir ya da tek kulaktaki bir kayıp saptanabilir. Böyle bir kayıp, belirgin olmasa da konuşma ve lisanı etkileyebilir. İşitme kaybı kulak kiri veya kulakta sıvı birikmesinden kaynaklanabilir. Bu tipte geçici işitme kaybı olan birçok çocuğun, ilaç tedavisi veya küçük bir cerrahiyle işitmesi düzeltilebilmekte. Geçici işitme kaybının tersine bazı çocukların kalıcı olan sinir kaynaklı işitme kayıpları vardır. Bu çocukların çok azı tamamen sağır olup çoğunluğunda bir miktar kullanılabilir işitme mevcuttur. Erken teşhis, erken işitme cihazı uygulaması ve özel eğitim programlarına erken başlamak, çocuğun mevcut işitmesini ve iletişim becerilerini en yüksek seviyeye getirmeye yardımcı olabilir."

İŞTE ÇOCUKLARDA İŞİTME KAYBININ NEDENLERİ?

Bebek ve çocuklarda işitme kaybının erken teşhis edilmesi tedavide önemli. Peki belirtileri neler, ne yapmalı? Ses, dış kulak yolundan geçerek kulak zarı üzerinde basınç etkisi ile titreşim oluşturur, bu titreşim kulak zarından orta kulak kemikçikleri vasıtası ile iç kulağa aktarılır. Mekanik enerji buradaki sinir hücrelerinde elektrik enerjisine dönüştürülür ve işitme siniri yoluyla beyne iletilerek işitme gerçekleşmiş olur. İnsanlar arası iletişimde en fazla kullanılan araç konuşmadır. Bebekler konuşmayı çevrelerinde konuşulanları duyarak öğrenirler. Normal konuşma gelişimi normal işitme ile mümkün olabilmekte.

İşitme kayıpları ise bebeklerin konuşmayı öğrenmesini dolayısı ile dili öğrenmesini engellerler. Kaybın derecesi arttıkça konuşma üzerine olan etkisi artar ve giderek anlaşılabilirliği azalırken belli seviyedeki kayıplardan sonra konuşma kendiliğinden öğrenilemez hale gelmektedir.

İşitme engelli çocuk için çevresindeki nesneler ve bireyler yalnızca görüntü olarak anlamlı olduğundan soyut düşünce gelişememektedir. Sözel iletişim kuramayan çocuğun bilgi alışverişi kısıtlı olmakta, yeterli uyarı alamadığı için zihinsel gelişimi gerilemekte, yaratıcılığı azalmakta ve eğitim yaşamında başarısız olabilmektedir. İşitme engelli çocuk, duygu ve isteklerini ifade edemediği için hırçınlaşmakta, çevreyle iletişim kuramamakta, içine kapanmakta ve sosyal uyumsuzluk göstermektedir.

İşitme kaybı tanısı ne denli erken konup gerekli tedavi ve takiplere ne denli erken başlanırsa konuşma ve lisan gelişimi o denli normale yakın olarak seyredecek bu da çocuğun sosyal, duygusal, bilişsel ve akademik gelişimi üzerine olumlu etki edecektir.

İlgili Haberler