Gökçek'e soru; "1 milyar dolar ne oldu?"

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Hatırlayacaksınız;

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna katıldığı bir tv programında hafriyat gelirinin aylık 30 bin TL iken, belediyeye devrolduktan sonra 15 milyon TL'ye yükseldiğini açıklamıştı.

Aylık 30 bin TL'den 15 milyon TL'ye!... ortalama insan zekası aradaki farkın nereye gittiğine, ne olduğuna takılıyor...

Eski Başkan Melih Gökçek hafriyat gelirlerini adı daha sonra Osmanlıspor olan Ankaraspor A.Ş'ye vermişti. Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek'in de yöneticilik yaptığı kulüplerde, belediyelerden aktarılan gelirlerin nasıl denetlendiği ve nasıl harcandığı sorularına bir önceki yazımda yer vermiştim.

Şimdi bir başka "ne oldu?" sorusunu dikkatinize sunuyorum.

TELE 1 de yayınlanacak programım için Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Murat Karayalçın ile buluştuk. Gündemdeki bu soruyu kendisine yönelttim, hafriyat gelirleri ne olmuştu?

"Ağır bir suçlama... bu para cebe indirilmiştir diyemiyorum ama paranın kullanım şekli, yasa dışı, vicdan dışıdır. Denetimden uzaktır. Sayın Gökçek ile ilgili kendi partisinden ağır eleştiriler daha önce de geldi. Bülent Arınç, Gökçek'i Ankara'yı parsel parsel satmakla suçlamıştı... "

Karayalçın bir tarihi soru daha ortaya attı. Ankara'nın Gökçek zamanında özelleştirilen gaz şirketinin parasını gündeme getirdi.

"Ankara'nın bizzat Ankaralılar tarafından parası ödenmiş doğalgaz şebekesini 1 milyar 300 milyon dolara özelleştirdi. Tekel konumda olan, halka ait şirketi sattı. İçime çok oturmuş bir satıştır. Bu para ile BOTAŞ'a borcunu ödeyecekti, ödemedi... ne oldu bu 1 milyar dolar? nereye harcandı belli değil... "

Büyük sorular...

***

Türkiye, tarihi seçime son sayıyor...

31 Mart'taki yerel seçimlerde gözler iki büyükşehirde... İstanbul ve Ankara ne olacak?

SHP Genel Başkanlığı, Dışişleri bakanlığı, Devlet bakanlığı yapmış, Ankara Büyükşehir Belediyesini başarı ile yönetmiş Murat Karayalçın ile yaptığımız program Pazartesi akşamı TELE 1 TV de yayınlanacak.

Önemli değerlendirmeler yaptı Murat Karayalçın... İstanbul'daki kentsel dönüşümün bir kent katliamı olduğunu, hükümete ait bakanlık ve kurumların imar planlarına doğrudan müdahale ederek İstanbul'a ihanet ettiklerini söyledi.

"Hesap sormak yerine müteahhide küsen yöneticileri de gördük" dedi.

Türkiye'de daha adı konulmamışken kentsel döşümü ilk kez gerçekleştirmiş, kent konseyleri kurarak katılımcı demokrasiyi derinleştirmiş bir başkanlık dönemi yaşattı Ankaralılara Karayalçın... Kendi döneminde yapılan metroyu, Çankaya- Mamak viyadüğünü, yüz milyonlarca dolara mal olan alt yapı projelerini konuştuk... En önemli projelerinden biri de Ankara'da doğalgazı yaygınlaştırmasıydı;

 "Ankara bir çanak gibidir. Yılın belli aylarında Kasım'dan itibaren bu çanağın üzerine hava çöker ve öylece kalır... Kirli hava aylarca kenti esir alırdı. Doğalgaz ile biz bunu çözdük..."

İşte parası Ankaralılardan peşin olarak toplanan bu şebekenin satılmasına da isyan ediyor Karayalçın...

Yerel yönetimlere bir bakın... milyar - milyon dolarlar havada uçuşuyor...

Ayrım yapmadan soruyorum; şeffaflık -denetim - hakkı ile harcama...

Hazır seçimler gelmişken, içiniz rahat mı?

Canpolat'tan çarpıcı çıkış...

CHP'de belediye başkan adaylarının belirlenme süreci, yöntemi ve bazı isimlerin adaylaşması ile ilgili tartışmalar sürüyor.

Ancak tüm tartışma ve itirazlara rağmen CHP'nin Millet İttifakı olarak girdiği seçimlerden başarı ile çıkması noktasında parti içi muhalefet de güç birliği yapmış görünüyor.

İstanbul'un bir önceki İl Başkanı Cemal Canpolat hem örgütün sesi olabilecek hem de olası iç tartışmaları seçim sonrasına erteleyecek bir açıklama kaleme aldı.

Canpolat açıklamasında adaylık sürecindeki yanlışlara dikkat çekiyor;

"CHP içerdeki dar kadrocu gruplar ve dışardan farklı organizasyonlar ile sol görünen liberaller tarafından sıkıştırılmaktadır. Partide Cumhuriyetçi, halkçı ve gerçek sol değerlere bağlı kesim tasfiye ediliyor, dışlanıyor..."

Canpolat 18 ilçe başkanı ile ortak hareket ederek yaptığı açıklamada son günlerin tartışma konusu 10 Aralık Hareketi ile ilgili olarak, "bunlar siyasi bir akım değil, hizip akımıdır" diyor.

"İstanbul'da parti örgütü ve üyelerinin yarısından fazlası yok sayıldı... Birleştirmek yerine, dar, grupçu, tasfiyeci bir çizgi izlendi. Parti hizbin denetimine girdi. Bu hizip İstanbul'u bölüyor. Hizip kadroları 4 oy farkla kazandıkları il kongresindeki psikoloji ile hareket ediyorlar "

"CHP vakıf olmalıdır diyen anlayış partinin öz evlatlarına siyasi operasyon yapıyor. Gelişmeleri İstanbul'da yıllardır partinin bayrağını taşıyan gençlik ve kadın kollarından gelen ve beklentisiz emek veren kadrolarımızla takip etmekteyiz."

CHP'ye katkısı, hizmeti, emeği tartışılmayacak isimlerden Cemal Canpolat... 

Sözlerine dikkat...

 

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları