Gül, Davutoğlu'nu işaret etti...

A+A-
Ahmet TAKAN

Farkındayım... Medyaya düşen haberler kafanızı karıştırıyor. Bu da doğru; yakın zamana kadar bir belirsizlik vardı. Fotoğraf biraz daha netlik kazandı diyebilirim;

AKP'li, muhaliflerin içinden bir parti mi yoksa iki parti mi çıkacak?.. Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan ayrı ayrı mı yoksa birlikte mi hareket ediyorlar?.. Abdullah Gül ne tarafta?.. Bu iki isimden hangisini destekleyecek?.. Gül, tamamen dışarıda mı?.. Desteklediği partinin gelir başına oturur mu yoksa dışarıda kalır parti tutarsa Cumhurbaşkanı adayı olarak mı ortaya çıkar?.. Yoksa, bu parti kurma çalışmaları, R. Erdoğan ile yeni bir pazarlık yapmak için mi servis ediliyor?.. Ahmet Davutoğlu, Erdoğan ile pazarlık eder istediklerini alırsa parti kurmaktan vazgeçer mi?..

Kamuoyunu bir hayli meşgul eden bu sorular, AKP içinde de derin derin tartışılıyor. AKP'nin politbürosu her ne kadar İstanbul seçimlerinin iptali üzerine yoğunlaşsa da özellikle milletvekilleri grubunun asıl gündem maddesi "Gülcüler".. Nedeni ise çok bildik.. Saray ve AKP Genel Merkezi'nin tüm tepeden sürmelerine rağmen, "seçim öncesinde başlayan yanlışlıklar" tartışılıyor da tartışılıyor... Aday belirleme sürecindeki hatalardan, belediye meclis üyeliklerinin yazımının tek elden yapılmasına hatta iktidar yönetiminde hanedan görüntüsüne kadar. Duyduğunuzda inanamayacağınız isimler, Damat  Berat Albayrak'ı özel sohbet ortamlarında kıyasıya eleştiriyor. "Erdoğan'ın kuşatılmışlığı" ile ilgili fotoğraflar çizilirken, içinde bulundukları durumu "artık Erdoğan içine düştüğü kıskaçtan kurtulamaz" diye yorumlayanlar bile var. "Ekonomi yönetiminde yapılan yanlışlıklar", "dış politikadaki yetersizlik", "Rusya ile ABD arasında sıkışan Türkiye", "AKP'nin kuruluş ayarlarından kopması" AKP sosyete mekanlarının rutin gündem maddesi haline geldi. Ankara'ya günübirlik çalışma ziyaretine gelen (!) Ahmet  Davutoğlu'nun bulunduğu ofise "şimdilik görüntü vermeyelim" çekincesi ile gidemeyen AKP'liler ya bir yakınını yada çok güvendiği bir arkadaşını gönderiyor. Anlayacağınız, iktidar partisinde çarşı pazar oldukça karışık. Zaten bu da gizlenemiyor.

Lafı uzatmayalım...

"Gülcüler" cephesinde durum, düne göre daha berraklaştı. Partileşme çalışmaları içinde bulunan oldukça faal bir kaynaktan aldığım bilgileri şöyle özetleyebilirim;

Ahmet Davutoğlu ile Abdullah Gül arasında bir süredir devam eden soğukluk önemli ölçüde giderildi. Ali Babacan, yeni parti hareketinin lideri yani genel başkanı olmak istemiyor. İstanbul'da yapılan özel bir toplantıda Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül'e, "Siz Cumhurbaşkanlığı yaptınız. Eğer partinin başına geçmek isterseniz bize de sizin altınızda çalışmak yakışır" dedi. Abdullah Gül'de partinin başında genel başkan olarak çalışmak istemediğini açık bir dille söyledi. Ali Babacan da genel başkan olmak istemediğini ama yeni parti içinde görev alacağını bildirdi. Kaynağım, en geç 1 ay sonra resmileştirilmesi planlanan partide tek sıkıntının kadrolaşma olduğunu belirtti. Abdullah Gül'ün kendisine tam bağlılığı ile bilinen eski Bakan Beşir Atalay üzerinden partinin kadrolaşma ve teşkilatlarında tam hakimiyet kurmak istediğinin altını çizerek, "Bu da Ahmet  Davutoğlu'nda sıkıntı yaratıyor. Ahmet hoca, AKP'de yaşadığı tecrübeyi tekrar yaşamak istemiyor" dedi. Yani, bugün gelinen noktada "Gülcüler" tek parti ile siyaset sahnesine girmek niyetinde. Abdullah Gül, kendisini ziyarete gelen AKP tabanındaki önemli kanaat önderlerinin "ne olacak" sorusuna "Ahmet Davutoğlu'nu izleyin" diye cevap veriyormuş... Yarın ne olur?.. Bu cephede farklı bir gelişme cereyan edebilir mi?.. Bilemem!.. "Gülcüler" de YSK'nın İstanbul seçimleri hakkında vereceği kararı bekliyor...

***

Farklı bir konu...

Son günlerde yine şehit haberleri ile kavruluyoruz. Nisan ayı sonunda, Suriye'nin Azez bölgesinde askeri konvoyumuza PKK tarafından düzenlen havanlı saldırı sonucunda bir şehit verdik. Terör örgütünün sınır karakollarımıza ve Suriye'deki güvenlik birliklerimize düzenlediği saldırılarda artışlar var. Bunların bir kısmı kamuoyuna yansıtılıyor.

Azez'de Türkiye tarafından eğitilen ve bölgeye gönderilen polis gücü hayati bir görevi icra ediyor. Geride bıraktığımız Nisan ayı içerisinde terör örgütü PKK farklı bir eylem türüne imza attı. Bölgedeki güvenlik kaynağımdan edindiğim bilgilere göre, kimliği henüz tespit edilemeyen kişiler tarafından, bir karakola "İçinde PKK'nın önemli bilgileri var. Size bunları getirdik" diye 4 harddisk bırakıldı. Bunları teslim alan polis, bilgisayara taktığında patlama meydana geldi. Polisin kolları koptu, ağır yaralandı. Karakolda ağır hasar meydana gelirken 3 polis de yaralandı. Harddisklere patlayıcı madde yerleştirildiği tespit edildi. Güvenlik birimlerimiz, terör örgütlerinin yeni eylem türlerine karşı alarma geçirildi. Bir askeri kaynak, Azez'de görev yapan polislerin eğitim  ve tecrübe eksikliğine dikkat çekti...

 

Yazarın Diğer Yazıları