25 Ocak 2022 Salı
İstanbul Hava durumu İstanbul 6°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Sadi SOMUNCUOĞLU
Sadi SOMUNCUOĞLU

Sevr öldü mü?

[email protected]
+
Aa
-
12 Eylül 2020 Cumartesi

Sevr, I. Dünya Savaşı sonrasında başlıca Müttefik Devletlerin kendi aralarında hazırladığı ve Osmanlı tarafından kabul edilen 10 Ağustos 1920 tarihli antlaşmadır. 19 Ağustos 1920'de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması'nı tanımadığını, bu antlaşmayı kabul ve imza edenleri vatan haini saydığını, işgalleri tecavüz olarak göreceğini ve silahla karşılayacağını ilan etmiştir. Lozan ise, Anadolu'yu da işgal eden İtilâf Devletlerine karşı Mustafa Kemal Paşanın liderliğinde yürütülen Millî Mücadeleyi Türklerin kazanması üzerine 24 Temmuz 1923'te Lozan Konferansı sonrasında, imzalanan antlaşmadır. Bu hatırlatmadan sonra konuya dönerek acı da olsa bazı gerçekleri ifade etmek ve uyarıda bulunmak zorundayız.

Demek ki Sevr'den 100, Lozan'dan 93 yıl geçmiş. Türk Milleti Lozan'ı (Türk'ün düşmanları, Yunan yanlıları ve emperyalistlerin işbirlikçileri hariç) Egemenliğinin ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası tapusu ve Sevr'i çöpe atan Antlaşma olarak kabul etmiştir, hep böyle kullanmıştır. Lozan Antlaşması, istisnalar hariç her Türk için iftihar vesilesi sayılmıştır. Bu tespitleri genel bir doğru olarak kabul edebiliriz. Ama gerçekler böyle mi denilirse, "evet" demek biraz zor. Zira son zamanlarda Sevr adı kullanılmasa da, bire bir şartlarının uygulandığına ve Lozan'a üstü örtülü veya cepheden saldırıldığına, maalesef şahit oluyoruz. Sevr uygulamalarına bakalım.

Örnek 1:

Md.36 ve 72: "Türkiye… soy, din ve dil azınlıklarının haklarına dürüst, bir biçimde saygı göstermekte kusur ederse… Soy, dil ve din azınlıklarını da içeren ve halkın bütün kesimlerinin oransal temsilini sağlayacak nitelikte bir seçim sistemiyle, yerel bir Parlamento kurulacaktır." gibi diğer birçok maddede ülkeyi üç azınlığa bölmekte ve onlara hukuk dışı haklar istemektedir. Halbuki Lozan'da bunlardan sadece dini (Müslüman olmayanlar) azınlık kabul edilmiştir Buna rağmen AB, ilerleme raporlarıyla dil ve soy azınlığı dayatılmaktadır. Bu yönde de terörü de ümitlendiren  birçok yasal adımlar atılmıştır. Bazı yönetimler, aydınlar, siyasetçiler ve partiler (HDP gibi) açıktan bu Sevr şartlarını savunmaktadırlar. 

Örnek 2:

Md. 62: "Fırat'ın doğusunda, ileride saptanacak Ermenistan'ın güney sınırının güneyinde… Suriye ve Irak ile Türkiye sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca üstün bulunduğu bölgelerin yerel özerkliği istenmektedir.  Sevr'in bu şartı 2013 "Çözüm sürecinde" denendi olmadı, bu amaçla başlatılan bölücü terör devam etmektedir.  Irak'ın Kuzeyinde gerçekleşti. Suriye'de mücadele devam ediyor.

Örnek 3: 

Md.144: "Osmanlı Hükümeti, l Ocak 1914'den beri, topluca öldürülme korkusuyla ya da başka herhangi bir zorlama yüzünden, yurtlarından kovulmuş, Türk soyundan olmayan Osmanlı uyruklarıyla, bunların üyesi bulundukları toplulukların malı olan ve yeniden bulunabilecek taşınır ya da taşınmaz malların, kimin elinde bulunurlarsa bulunsunlar, bir an önce geri verilmesi gerektiğini Osmanlı Hükümeti kabul eder."

Md. 144/3 ve 4 fıkraları: 3'üncüde bir topluluğun, l Ocak 1914'den beri, mirasçısız olarak ölmüş ya da yitik bulunan üyelerinin bütün taşınır ya da taşınmaz mallarının kime aktarılacağı belirlenmektedir. Bu mallar, Devlet yerine, topluluğa aktarılabilecektir; 4'üncü de ise, l Ocak 1914'den sonra, taşınmaz mallar üzerinde yapılan bütün satış işlemleriyle, hak yaratan işlemlerin geçersiz sayılması istenmektedir,

Bilindiği gibi, bütün dünyada olduğu gibi bizde de toplulukların "taşınmaz" malları olmaz. Tapuda tescili yapılmaz. Taşınmazlar ancak "gerçek veya tüzel" kişiler için söz konusu olabilir. Buna rağmen bugün ülkemizde Lozan hükümleri de çiğnenerek "gayrimüslim" topluluklara taşınmazlar verilmekte ve tapuda tescil edilmektedir. Bunun örneği çoktur. Meselâ. 697 yılında inşa edilmiş Mardin Süryani kilisesi, kavaklıklar, tarlalar, mezarlıklar bir Hıristiyan vakfına verilmiştir. Buna karşılık Yunanistan Selanik'teki beş camiye ve Müslümanların tarihi mezarlıklarına el koyduğu için, Cuma namazı kılacakları yer bulamamakta ve ölülerini defnetmek için 200 kilometre uzaklıktaki Müslüman mezarlığına taşımak zorunda kalmaktalar. Yani Lozan ve uluslararası hukuk yerine Sevr şartı uygulanmaktadır. 

Fikir vermeye bu kadar örnek yeterlidir. Görüldüğü gibi bazıları bilerek veya bilmeyerek devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine "Sevr"i savunmaktadırlar. Ülkemizin "Beka" sorunu yaşadığı bir sırada bu kadar "ihanet", "gaflet ve dalalet" kabul edilemez. Herkes oturup bu işin sonu nereye varır diye  düşünmelidir.

 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Sezen'den sızan
Sezen'den sızan
A. Yağmur TUNALI
Sezen'den sızan
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Arslan BULUT
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Arslan TEKİN
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Esfender KORKMAZ
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Fatma ÇELİK
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Orhan UĞUROĞLU
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Özcan YENİÇERİ
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Niyet okuma teknolojisi
Niyet okuma teknolojisi
Selcan TAŞÇI
Niyet okuma teknolojisi
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Evren Devrim ZELYUT
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
IFAB'dan beklentiler
IFAB'dan beklentiler
Ertuğrul DİLEK
IFAB'dan beklentiler
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Murat TAŞKIN
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…