Hedefi doğru seçmek

A+A-
Armağan KULOĞLU

Suriye'nin gelecekteki yapısı, Türkiye'nin güvenliği açısından önemlidir. Bu nedenle atılacak adımların sonuçlarını ve birkaç sonraki hamleyi önceden sağlıklı bir şekilde değerlendirmek gerekir.

Afrin'e operasyonun hedefi

ABD'nin, esasını PYD/YPG/PKK'nın oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nden bir sınır güvenlik gücü oluşturma kararından sonra, zaten gergin olan Türkiye-ABD ilişkileri iyice gerilmiştir.

ABD'nin, Suriye'de ABD'nin diplomatik ve askeri varlığını sürdürmesinin önemli olduğunu açıklaması, YPG'yle çalışmaya devam edeceği anlamındadır.

Bu durum güney sınırımızda bir Kürt/terör koridoru oluşmasını güçlendirecek, kalıcı bir tehdit unsuru yaratacaktır.

Kürt/terör koridorunun oluşması, Fırat Kalkanı Operasyonuyla bugüne kadar önlenmiştir. Ancak topraklarımıza olan tehdidin devam ettiği Afrin'in ve devamında Fırat'ın batısındaki Münbiç bölgesinin kontrol altına alınmasıyla bu koridor oluşturma ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılması harekâtın hedefi olarak öngörülmektedir.

Türkiye, Afrin'e ve devamında Münbiç'e operasyon yapılmasında kararlılık göstermektedir.

ABD'nin Afrin'in operasyon bölgeleri olmadığını açıklaması, operasyona fazla tepki göstermeyeceği yönünde anlaşılabilir. Rusya ise henüz bu konuda bir açıklama yapmamıştır. Müzakereler sürdürülmektedir.

Ancak ABD'nin, Türkiye'nin tepkileri üzerine sınır güvenlik gücü konusunda yanlış bir anlaşılma olduğu açıklaması, ardından da Türkiye'yi operasyondan vazgeçirmek için yaptığı çağrı belirsizlik yaratmıştır.

Operasyon yine ÖSO'yla

Türkiye olası Afrin operasyonunu Fırat Kalkanı'nda olduğu gibi yine ÖSO'yla yapılacağını açıklamıştır. Bunun amacının bölgede doğrudan bir işgalci güç gibi algılanmayı önlemek olduğu düşünülebilir.

Ancak ÖSO'nun Fırat Kalkanı'nda başarılı olamadığı, hatta harekâtın süresinin uzamasına neden olduğu söylenebilir. Altı ayda 30 Km.lik bir derinliğe ulaşılması bunun bir göstergesi olarak nitelendirilebilir.

Harekât süresinin uzaması, dış politika açısından sıkıntılar yaratabilir. Hatta iç kamuoyunda hoşnutsuzluk da oluşturabilir. Bu durum dikkate alınarak en kısa sürede sonuç alabilecek güçle operasyonun gerçekleştirilmesinde fayda görülmektedir.

Hava sahasının kullanılmasına imkân yaratılması önemlidir. Ancak Rusya'nın buna yanaşmaması halinde de alternatif tedbirler düşünülmelidir.

Operasyonun muhalif güçlerle birlikte yapılması ve onların içinde cihatçı güçlerin bulunması, operasyonun amacının Esad'a karşı egemenlik alanlarının genişletilmesi şeklinde bir algılama yaratabilir. Bu algı Türkiye'nin amacının yanlış anlaşılmasını da beraberinde getirebilir. Rusya'nın ve İran'ın politik duruşlarıyla da ters düşebilir. Astana sürecini zayıflatabilir.

Hedef Suriye'nin bütünlüğü olmalı

Türkiye'nin güvenliğinin siyasi birlik içinde toprak bütünlüğü sağlanmış bir Suriye'den geçtiği tartışılamaz. Ancak olayların başından itibaren benimsenen politika ve bu kapsamdaki stratejiler bu yönde olmadığından, halen içinde bulunduğumuz karmaşık durumla karşı karşıya kalınmıştır. Ancak bu durum bizim yine de doğru hedefe yönelmemizi engellememelidir.

Afrin ve Münbiç'in kontrol altına alınması, tehdidin tümünün bertaraf edildiği anlamına gelmeyecektir. Suriye'nin bir şekilde bölünmesini ve teröristlerin komşumuz olmasını önlemeyecektir. Tehlikenin büyüğü Fırat'ın doğusunda kalmaya devam edecektir. Bu tehdidin de ortadan kalkması gereklidir.

ABD, bölgedeki kontrolü elinde tutmak için PYD/YPG/PKK'ya olan desteğini sürdürmektedir. Sınır güvenlik gücü olmayacağını açıklaması bir şey değiştirmez. Bölgede zaten bir Kürt/terör gücü oluşturmuştur. Bunu muhafaza ve güçlendirmeye devam edeceğinden kimsenin bir şüphesi olmamalıdır.

ABD, Türkiye'yi kaybetmek istemeyecektir. Açıklamalar caydırmaya yöneliktir. Müzakerelerle oyalamaya çalışacaktır. Aldanılmamalıdır.

Türkiye'nin Rusya ve İran'la kurduğu ittifak, Irak yönetimini de içine almalı, saplantılardan kurtularak Suriye yönetimini de dışlamamalıdır. Suriye'nin bölünmesi ancak bu beşlinin iş birliğiyle önlenebilir.

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları