Katil siyasettir...

Ahmet GÜRSOY

İnsanlık tarihine bakın. Göreceksiniz ki, kendi cinsinin katili olan insanların en büyük faili siyasettir. Haklı kavgaların dışında sırf politik amaçla yapılan savaşlarda ölen insanlar, hangi iktidarların gücünü yüceltmiş, hangileri indirmiştir.

İşte size terör. Ardında ne var?

Siyaset. Dün de öyleydi bugün de öyle...

Asıl katil siyasettir.

Bir şehit anası bunu fark etmiş olacak ki siyasetin katil olduğunu söylüyor. Hükümet kuramayan siyasilere seslenerek "çözün bunu" diyor... Haykırıyor: "AKP, CHP ve MHP bir araya gelin" diye...

Hepsi bir araya gelmedi. Neden gelmediler? Siyasi sebeplerden... Siyasal aktörler rollerini olması gerektiği biçimde oynamadıkları için, ortaya olmaması gereken durumlar çıkıyor. Bunun adına da fiili durum deniliyor.

Olması gerekenler yerine olmaması gerekenlere dikkatinizi çekerim.

1-Aynı ülkenin yurttaşları, bir araya gelip koalisyon kuramıyor.

2-Resmen ülkeyi bölmekle kendini görevli sayan Halkların Demokratik Partisi'yle, Halkın Demokrasi Partisi diye iki parti faaliyette olmasına rağmen hukuk düzeni ve seçmen gereğini yapıp normal düzeni, yani olması gerekeni sağlayamıyor.

3-PKK, yan kolu PYD ile birlikte tüm sosyalist partiler, ortak paydada buluştuklarını açıklıyor. Bu ortak payda Türkiye'nin millî menfaatlerine değil Amerikan menfaatlerine hizmet ediyor. Bu durumda Türkiye sosyalizmi, çeşitli dernek, parti sendika adı altında resmen ve alenen Amerikan çıkarlarına hizmet ediyor.

4-CHP'de Cumhuriyetin kurucu değerlerini sosyalizme feda eden alt gruplar, ideolojik yakınlaşma ile terörün siyasi kolu HDP'yi, Türkiye'nin dolayısı ile bölünmesini açıkça destekliyor.

5-Bu sol gruplar işbirliği içinde, Türkiye'nin milli çıkarlarının tam tersindeki politikaları da aynı zamanda topluma taşma gayretiyle etkin çaba sarf ediyor. Mesela hepsi Ermeni meselesinde Türkiye'yi katil ilan ediyor, özerklik adı altında Türkiye'nin bölünmesini istiyor... Böylece Türkiye'nin stratejik geleceğine, ABD, AB ve İsrail politikalarını tercih ediyorlar.

6-Milliyetçi partiler, örgütler, gelişmeleri doğru okuyup, halkı tam zamanında uyaracak, dönüştürücü politikalar üretemiyor.

7-Bütün bunların en başında Cumhurbaşkanının bizzat kendisi, rejim değiştirdiğini söylemesi yer alıyor. Ülkenin geleceği ile ilgili siyasal kararların hemen hepsi buna göre alınmaktadır.

8-PKK'nın şehir yapılanmasına yönelik etkin tedbirleri almak isteyen güvenlik birimlerine sonuç alıcı politikalar üretilmiyor. Başarılı ve etkin terör politikaları yavaşlatılmış görülüyor. Belki bunda ABD'nin "PKK'ya orantılı güç kullanın" şeklindeki uyarıları, belki de "PKK ile çözüm sürecini sürdürün" talimatı vardır.

9-Bütün bu olup bitenlerin tam orta yerinde derin bir dış politika çatlağı vardır. Özellikle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun başta İncirlik meselesi olmak üzere, Suriye'nin kuzeyinde oluşturulacağı söylenen kimsenin giremeyeceği söylenen "güvenli bölgenin" hiçbirinde tutarlı olmadığı anlaşılmıştır. Türkiye'nin Dışişleri Bakanı, kendi halkını resmen kandırmış ve her neyi "yaptık, başardık" dediyse ABD tarafından anında yalanlanmıştır.

10-Bütün bunlar olurken PKK, kendince Oslo'daki ve Dolmabahçe anlaşmalarındaki taahhütlere uygun olarak "özerk bölgeler" kurmaya başlamış, karakollara, güvenlik güçlerine pusu kurarak milliyetçi oyları istenen hedefe doğru yöneltmiştir.

11-PKK, ortağı Amerika'yı göreve çağırarak Türkiye ile aralarında arabulucu olmalarını istemiş, Ankara'dakiler de büyük ihtimalle seçim sonrası "yeniden çatışmasızlık" söylemiyle bu politikaları uygulayacaktır.

Eğer Türk seçmeni, PKK vurdukça şehit cenazeleriyle seçmeni beklenen hedeflere yöneltirse, bu durumda "fiilî durum" yaratanların söylemi bellidir. "Ey millet" diyecekler. "Gördünüz mü? Biz anaların gözyaşı dinsin dediğimizde siz terörle pazarlık yapıyorsunuz diyenler, şehit cenazeleri geldikçe bizi suçladılar. N'oldu? Terör bitti mi? Kan durdu mu? Bitmedi. Şimdi yeni bir sayfa açıyoruz. Bu sefer aynı koro hep birden diyecekler ki İmralı'yla görüşüyorlar. Onu hapisten çıkarıyorlar diyecekler. İmralı'daki olmazsa barış nasıl sağlanacak? Benim vatandaşımın bir tekinin burnu kanamasın da varsın bir mahkûm ev hapsinde olsun ne çıkar?" Hayırlı seçimler Türkiye..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş