Sorun bellidir...

A+A-
Ahmet GÜRSOY

Belirgin olarak meselenin üç önemli boyutu var.

Birincisi, hükümet, Ermeni soykırımı meselesini önemsemiyor, hatta tanımak istiyor.

İkincisi, Hıristiyan dünyası yine Haçlı ruhuyla hareket ediyor.

Üçüncüsü, uluslararası siyaset Türkiye üzerine ortak siyaset oluşturuyor.

Önce birincisine bakalım:

Hükümet, 14 yıllık iktidarında AB ile ilişkilerin en iyi olduğu dönemler dahil, 21 ülkede "soykırım kararına" karşı etkili olamadı.

Neden?

Bunun iki nedeni olabilir.

Birincisi hükümet kurulurken Amerika ile ilişkiler iyi idi. Ve Amerika, Ermeni meselesinin dikkate alınmasını istiyor, Kıbrıs'ta taviz verilmesini öneriyordu.

AKP hükümetleri, burada verdikleri sözlerin gereği olarak Ermeni soykırım meselesine sıcak bakıyor olabilirler.

Nitekim geçmişte yandaşların ve siyaset adamlarının demeçlerine, açıklama ve yazılanlara bakılırsa, soykırım meselesine tavizkâr yaklaştıkları görülecektir. Öyle ki neredeyse yaptık diyenler bile vardır.

İktidar kadrolarının bilinçaltında kötü bir "İttihatçı" düşmanlığı vardır. Onlara göre İttihatçılar haindir. Osmanlı'yı parçalamışlalardır.

Hâlbuki İttihatçılık, iktidara karşı muhalefet hareketlidir. Hainler grubu değildir. İktidarla görüş ayrılığında farklılaşmak başka, ihanet başka bir şeydir.

İşte buradan hareketle AKP kadroları, Cemal, Talat ve Enver Paşaların kararlarını, düşman zihniyetin kararları olarak görüp, böyle bir bilinçle tarihsel olayları yorumladıkları için, Ermeniler için tehcir kararı alan İttihatçılara olan öfkeleri ile yaptıkları siyasi faaliyetleri bütünleştirmekte ve demektedirler ki: "Soykırım var desek ne olacak? Bunu Osmanlılar değil, İttihatçılar yaptı."

Hâlbuki İttihatçı dedikleri de Osmanlı'dır.

İttihatçılar, Osmanlı bütünü içinde onun bir parçası ama siyasi muhaliftirler... Üstelik pek çok İttihatçı sarayın parçasıdır. Örneğin Enver Paşa Saltanatın damadıdır. İçeriden biridir yani?

                Devleti ve ülkeyi bir bütün olarak görmeyen AKP kadroları, tam 14 aydır Almanya Parlamentosunda tartışılan meselede kılını kıpırdatmadı... Kendini sorumlu ve yükümlü görmedi. Almanya'da etkili bir muhalefetin önünü açmadı... Türkiye'de binleri meydanlara toplayan iktidar sahipleri, soykırım meselesinde üç kişiyi harekete geçiremedi.

                Sizce bu durum, şüphe uyandırıcı değil midir?

                Kanaatim odur ki AKP kadroları, Ermeni soykırımını tek tek tanıyan ülkelerden gerçekte rahatsız değildir. Zamanı beklemektedir. Uygun bir fırsat doğduğunda "Eh ne yapalım... Bütün dünya böyle düşünüyor. Bir tek biz hayır demekle meseleyi haklı çıkaramayız" diyebilirler.

İkinci boyuta gelince. Gerçekten de Hıristiyan dünyası Ermeni soykırım meselesini kendi iç meselesi gibi görüyor. Ortada bir Haçlı ruhu yok değil; var...

Tam 29 ülke Birinci Dünya Savaşı'nın olaylarını güncel mesele haline getirmiş ve siyaset alanının ortasına yerleştirmiştir. 29 ülke "soykırım" meselesini kendi iç politikası olarak görmüş ve tanımıştır.

Sırada ABD var.

ABD, konjonktür gereği şimdilik susuyor görünse de 53 eyaletten oluşan Birleşik Devletler'in toplam 41 eyaleti Türkiye'nin aleyhinde karar almış durumda. Böylece ABD'nin de üçte ikisi Ermenistan lehine karar almış görülüyor...

Bu durumda Birinci Dünya Savaşı sona ermemiş gibidir. Uluslararası ilişkiler ve siyaset, kaldığı yerden Türkiye'ye siyasi abluka harekâtına girişmiş ve bunu sonuç alıncaya kadar sürdürmektedir. Burada asıl sorun Türkiye içinden yükselen sesler ve hükümetin meseleyi yönetememesi yanında kendi tutarsızlığıdır...

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları