Türkiye için çetin bir dönem

A+A-
Armağan KULOĞLU

Önümüzdeki dönemde Türkiye'yi, dış politika ve güvenlik konularında zor bir dönem beklemektedir. Doğal olarak bu zorlukların ekonomik sahaya da yansıması kuvvetle muhtemeldir.

Yoğunluk Suriye konusunda

Fırat Kalkanı Operasyonuyla El-Bab bölgesinde sağlanan istikrardan sonra, Zeytin Dalı Operasyonu da başarıyla sonuçlanmıştır. Halen Afrin bölgesinde güvenliğin tam olarak tesisi ve bölgede kalan siviller için yardım faaliyetleri sürdürülmektedir. Müteakiben istikrar, yönetim ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine geçilecektir. Bu konularda ön hazırlıklar yapılmıştır.

Türkiye'nin özellikle sivillerin zarar görmemesi için gösterdiği hassasiyet takdire şayandır. Askeri operasyonda gösterilen hassasiyet ve başarı, yabancılar tarafından da gıptayla karşılanmışsa da, ABD başta olmak üzere Batı'nın ve bölgedeki ABD müttefiklerinin, oyunları bozulduğu için işlerine gelmemiştir. Hatta ürkmüşlerdir. Bu çevreler, operasyonun amacını ve hedeflerini bilmelerine rağmen, aleyhte söylemlerini sürdürmektedir.

Bu nedenle Türkiye'nin bölgesel ittifaklara önem vermesi, var olanları güçlendirmesi ve ittifak yelpazesini genişletmesi gerekmektedir. Bölgedeki ülkelerin bölünme tehlikesiyle karşı karşıya bulundukları ve bunun özellikle kendileri için bir beka konusu olduğu işlenmelidir.

Türkiye'nin müteakip hedefleri

Operasyonlarla ABD'nin ve PYD/PKK'nın, Suriye kuzeyinde Akdeniz'e kadar uzanacak bir terör koridoru oluşturulması hayallerine son verilmiştir. Bundan sonra hedef, Menbiç, Fırat'ın doğusu, Sincar, Irak'ın kuzeyi ve Kandil bölgelerinin terör odaklarından temizlenerek, Suriye ve Irak hududu boyunca bölgeden kaynaklanan terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasıdır.

Türkiye, Suriye'nin siyasi birlik içinde toprak bütünlüğünü, Suriye yönetiminden dahi fazla savunan ülkedir. Operasyonların toprak işgali değil, terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu, istikrar sağlandıktan ve tehdit ortadan kalktıktan sonra bu bölgelerden çıkılacağı açıklıkla ifade edilmiştir.

Emperyalistlerin amacı Suriye'yi bölmek

Emperyalist ülkeler, Suriye'nin toprak bütünlüğünü sözde savunmakta, ancak özde Suriye'yi bölmeye çalışmaktadır. Çünkü "Bütün Suriye" planlarını bozmaktadır. Bu amaçla ABD, kimyasal silah kullanılması ve başka gerekçelerle Suriye'yi vurmak için fırsat kollamaktadır. ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye operasyon için plan yaptıkları, buna İsrail'in de katılacağı değerlendirilmektedir.

ABD'yle Rusya'nın kapalı kapılar ardında, Fırat'ın batısı Rusya'nın, doğusu ABD'nin kontrolünde olması için anlaştıkları, bu nedenle ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail'in yapacağı operasyonlara Rusya'nın ses çıkarmayacağı kıymetlendirilmektedir.

Türkiye ne yapmalı?

ABD'de yönetimin önemli kademelerinde değişim olmuştur. Bundan sonra daha şahin olacakları beklenmektedir. Menbiç konusu şimdilik askıdadır. Yeni gelişmelerin olması beklenmektedir. ABD'nin bu konuda direnmesi olasıdır. Ancak Fırat'ın doğusundan vazgeçmesi zor görünmektedir. Fırat'ın doğusunun, BOP haritasındaki "sözde Kürdistan'ın batı parçası" olduğu unutulmamalıdır

Türkiye'nin Menbiç konusunda ısrar etmesi, Irak'la iş birliği içinde Sincar'a operasyon düzenlemesi, Irak'ın kuzeyinde sürdürdüğü operasyonları derinleştirmesi, Kandil'i de terörden arındırması, öncelikle ele alınmalıdır. Bunun için Irak'ın, ABD'den etkilenmemesine çalışmalıdır.

Teröristler Afrin'de tutunamamışlar, imha olmaktan kurtulmak için kaçmışlardır. Kaçanların Menbiç ve Fırat'ın doğusuna gittikleri, bir kısmının da Türkiye'deki terör faaliyetlerine katılmak için ülke içine girdikleri dikkate alınmalıdır.

ABD'nin asıl hedefinin, Orta Doğu'nun kontrolü ve İsrail'in güvenliği için İran olduğu bilinmelidir. ABD yönetiminin bu konudaki hazırlıklarını, özellikle yönetimde yapılan son değişikliklerden sonra hızlandırdığı ve fırsatlar yaratmaya çalıştığı görülmektedir.

Bölgesel ittifakın önemi gittikçe artmakta, zaman daralmaktadır. Önümüzdeki dönemde özellikle diplomasinin yoğun olması beklenmektedir.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları