Abdullah Gül, yine "Bekleyin" dedi!..

A+A-
Ahmet TAKAN

Bomba haberi yazının sonuna bırakacağım...

Sıcak gündemden gidelim;

İtirazlar... İtirazlar... İtirazlar... Bir daha say... Olmadı yeni baştan say... Haydi son bir kez daha sayalım... Hazmedemediler!.. Kolay değil, saltanatın en büyük ayaklarından biri düştü. Çok net görüyorlar. Domino etkisi devam edecek. Sıranın nereye geleceği çok belli!..

"Organize usulsüzlük" diyorlar... Tehdit, şantaj, yıldırma, sindirme operasyonları alabildiğine devam ediyor. Sormak lazım; bu nasıl bir "organize usulsüzlük" ki İstanbul'da kaybettiğiniz seçimlerde, vatandaş, belediye meclisinin yaklaşık 3 de 2'sini size verdi?... İçerde mi dışarıda mı, her neredeyse bu "organize usulsüzlüğü" tezgahlayanlar, madem o kadar mahirdiler neden belediye meclisi için de ince bir ayar çekip Ekrem İmamoğlu'nun azınlığa düşmesinin önüne geçmediler?.. Bu seçimlerde R.Erdoğan'ın kurmaylarından olan ve genel merkez seçim karargahında görevli olan bir AKP milletvekili ile konuştum, İstanbul'u sordum, "gevşek davrandık. Nasıl olsa İstanbul'u kesin kazandık gözüyle baktık. Pahallıya mal oldu" itirafında bulundu. Sonuç bu kadar basit işte... Karanlık dehlizlerde bir şeyler aramaya gerek yok!.. AKP'den bıkan millet son uyarıyı sandıkta yaptı, "Sana son bir şans. Kendine çeki düzen verdin verdin... Veremedin gidicisin" dedi.

Sandıktan çıkan demokratik uyarıyı kabul edemiyorlar. Tapınak şövalyeleri ile çarpışıyormuşçasına bir hava veriyorlar. "Olağan üstü itiraz" hakkını kullanarak "tam kanunsuzluk" gerekçesiyle İstanbul seçiminin yenilenmesini istiyorlar. Tam saha pres... Sözcüleri, medya yolu ile,  diğer psikolojik savaş elemanları kapalı kapılar arkasında bastırıyor. YSK üyeleri canından bezmiş olmalı!.. AKP genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz dün gün boyu inmediği canlı yayın ekranlarından seçimin tekrar edilmesi talebini yinelerken, AKP'nin renkli simaları kulislere, "Kesinleşti. İstanbul seçimleri 2 Haziran Pazar günü tekrar yapılacak" şeklinde "bilgi" pompalıyordu...

Büyük bir baskı altında olan YSK'nın ne karar vereceğini bugünden kestirmek çok zor!.. Pekii, AKP İstanbul seçimin tekrar edilmesinde gerçekten samimi mi?.. Kuşkuluyum!. Sandıklara itiraz ettikleri süreçte, saray, İstanbul genelinde çok özel bir anket çalışması yaptırdı, "Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz..." diye... Ekrem İmamoğlu'nun farkı 4 buçuk 5 puan açtığı görüldü. Yarın, İstanbul'da seçim tekrarlansa, bu esasında herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir sonuç... AKP göz göre göre  neden  şimdiden malum olan sonuca gitsin?... Daha farklı planlar olabilir. Büyük bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Ama İstanbul ile yatıp İstanbul ile kalkıyoruz. Tanzim satışlar kapatıldı, "varlık kuyruklarını" bile unuttuk!.. Bugün açıklanacak olan yeni ekonomik paketin içeriğinin cacık olacağı konusunda piyasalarda geniş bir ön uzlaşı var. Arkasından, parayı bulmak için ABD'ye gidilecek. Düzenlenecek konsey toplantısının katılımcılar listesine bakan uzmanlar pek umutlu konuşmuyorlar. Bugüne kadar, kaos stratejileriyle, sürekli yeni düşmanlar yaratarak ayakta kalan AKP iktidarı malzemeyi tüketti. Yenisini bulmakta oldukça zorlanıyor. 31 Mart mahalli seçimleri, milletin bu zihniyete "artık dur" dediği önemli bir kırılma noktası oldu. Bu ekonomik kriz  nasıl çözülecek?.. Soruyu farklılaştıralım; Çözülemeyen ekonomik krizin üstünün örtülmesi için başka bir yol var mı?.. Yeni bir siyasi krize doğru mu gidiyoruz?.. AKP, çıkartacağı yeni bir siyasi kriz ile ekonomik krizin faturasını muhalefete yüklemenin yollarını mı arıyor?.. Sonrası ne olacak?.. Çok tehlikeli ve riskli bir kumar oynuyorlar küçük ortakları ile birlikte. İnşallah aklı selim galip gelir...

***

Gelelim bomba habere;

Seçim sonrasında kaleme aldığımız bir yazıda, sonuçların, yeni parti kurma çalışmaları içinde olan malum çevrelerde moral bozukluğuna sebep olduğunu dile getirmiştim. Mansur Yavaş'ın Ankara'yı, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'u kazanması, millettin, AKP dışında parlak, dürüst ve güven veren yeni isimlere teveccüh etmesi canlarını pek sıkmış görünüyor. Bu seçim sonuçları, aynı zamanda milletin AKP içinden çıkacak yeni bir yapıya sıcak bakmadığını, kurtarıcı olarak göremediğinin de mesajı oldu. İstanbul'da sayım kavgası devam ederken, Abdullah Gül'ün etrafında yeni parti kurma çalışmalarını yürüten isimler uzun değerlendirme  toplantıları yaptı. Abdullah Gül'e yakın kaynaklardan aldığım bilgiye göre, yeni bir partide Ali Babacan'ın liderliği konusunda ağırlıklı çalışma kararı alındı. "Ahmet Davutoğlu ne olacak" sorusuna gelince.... Verilen cevap, "Ya Babacan'ın liderliğini kabul edecek ya da gidip kendi partisini kuracak". Gülcülerin  partisi ne zaman kurulacak?.. 31 Mart seçimlerinin hemen sonrası için hazırlık yapıyorlardı. Kaynağımdan aldığım bilgiye göre, Gül "Bir süre daha bekleyin" dedi. Hemen aklınıza şu soru gelebilir, "Gülcüler parti kurmaktan vaz mı geçiyor"?.. Hayır... Parti kurmakta kararlı görünüyorlar. Ancak bir erteleme söz konusu. Gelişmeleri yakından takip edecekler!.. Seyre göre bir deklarasyonla kamuoyunun karşısına çıkacaklar, AKP'ye, tespit ettikleri sorunları sıralayıp çözmesi için zaman tanıyacaklar. Ve sonra da sonbahar ayları içinde yeni partiyi ilan edecekler. Tabii bu onların planı!.. Ufukta bir erken seçim bekleyip beklemediklerini sordum, Kaynağım, "Yeni seçilen milletvekilleri özlük haklarını kazanmadan olmaz. En erken 2020 sonundan önce olmaz" yanıtını verdi. Abdullah Gül'ün yeni oluşumunda rolünü sorduğumda ise, "Cumhurbaşkanı adayımız olacak" dedi.

Dur bakalım neler olacak!..

 

 

Yazarın Diğer Yazıları