Akdeniz'de tarih hızlandı! - Özcan YENİÇERİ
29 Ocak 2022 Cumartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 3°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Özcan YENİÇERİ
Özcan YENİÇERİ

Akdeniz'de tarih hızlandı!

ozcanyeniceri@gmail.com
+
Aa
-
19 Haziran 2020 Cuma

Türkiye ile Libya arasında imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması, Akdeniz'de Yunanistan'ın tek yanlı olarak oynadığı oyunun kurallarını değiştirdi.

Türkiye/Libya anlaşması sonrası Yunanistan ve sürmekte olan Libya iç savaşının taraflarından Tobruk'taki Temsilciler Meclisi, Türkiye ve UMH arasındaki anlaşmayı kınamış ve ardından bu vesileyle Temsilciler Meclisi Yunanistan'la diplomatik ilişkiler başlatmış ve uluslararası tanınırlığı üzerine adım atma fırsatı bulmuştu.

Yunanistan, imzalanan anlaşmanın ardından Libya büyükelçisini sınır dışı etmiş ve BM'yi kınamaya çağırmıştı. Olayın ardından Tobruk'tan hem Halife Hafter hem de hükümetten temsilciler Yunanistan'la yüz yüze üst düzey diplomatik görüşmeler başlatmıştı.

Bölgede meydana gelen son gelişmeler Yunanistan'ı ciddi biçimde rahatsız etmiştir. Yunanistan Türkiye'nin Libya hamlesine karşı arayışlar içine girmiştir. Türkiye'yle Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması sonrası Akdeniz'de tarihin hem yoğunlaştığını hem de hızlandığını görmek zorundayız.

Nitekim Türkiye'nin Libya hamlesine karşı, Yunanistan bir yandan AB'yi devreye sokmaya çalışırken diğer yandan İtalya'yla münhasır ekonomik bölgeyi belirleyen bir anlaşma imzaladı. Söz konusu anlaşma aynı zamanda Yunanistan'ın Arnavutluk ile benzer bir anlaşma yapmasının da önünü açıyor.

Aslında 2009 yılında Yunanistan ile Arnavutluk arasında Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması imzalanmıştı. Adriyatik'teki adalara Arnavutluk kadar hak tanıyordu. Anlaşma imzalanmış olduğu halde Arnavutluk, Yunanistan'a Türkiye'nin de uyarmasıyla itiraz etti ve 'Yunan adaları ile Arnavutluk karasının aynı hakları elde etmesi adil değil' diyerek anlaşmayı AYM'ye taşıyıp iptal etti.

Gelinen aşamada Atina'nın benzer bir anlaşmayı Arnavutluk'la yeniden yapabileceği, Mısır'a da benzer bir teklif götüreceğine yönelik duyumlar var. Yunan basınında Arnavutluk ve Mısır'la benzer bir anlaşma yapılırsa Türklerin, Doğu Akdeniz'deki bütün planlarının boşa çıkacağı iddia edilmektedir.

Cephede kazanmak, masada kaybetmek Türkiye'de gelenektir. Bu defa hem cephede hem de masada milletin hukukunu koruyacak şekilde hareket etmek zorunluluktur. Bu anlamda Türkiye devleti, Mısır, İsrail, Suriye ve Lübnan'la ilişkilerini iyileştirmenin yolunu bulmalıdır. Bu ülkelerin Yunanistan ve Rum yönetimiyle Türkiye aleyhtarı organizasyonlara girmeleri engellenmelidir. Bu ülkelerin yöneticilerine duyulan öfke bir kenara bırakılarak bu devletlerin halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi ve kültürel beraberliği dikkate alan bir politika izlenmelidir.

Bu bağlamda Yaycı Paşa'nın "Yunanistan-Mısır ve Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında deniz yetki alanlarının paylaşımına dair antlaşmaların imzalanması, ulusal menfaatlerimize zarar verebilecek en kötü senaryo olur." tespiti, hayati önemde bir uyarı olarak dikkate alınmalıdır.

Yunanistan'ın bu baÄŸlamda Türkiye'yi Akdeniz'de sahillere hapsetmek için bir yandan Ä°talya ve Arnavutluk'la diÄŸer yandan Mısır  ve Ä°srail'le yoÄŸun iliÅŸkiler kurmasının nedeni budur.

Geçen hafta Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis kalabalık bir heyetle İsrail'e bir ziyaret düzenledi. Mitsotakis ve beraberindeki heyet Kudüs'te İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile bir araya geldi.

Yunan Başbakan görüşme sonrası yapılan basın toplantısında "Başbakana denizlerimiz ve kara sınırlarımızda Türkiye'nin son zamanlarda sergilediği yasadışı ve provokatif davranışları da ifade ettim" dedi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de "saldırgan davranışlar" sergilediğini söyleyen Mitsotakis, "Bu faaliyetleri bölgesel barış ve istikrara tehdit olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin Libya hamlesinin, Yunanistan'ın kimyasını bozduğu görülüyor. Yunan Başbakanı, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de yayılmacı politikalar izlemekle "mahalle kabadayısı gibi" davranmakla itham ediyor. Yunan savunma bakanı "savaşa hazırız" diye konuşuyor. Yunanistan'dan 'Türkiye'den korkmuyoruz. Her türlü sonuca karşı hazırlıklıyız' sesleri geliyor.

Akdeniz'de tarihin hızlandığı bu dönemde, Türkiye'deki iktidar soğukkanlılığını kaybetmeden tarihin ve coğrafyanın kendisine yüklediği sorumluluğun gereğini kararlılıkla yerine getirmelidir.

dfs-004-001-011-001-001-001-002-016-1-007-003.jpg

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Muhalefet neyi tartışıyor?
Muhalefet neyi tartışıyor?
Ahmet GÜRSOY
Muhalefet neyi tartışıyor?
ABD, Montrö için tekrar nabız yokladı mı?
ABD, Montrö için tekrar nabız yokladı mı?
Arslan BULUT
ABD, Montrö için tekrar nabız yokladı mı?
'İkra! (Oku)' Ama nasıl okuma?..
'İkra! (Oku)' Ama nasıl okuma?..
Arslan TEKİN
'İkra! (Oku)' Ama nasıl okuma?..
Seçilmişler aslında birer aynadır
Seçilmişler aslında birer aynadır
Murat AĞIREL
Seçilmişler aslında birer aynadır
Erdoğan'ın itirafı Yüce Divan'lık değil mi?
Erdoğan'ın itirafı Yüce Divan'lık değil mi?
Orhan UĞUROĞLU
Erdoğan'ın itirafı Yüce Divan'lık değil mi?
Sıkıntılı günler geliyor dikkat!
Sıkıntılı günler geliyor dikkat!
Remzi ÖZDEMİR
Sıkıntılı günler geliyor dikkat!
Hablemitoğlu zanlısı, keşke o savcının karşısına çıkabilseydi!
Hablemitoğlu zanlısı, keşke o savcının karşısına çıkabilseydi!
Selcan TAŞÇI
Hablemitoğlu zanlısı, keşke o savcının karşısına çıkabilseydi!
Belediyeler nerede acze düştü?
Belediyeler nerede acze düştü?
Servet AVCI
Belediyeler nerede acze düştü?