Biri hariç 4 parti barajı geçiyor

A+A-
Burhan AYERİ

Kavga-gürültü tartışmaların tadını kaçırıyor. Hoşuma gidenler, birkaç kamuoyu araştırmacısının katıldıkları. CNNTÜRK'te izlediğim son programda en baba kuruluşlardan üçünün sorumluları vardı. Bu, Gündem Özel'de KHK'lar ve muhalefetin dozuyla epey vakit kaybedildi. Ne zaman ki, izleyenlerin yarısı yatmaya gitti merakla beklediğim gündeme geldi. Önce iktidara yakın ANAR'ın her şeyi İbrahim Uslu konuştu. Yakın dönem araştırmalarının sonucunu açıkladı; "Dört parti barajı geçmekte. Baraj altında kalan ise MHP".

Aynı yorumu yine bir Ak Parti yanlısı olan ANDY-AR'ın başkanı Faruk Acar'dan da dinledik. SONAR'ın Hakan Bayrakçı'sına benzeşen görüşleriyle baştan beri takip ediyoruz.

Tutuklamalar ve gözaltılar ile ihraçlar HDP seçmenini de kemikleştirdi. Bazıları boşuna beklemesin. Kurulduğu hafta yüzde üç şans verilen İYİ Parti ise adeta kanatlandı. "Kadınlar Erdoğan'ı destekliyor" görüşü tam tersine döndü. Meral Akşener'in yelkenlere doldurduğu rüzgâr tekneyi uçurmakta.

Kendine edenler

Gelelim benim aylardır yazdıklarıma. Dile getirdiklerimin yüzlerce anketör ve binlerce vatandaşla yapılan araştırmaların ortaya koyduklarından farkı yok. Eğer konuyu Balgat yönetimine getirecek olursak, durum daha vahim. Bıraktık sandıktan çıkamamayı, üzücü olan "Üç Hilal'in olmadığı bir seçim pusulası" ile karşı karşıyayız. MHP'yi bu hale getirenler şimdi sadece kendi koltuklarını kurtarma peşindeler. Aklımın ermediği bir başka husus Devlet Bahçeli'nin Semih Yalçın'ın önerileriyle hareket edebilmesi. Bu yüzden bir misyon partisi, hükümetin kuyruğuna bağlandı. Ak Parti'ye laf edene herkesten önce Bahçeli cevap veriyor.

Çomak meselesi

Erdoğan'ın bir lafı vardı; "Bir konu seçip ortaya atıyorum. Çelik-çomak oynuyorlar". Dönüp dolaşıp geldiğimiz yer bu nokta. Ancak emre gerek kalmadı. Balgat'takiler komuta gerek kalmadan fırlıyorlar. Ak Parti Genel Başkanı da "mutlu ve mesut" seyrediyor. Merak ettiğim "sadık bendesi"ni hangi formülle kurtaracağı?

İspanya-Fransa'daki gibi "Dar Bölge" veya "Daraltılmış Bölge"nin getirilmesi de şartlara bağlı. Bunlardan ilki gerekli yasal sürede, yani seçim tarihinden bir yıl önceye kadar yasalaşması. Bu olayı da KHK ile çözmeyi düşünüyorlarsa bunun adı "Totaliter Rejim" olur. İkinci ihtimal listeye yamalar halinde monte edilirler. Bu durumda tabelayı indirmeye gerek kalmaz.

***

Kılıçdaroğlu aday olmamalı

Ahu Özyurt'un üç konuğu da, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı çıktılar. CHP Genel Başkanı'nın ikinci tura mutlaka kalacağını ancak final oylamasında hezimete uğrayacağını söylediler. Verilen oran yüzde 70'e yüzde 30'du.

Kişisel görüşüm CHP içinden bir başka ismin çıkarılması kazanma şansını yükseltecektir. Örneğin İlhan Kesici konusunda ısrarcıyım. İkinci turda gerekli oyu toplayabilir. Çünkü her kesime güven veriyor.

Hele Meral Akşener'e destekle atılacak cesur adım, kesinlikle Erdoğan'ı tahtından indirir. Bu mümkün mü? Tabii ki değil. Bu defa Kemal Kılıçdaroğlu'na parti içinden hücumlar başlayacaktır. Neticede onun da koltuğu gidecektir.

***

Şimdi de sansarlar

Türkiye'de seçimler "şaibe iddiaları" ile yapılmaya devam ediyor. "Trafoya kedi girdi"lerden "tabelada çalışan kahveci hesabı" örneklerine alıştık. Bu kez pabuç daha pahalı. Muhalefet alacağı tedbirleri "sandık ve sayım" üzerine bina etmeli. Kedilerin yerine sansarların hazırlandığı ortada. Muhalefet buna şimdiden hazır olmalı. Ak Parti'nin geleneksel "gerilim formülü"ne karşılık da "tedbir siyaseti" hazırlanmalı.

Öbür konu

Sivillere "ceza muafiyeti" polemikleri yakında ikinci plana düşer. Nasılsa "ben yaptım, oldu" diyenler iş başında. Diğer formülleri ise her karşı çıkana "FETÖ'cü yakıştırması". Bu eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile olsa, hedefe oturtuluyor.

Bu arada baş danışman Mehmet Uçum'un itirafını hatırlayalım; "Çıkan KHK, bazı davaların düşmesi için". En hoş çelişkiyi de Burhan Kuzu yaptı. Karara karşı çıktı. Sonra kendi partisinden fırçayı yiyince ağız değiştirdi. İnsaf...

Oysa getirilenin aftan hiç farkı yok. Mehmet Tezkan'ın sözünü ettiği Eskişehir'de sopalarla dövülerek öldürülen Ali İhsan Korkmaz'ın katilleri ortada. Bunlar tahliye edilirse şaşırmayın. Çıkarılan KHK'nın ucu açık. Önü, arkası fark etmiyor. Dün dedim ya, Rahşan Ecevit affı da böyle çıkmıştı.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58