Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uçağı

A+A-
Batuhan ÇOLAK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya dönüşü uçağında bazı açıklamalar yaptı.

Fotoğrafları görmüşsünüzdür, bildiğiniz isimler.

İstanbul'da seçimlerin tekrarlanmasını isteyen, Ankara'nın seçilmiş belediye başkanına hakaret eden, geçmiş dönemde Türk bayrağının değiştirilmesini teklif edecek kadar ileriye gidenler…

İsimleri tek tek burada zikrederek, sütunları işgal etmeye gerek yok.

batuhan-foto.jpg

Bu fotoğrafın aslında iki hikayesi var.

Birinci hikâye, zihniyet… İkinci hikâye ise Erdoğan'ın fotoğraftaki şahıslara hangi açıklamaları yaptığı.

Önce birincisini, zihniyeti değerlendirelim.

AK Parti'nin İstanbul, Ankara ve birçok büyükşehri kaybetmesine neden olan ağız, son derece acımasızdı. Kural tanımayan bir saldırganlık, parti dışında herkesi düşman gören bir anlayış vardı.

Sonucunu gördük.

Oy kullanmayı bile düşünmeyen insanlar, bu çirkin sözler karşısında sandığa koşup iradelerini ortaya koydular.

Bu irade de şu gerçeği ortaya çıkardı. Tek taraflı ve dili çirkin medya kaybetti, onları besleyen kaynaklar kaybetti, yaftalayan zihniyet kaybetti!

Şimdi fotoğrafa tekrar dönelim.

Kaybeden kimler varsa, hepsi uçakta. Erdoğan'ı yanlış yönlendiren, AK Parti antipatisini besleyen herkes orada. Hepsi de özel olarak davet edilmiş.

Bu durum bize şu sonucu veriyor; AK Parti yönetiminde, hatalardan ders çıkarma, yeni bir söylem geliştirme, yumuşama yok! Aksine kutuplaştırmayı körükleyen, kendilerini yanlış yönlendiren ne kadar isim varsa uçağa davet edilmiş.

En fanatik, en saldırgan isimler.

Demek ki, seçmene hakaret edenler, seçimleri yeniletmek isteyenler, seçilmiş başkana iftira atanlar onaylanmaya devam ediyor.

Demek ki, seçim meydanlarını saran iftira dili, aynen devam ediyor.

Demek ki, birileri hala kendisini dev aynasında görmekte ısrarcı.

Cumhurbaşkanlığı uçağının Ankara'ya inmesi sonrasında ortaya çıkan görüntü, aslında bu zihniyetin nasıl kaybettiğini en yalın şekilde anlatıyordu.

Seçildikten sonra bile hakaretlere maruz kalan Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı'nı karşılamak için 'Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı' sıfatıyla havalimanına gelmişti. Acaba ona hakaret eden uçaktaki isimler o an ne hissettiler?

Yaptıkları hakaretlerden utandılar mı? Hiç sanmıyorum.

Gözlerini kaçırdılar mı? Muhtemelen, evet…

Ama şuna eminim ki, hiç olmadığı kadar hırslandılar, hiç olmadığı kadar gerildiler.

Fotoğrafın birinci hikayesi ve mesajı özetle; AK Parti yönetimi seçim sürecindeki agresif tutumundan bir adım geri atmayacak. Hatta ilerleyen günlerde gerginlik bir üst noktaya taşınabilir.

Erdoğan'ı yanlış yönlendiren kadro da aynen kollanmaya devam ediyor, demek ki seçim kaybettiren zihniyetten memnunlar!

***

Gelelim fotoğrafın ikinci hikayesine; Erdoğan'ın uçakta söylediklerine.

Erdoğan, İstanbul seçimleriyle ilgili konuştu ve şunları söyledi:

"Ne yapalım biz bunun peşini mi bırakalım? İtirazlar devam edecek. Nihai karar mercii YSK. YSK verir kararı, isterse 1 oy olsun. Orası bu kararı verdiği zaman, 'eyvallah o zaman başım gözüm üstüne' dersin. Ama nihai merci neresi, orası."

Bu açıklamayı birçok muhalif haber sitesi ve gazeteci "Erdoğan, İmamoğlu'nun kazandığını kabul edecek" şeklinde okudu ve yorumladı.

Bunun doğru bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum. Değerlendirmeyi yapabilmek için açıklamanın 24 saat öncesine, havalimanındakilere de bakmak gerekiyor. Orada Erdoğan, usulsüzlüklerin olduğunu belirterek, seçimlerin yenilenebileceğini ifade ediyordu.

Uçaktaki açıklaması gösteriyor ki, YSK yeniden seçim veya bazı ilçelerde seçimin yenilenmesi kararı alırsa kamuoyunun tepkisi bu şekilde bastırılacak.

"Kararı biz değil, YSK verdi. YSK'ya karşı, yasalara karşı, hukuka karşı boynumuz kıldan ince" denilecek.

Kısacası bir ön alma çalışması yapılıyor.

Dolayısıyla süreci ayakları yere basan bir şekilde okumamız gerekiyor.

Ve işte o yüzden uçaktaki fotoğrafın mesajları çok önemli;

1. Seçimlerdeki saldırgan dil onaylanıyor ve hala kollanıyor,

2. İstanbul'da seçimleri yeniletmek için kamuoyu oluşturuluyor.

  • Yorumlar 16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları