Kazananın değil, kaybedenin kim olduğu önemli...

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Merhum Süleyman Demirel'in sözü dillerde; "Tencere iktidarı sallar"

Yerel seçimlerde anketlerden çıkan sonuçlar ekonomik bunalımın oy tercihlerine yansıyacağını gösteriyor.

Dün akşam TELE 1'de konuğum olan Devlet eski Bakanı Ufuk Söylemez, Türkiye'nin "L" şeklinde bir krize doğru sürüklendiğini, yani dibe vurduktan sonra uzun süre kendine gelemeyeceğinden endişe ettiğini söyledi.

Yunanistan'da, Avrupa Birliği'nin kol kanat germesine rağmen 8 yıl süren ağır ekonomik bunalım gibi!

Hem reel sektörden hem de finans piyasalarından gelen veriler, Bakan Berat Albayrak'ın "yarın bugünden iyi olacak" açıklaması ile çelişiyor.

Ufuk Söylemez, ekonomi bürokrasisinin içinde pişerek, hem özelleştirmenin başında hem de ekonominin dümeninde bakanlık yapmış bir tecrübe ile iddia ediyor; "Damat Bakan Albayrak yıl sonuna doğru 2.5 milyon kişiye istihdam sağlanacağını söylüyor. Bunun karşılığı yüzde 15 büyümedir. Oysa Türkiye'nin yüzde 5 büyüme ihtimali bile söz konusu değil" diyor...

Ekonomik bunalımın giderek derinleşeceğini belirten eski ekonomi Bakanı, vatandaşı daha acı günlere hazırlık için harcama yapmamaya çağırıyor.

**

Türkiye 31 Mart yerel seçimlerine, iki üç TL daha ucuz diye soğan patates kuyruklarında bekleyen insanların görüntüsü ile giriyor. Yüzde 30'ları bulan mutfak enflasyonu, yüzde 14'e dayanmış işsizlik ve dünya finans baronlarına verilen olağanüstü faiz...

Söylemez, siyasal İslamcı kadroların her şeye rağmen başarılı olamadıklarını bu seçimde de Referandumda olduğu gibi Atatürk çizgisinde birleşen unsurların kazanacağını söylüyor. Kimsenin kırgınlıkla oy kullanma hakkı yok diyor;

"Ben CHP'li ya da İyi Partili değilim... Siyaset üstü konuşuyorum. 'Oylar bölünmesin, aradan AKP çıkmasın' diyorum. Örneğin Muğla'da bağımsız iki aday çıktı. İkisini de tanırım, sempati duyarım ancak oyları bölüyorlar. Sonuç AKP'ye yarıyor. Muğlalılara sesleniyorum, önemli olan kazananın değil kaybedenin kim olduğudur..."

AKP Büyükşehirleri kaybetmekten korkuyor. Referandumda büyükşehirlerde aldığı yenilginin tekrarlanması 31 Mart sonrası Türkiye'de yepyeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.

İYİ Parti Lideri Meral Akşener'in sözünü hatırlatayım;

"O kulak çekilecek" diyor.

Türkiyem TV'nin yayınına katılan Akşener; "Aziz Türk Milleti o kulağı çekerse bugün kibir abidesine dönmüş Erdoğan gözünü açar ve seçmenin çağrısına bakar."

"Yeni rejimde" her istediğimi yaparım zihniyeti öyle derinlere işlemiş ki; yakın Demokrasi tarihimizin gördüğü en cesur kadın siyasetçisi-erkeği de pek görülmüş değil ya-Meral Akşener hapisle tehdit ediliyor.

Seçmen iktidarın kulağını çekerse, memleketi padişahlık gibi yönetmeye çalışan zihniyete ciddi bir fren koymuş olacak. Yerel seçimler bu uyarı için en önemli fırsat.

Kazananın değil kaybedenin önemli olduğu bir seçim... Kazananların Atatürk Türkiyesi'nden yana olması koşulu ile...

Ali Tezel'in gözyaşları ve EYT'liler...

Çalışma hayatında olup da onu tanımayan var mı bilmiyorum...

Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel... Samimi, içten, dürüst... yıllardır çalışanların devlet ile olan ilişkisindeki sıkıntılara, sosyal güvenlik politikalarındaki yanlışlıklara dikkat çeker...

Onu uzun süredir Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT) haklarını alması için verdiği mücadele ile izliyoruz.

Tezel, Maltepe'de yaklaşık iki milyon insanın katıldığı "EYT'liler haklarını arıyor" mitinginde yer almış. TELE 1'de Evren Özalkuş ile yaptığı programda mitingi anlatırken gözyaşlarına boğuldu;

"Her partiden insan vardı... Bir EYT'li baba, çocuğunun kumbarasını kırıp otobüs parası yapıp gelmiş eyleme... Bu adam aç aç! işi yok... Emeklilik hakkı elinden alınmış! Verin bu insanların hakkını artık" diye isyan ediyor Ali Tezel.

Peki EYT'liler ne olacak? Seçim öncesinde Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuyu çözmesi, milyonlarca insana hakkını teslim etmesi bekleniyor.

31 Mart sonrasına bırakılırsa ne olur? Ali Tezel yanıtlıyor; "Hükümet büyük kaybeder, öfkeyi büyütür."

LEMAN'dan al haberi...

Efsane mizah dergisi Leman... "Uykusuz" ile birlikte düzenli olarak satın alıyorum.

Leman çizerlerinden Behiç Pek'in, Yeni Zelanda'da camiye saldıran terörist ile ilgili karikatürü müthişti. Emperyalizmi temsil eden bir adam, hırpani elbiseler içindeki bir yoksula soruyor;

"Kendi ülkende bombalanarak mı katledilmek istersin, savaştan kaçarken denizde boğulmak mı, sığındığın ülkede faşistler tarafından taranmak mı, yoksa geri kendi ülkene kaçarken denizde boğulmak mı?"

Yoksul adam,  "kafam karıştı" diye yanıt verince;

"Karışır tabi, Batı sonsuz fırsatlar sunar!"

 

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları