Bugünkü Yazarlar Tüm Yazarlar
Hüseyin Macit YUSUF

Hüseyin Macit YUSUF

Ortak zemin yokken müzakere ısrarı neden?

Ortak zemin yokken müzakere ısrarı neden?

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi başkanlığı görevine seçilen Nikos Hristodulidis Rum tarafının amaç ve hedeflerini gizlemeden açıkça ortaya koymaktan çekinmemektedir. Hristodulidis seçildiği gece yaptığı konuşmada "en büyük tasam Türk işgalinin sona ermesi", vatanımızın yeniden birleşmesi. Kıbrıs''ta ''biz'' ve ''onlar'' olmayacak. Kıbrıs''ta tüm Kıbrıslıların cumhurbaşkanı olacağım. Önceliğim müzakereyi yeniden başlatmak" diyerek mücadelesinin ana hatlarını açıkladı ve ''Kıbrıs Cumhuriyetini'' güçlendirmek için varını yoğunu ortaya koyacağını söyledi. 12 Şubat''ta yapılan ikinci tur seçimleri kazandıktan sonra 28 Şubat''ta cumhurbaşkanı olarak yemin eden Hristodulidis, "Kıbrıs sorununa" çözüm bulmayı birinci önceliği haline getirme sözü verdi. Bilindiği üzere Hristodulidis daha göreve resmen başlamadan önce BM Genel Sekreteri''nin Kıbrıs Özel Danışmanı Colin Stewart ile işbirliği yaparak alelacele  Cumhurbaşkanı Tatar ile buluşarak "hedefi Kıbrıs''ı federal çözüm çerçevesinde yeniden birleştirme olan BM misyonu devam ediyor" algısını yaratmaya, "KKTC''yi tanımak gibi bir adım atarak çabalarımızı bozmayın" mesajını vermeye çalıştı.

Hristodulidis seçim kampanyası boyunca Kıbrıs anlaşmazlığının çözümü için göreve geldiğinde Avrupa Birliği''nin daha aktif rol alması için talepte bulunacağını belirtmişti.Seçilir seçilmez ise Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bu isteğini resmen aktardı.Hristodulidis bir Türk-Yunan sorunu olan ''Kıbrıs sorununu'' Avrupalalıştırarak ''Avrupa''nın sorunu'' haline getirerek güçlendirmek istediği ''Kıbrıs Cumhuriyetine'' olan desteği artırmak peşindedir.

KKTC ve Türkiye''nin, Avrupa Birliği''ni Kıbrıs görüşmelerinde taraf olarak kabul etmediğini bilmesine rağmen Hristodulidis''in AB''nin Kıbrıs konusunda daha etkin rol alması için temaslar yürütmesi ve müzakerelerin kaldığı yerden başlaması için BM nezdinde de girişimlerini artırması çok açık bir şekilde anlaşma/uzlaşma istemediğini göstermektedir.

Kıbrıs Rum Haber Ajansına açıklamada bulunan GKRY Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, Hristodulidis - DiCarlo görüşmesinin Kıbrıs sorunundaki müzakerelerin yeninden başlamasını hedefleyen çabalar çerçevesinde gerçekleşeceğini belirtti. Sözcü, Hristodulidis''in Bayan DiCarlo''yu AB''nin BM himayesinde Kıbrıs''ta çözüm çabalarına daha aktif bir rol üstlenmesi amacıyla gelecekte AB çerçevesinde üstleneceği diplomatik çabalar hakkında bilgilendireceğini söyledi. DiCarlo, adaya gelmezden önce Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Kıbrıs''a ilk ziyaretini gerçekleştireceğini belirterek, "Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk liderlerle Kıbrıs meselesinde izlenecek yolu görüşmek için sabırsızlandığını" belirtti.

İki tarafın Kıbrıs anlaşmazlığına çözüm bulmak için ortaya koydukları siyaseti en iyi BM bilmektedir.BM''nin 2017 Crans Montana sonrasında ortak zemin arayışları başarısızlık ve hüsranla sonuçlanmıştır. Rumların müzakerelere Crans Montana''da kalınan yerden ve federasyon hedefiyle başlamak istemesine karşın Türk tarafı olarak bizim egemen eşitliğimiz ve uluslararası eşit statümüz tanınmadan, müktesep haklarımız iade edilmeden müzakerelere başlamayacağımız açıkça ifade edilmiş iken DiCarlo''nun ''izlenecek yolu görüşmek üzere sabırsızlanması'',oynanmakta olan oyunu,rezilliği göstermeye yeterlidir.Ortak zemin yok iken,tarafların duruşları taban tabana zıt iken müzakere ısrarını anlamak oldukça güçtür! BM memuru Stewart''ın da yaptığı açıklamalarda iki taraf arasında olumlu bir hava olduğu izlenimini veren açıklamaları hayret ve ibret vericidir.

Hristodulidis, müzakerelerin yeniden başlaması gayretlerine,rezilliğine ek olarak AB''nin Kıbrıs sorununu çözmede nasıl daha aktif bir katılımcı olabileceğini ortaya koyan bir strateji belgesini de paylaşmaya hazırlanmaktadır.Hristodulidis; AB''nin yalnızca Kıbrıs sorunuyla ilgilenecek bir elçi atamasını, ayrıca açmazı aşmak için Avrupa ülkelerinden ağırlığı olan bazı siyasi figürlerin AB tarafından görevlendirmesini de talep ediyor.  Hristodulidis Atina''da yaptığı açıklamada, Rum Yönetimi''nin "işgalin sona ermesi" ve adanın yeniden birleşmesi için Avrupa ailesine yatırım yaptığını kaydederken; zorlukların farkında olduklarını, ancak mevcut durumun devam etmesinin Rumlar, Kıbrıslı Türkler, Maronitler ve Ermeniler tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Hristodulidis, Yunanistan ve diğer AB ülkeleri ile koordinasyon içerisinde, çıkmazın aşılması için mücadele edeceklerini ve geçen zamanın, sürekli olumsuz oldu-bittiler doğurduğunu ifade etti.Türkiye ve KKTC,  Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs sorununu ''Avrupalaştırma'' ya da ''uluslararasılalaştırma'' gayretlerine karşı KKTC''nin tanınması çabalarına hız vermelidir. Yoksa Rum''a destek veren ABD ve AB''nin yakın zamanda önümüze koymayı tasarladıkları yeni Kıbrıs planının Annan Planı''ndan daha kötü sonuçlarla bizi yüzyüze bırakacağını söylemek pek de zor değildir.

Yazarın Diğer Yazıları