Siyasette kabile kültürü

A+A-
Ahmet GÜRSOY

AKP topyekûn bir karmaşanın içinde. Kendini sorguluyor…

Toparlanabilecek mi?

Sorun çözme becerisi var ve yeterli ise bir ihtimal toparlanabilir. Ancak, gelişmeler dikkate alındığında durum pek parlak görünmüyor.

TEMEL SORUN NE: En temel sorun, parti içi demokrasi. AKP kendi içinde sorgulamalara hoş görüyle bakan, parti içi demokrasiyi, partinin bütün kurullarında içselleştiren bir parti değil.

Lider partisi.

Kurumsal varlığı; her ne kadar "davam, davam" deseler de toplumun tüm kesimleri tarafından bilinen belirgin bir davaya dayanmıyor. Bu yönüyle AKP, içe kapanık bir İslamcı ideolojiye dayanan bir partidir.

Açıkça söylemeseler de davranışlarından, ortaya koydukları siyasal tavırlardan bunu anlıyoruz.

ÜMMET KİM: İşte bakın, Ali Babacan tarafından kurulacağı konuşulan parti için kopmalar başlayınca, ilk söylem; "ümmeti bölersiniz" oldu.

Ümmet kim?

Eğer ümmet bütün Müslümanlar ise en büyük bölen başlı başına AKP'nin kendisidir. Yok, eğer ümmet, AKP'ye oy vermiş kabul edilen seçmen kitlesi ise ümmet kavramı anlam kaybına uğramış demektir.

Bu durumda "ümmet" belirsiz bir kitlenin adıdır. Çünkü somut karşılığı yok.

ASABE AYRILAMAZ: AKP'den ayrılmak elbette bir kopuş ve ayrılığı beraberinde getirdiğinden bütünlüğü bozan bir durumdur. Bu tamam; ancak ayrılıkları "ihanet" görme anlayışı tam bir kabileci bakıştır.

Türkiye'de özellikle parti içi demokrasinin önünü kesen zihniyet (paradigma) budur.

Partiler kendilerini birer klan yahut kabile gibi görüyor. Her partinin asabesi (bağlıları, üyeleri)  var. Asabiye kültürü, her asabeyi kendine adeta zimmetliyor. Kabilenin doğru ya da yanlış kararlarına itaat, asabiye kültürünün temelini oluşturur. Kabileye itaat etmeyen ihanet içindedir.

Bu sebeple Türkiye'de her parti bir kabile, her partili de birer asabedir. Ayrılır, partinin yönetim otoritesine (yanlış ya da doğru) itaat etmezsen "hain" olursun.

Hatırlayın..

MHP'den ayrılanlar ne olmuşlardı?

"Hain!"

Peki, şimdilerde AKP'den ayrılanlara ne deniyor?

Gene "hain!"

Dikkatinizi çekerim: Fikir uyuşmazlığı, ideolojik farklılaşma, felsefi uzaklaşma değil. Doğrudan "hain" deniliyor.

Bu ülkede neden demokrasi kültürü geliştiremediğimizi sanıyorsunuz?

Zihniyet yapımızdan dolayı.

Hepimiz birer kabilenin adamlarıyız. Eğer bir partiye, gruba, ideolojiye, bağlandıksa teslim olacağız. Çünkü asabe olmak bunu gerektirir. İrademiz bizden alınacak. Söz sahibi tepedekiler olacak. Bunu kabulleneceğiz.

Niye?

Çünkü onlar "en iyisini bilirler." Bize düşen itaat (biat) etmektir.

Gidin bir tarikata.

Durum budur.

Gelin bir partiye kayıt olun.

Aynı şekilde "üsttekiler (özellikle lider)  en iyisini bilir. Size düşen söyleneni yapmanızdır."

Ayrılırsanız?

Sonuç bellidir: "Hain!"siniz.

 

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları