25 Ekim 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 16°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
A. Yağmur TUNALI
A. Yağmur TUNALI

''Sürüye kurt getiren'' boş efelenmeler

[email protected]
+
Aa
-
1 Haziran 2021 Salı

Ermeniler, uydurmalarına yüz yıldır devam ediyorlar. Tarihin gördüğü en insanca yönetimleri kuran Türk'e karşı bu tutum, Batı'nın tarihî korku propagandasını da yanına aldı. Çok şey kaybettik. Suskunluğumuz, bize yapılanları anlatmayışımız, büyük milletin düşkünlükten utanmasındandı. Bu asalet, devlet ve millet hayatımıza gitgide kolaycılık ve tembellik olarak yansıdı. Bundan sonra, 100 yıllık ihmallerimizi de gidererek aralıksız bir mücadeleye girişeceğiz. Dünyanın neresinde yaşıyorsak yaşayalım, bilecek ve anlatacağız.

Çevrenize bakın, bu meseleyi doğru dürüst bilmediğimizi göreceksiniz. 1915 tehcirini, öncesi ve sonrasıyla beş-on cümleyle bile anlatacak pek az insan vardır. Hâlbuki Ermeni propaganda sloganlarını duymayan yoktur. Türkler bilmiyor, bilenler konuşturulmuyor, daha fenası hemen değersizleştiriliyor. Açılımlar sırasında önde görünen üç beş aydınımıza nasıl saldırıldığını hatırlayın.

"Açılım" oyunu

Neden bu hale düştüğümüzü anlamazsak olmaz. Hatırlayın, açılımlar, içeride birliği bozan, düşman sevindiren bir ayrıştırma hareketiydi. Türk sevmemekten ileri gelen bir ahmaklıktı. Türk diyen ırkçı sayılıyordu, hatırlayın! Bu hengâmede Ermeni tezleri dünyada benimsenmiş, iş bize kabul ettirmeye kalmıştı. Ermeni severlerin bombardımanı altındaydık. Dolu ağızlarla Türk'e ve Türk Tarihi'ne saldırılıyordu. Cami yapmakla övünenler bu yıkımların başındaydı. O günden beri tek hedef bize "soykırım yaptık" dedirtmektir. Şimdi o süreç işliyor.

Devlet yöneticilerimizin yanlış açılımlarla havlu atması bize çoğa mal oldu. Mağlubiyet psikolojisine düşüşü onlar pekiştirdiler. Ermeni'nin ve destekçilerinin trilyon dolarlarla başaramayacağı işi bizimkiler yaptı. PKK terörü karşısında çözüm diyerek akıldan yoksun bir harekete, devlet-millet bilmezlikle, Amerika ve Batı'yla ortaklaşarak bizimkiler girişti. Dünyanın her bakımdan uygun döneminde fırsatları değerlendirerek büyümek yerine, birliğimizi iyice bozmakla uğraştılar. Bu durumda her tarafı camiyle donatsanız ne olur? İçi, din diyerek dinden ve her türlü değerden boşaltılmış Türkiye, bu sağ gösterip sol vurmaları da bilmedi, anlayıp konuşmadı.

Yine o koro

Biden'ın soykırım deyişinden beri televizyonlara bakıyorum. Yine bir anlama gayreti yok. Sahibinin Sesi Korosu yine her yerde. Dedikleri şu: "Türkiye güçlendi. Amerika'dan bağımsız politika yürütüyor." Bu papağanlık memleket sathına yayıldı. Medyanın yüzde doksanı kontrol altındayken "Güçlüysek neden hep kaybeden biziz?" deseniz de sesiniz çok zaman boğuntuya gidiyor.

Bu aldatmacanın neresini düzeltirsiniz? İçinde tek doğru bulan varsa bilmek ve sevinmek isterim. Hâlbuki güçsüz, bağımlı, eski Türkiye denen ülke en zayıf zamanlarında onurunu korurdu. Gücüne göre elbette dikkatli davranırdı. Fakat hayati konularda karşı karşıya gelmekten çekinmezdi. Dünya iki kutuplu ve onlara her bakımdan mecburken de çekinmezdi. Ecevit 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı yaptı. O zaman da bugünkü gibi dünyanın 20 büyük ekonomisi arasındaydık fakat şartlar çok çok ağırdı. Amerika, bugünkünün on katı güçlüydü. Demirel gibi ürkek bilinen bir Başbakan 1975'te bütün Amerikan üslerini kapattı. Şimdi üslerin bir önemi kalmadığı halde, bir hamle edebildik mi?

Daha geriye gidelim: 1964 Türkiye'si zor durumdaydı. Johnson Mektubuna cevaben İnönü gibi çok temkinli bir devlet adamı tarihe geçen o sözü söyledi: "Yarın yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de içinde yerini alır." Trump'ın hakareti aşan mektubuna bir karşılık verebildik mi? O halde niçin hem kendinizi, hem de milleti koca koca yalanlarla avutmaya, aldatmaya kalkışırsınız? Yıllardır devam eden bu atarlanmanın bizi nereye getirdiğini gördük. Başımıza örülmedik çorap kalmayacak hale geldik. Her tarafımızdan kuşatıldık. Hâlâ, "Güçlenen Türkiye'yi kıskandıkları için üzerimize geliyorlar" diyerek bu dağ gibi biriken meseleleri, bir kişi veya grup menfaati uğruna görmezden mi geleceksiniz?

Tehlike kapıda. Bari bunu anlayalım! Halk tabiriyle ümüğümüzü sıkıyorlar. Köşeye sıkıştık, her gelen vuruyor. "Niye böyle yapıyorlar?"a başka sebepler de eklenmeli değil mi? Geriye çekilip resmi tam görene durum gayet açık: Akıllı davransak kat kat büyüyeceğimiz yeni dünya şartlarında mirasyedi tavrını benimsediğimizden, memleketin maddî-manevî değerlerini yağmaladığımızdan, yapmadığımız ve yapamadığımız şeyler yüzünden bu hale düştük.

Hatırlayın, "büyük devlet refleksi"ne sahip, gücüne göre dengeleri kollayan bir Türkiye vardı. 24 Nisan 2021'e kadar Amerika'ya soykırım dedirtmeyen bu ülkedir. Bilesiniz ki o akıl gücünü kaybettiğimiz ve dostumuz kalmadığı için şu on kat zayıf halleriyle bizi bu yalanlarla açıktan suçlayabiliyorlar.

Görüyorsunuz, boş efelenmeler "sürüye kurt getiriyor". Çare yok, "devlet aklı"na döneceğiz.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Öteki Sorosçular ne olacak?
Öteki Sorosçular ne olacak?
Ahmet GÜRSOY
Öteki Sorosçular ne olacak?
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
Arslan BULUT
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
Elçiler gönderilebilecek mi?
Elçiler gönderilebilecek mi?
Arslan TEKİN
Elçiler gönderilebilecek mi?
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Mehmet FARAÇ
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Milyonlar böyle akıtılmış
Milyonlar böyle akıtılmış
Murat AĞIREL
Milyonlar böyle akıtılmış
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Orhan UĞUROĞLU
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Bankacıların Malta sevgisi!
Bankacıların Malta sevgisi!
Remzi ÖZDEMİR
Bankacıların Malta sevgisi!
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Servet AVCI
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Evren Devrim ZELYUT
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…
Murat TAŞKIN
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…