Türkiye güçlü olmadan cırtlak sesler bastırılamaz

İsveç’in NATO üyeliğine kabulü tartışma çıkardı.

TBMM’deki oylamada AKP-MHP-CHP-Gelecek ve DEVA kabul oyu verdi. Diğerleri ret.

Daha önce Finlandiya oylanmış NATO üyeliği kabul edilmişti. Finlandiya, İsveç kadar tartışma çıkarmamıştı.

İsveç, PKK’nın yuvası. Yıkıcılar bölücüler istedikleri gibi at koşturuyorlar. Geçmişte İsveç’in PKK’ya uşaklığı üzerinde birçok defa durdum.

“Devlet kendisini anlatmazsa başkaları boşluğu doldurur" başlıklı 30 Ekim 2005 tarihli yazımı meselenin öneminden dolayı bir daha hatırlatacağım:

“Türkiye kendisini anlatamıyor. Bölücüler ise her fırsatı değerlendiriyorlar. Burada kaç defa yazdım, hatta İtalya'da karşılaştığım örneği de verdim. Bölücüler her yere ulaşmışlar. Devlet mücadele ettiği kesim karşısında kendisini ifadeden âciz. Bir tarihte Gürcistan-Acara'nın başşehri Batum'da başkonsolosla konuşmuştum. Daha önce İsveç’te imiş. ‘İsveç, bölücülerin merkezi... Avrupa basınında saplantılı yazılar çok çıkıyor. Yanlışlıklar ortada... Düzeltme imkânınız olmuyor mu?' dedim. İyi niyetli ve bilgili bir başkonsolostu. ‘Bölücülerin tesiriyle bir yanlış haber çıktığında açıklama gönderiyoruz. Ama onlar bölücülerin haberini kasıtlı verdikleri için bizim açıklamamızı yayınlamıyorlar. Ne kadar denediysek netice alamadık. Sonra arkasını bıraktık.’ demişti. Doğrudur. Yine devletin kendisini anlatma yolu tükeniyor mu? Bin bir çeşit çare bulunur.”

Yukarıda “İtalya'da karşılaştığım örnek”ten bahsediyorum. Yine hatırlatacağım: Abdullah Öcalan daha Roma’dayken, ben de gelişmeleri takip için İtalya’daydım. İtalyan Parlamentosu’na gittim. Bir gazetenin de sahibi olan tanınmış bir politikacıyla parlamentoda partisinin grup odasında görüşmemde, bana PKK’dan gelen faksı göstermişti. “PKK bizi ‘aydınlatıyor’, ama nerede hükûmetiniz?” demişti.

Karşılaştığım örnekleri sık hatırlatıyorum. “Yukarıdakiler”in kafalarına kazılsın istiyorum.

İsveç şimdi NATO üyesi oluyor. Türkiye “evet” dedikten sonra retçi Macaristan da artık “evet” diyecektir.

NATO’nun lokomotifi ABD, dolaydan bizle savaşırken, NATO silahını İsveç’e karşı kullanmak ne derece doğru? ABD’yi bunaltmak için her yolu denesek de artık bir yere kadar.

Daha önce İsveç’in bize düşmanlığını bir bir sıralamıştım. “Çocuklara dağıtılan Kürtçe kitabın ardında yatanlar” (24 Haziran 2004) başlıklı yazımdan da bir örnek vereceğim:

“Van'da 2.500 Kürtçe baskılı çocuk kitabı ücretsiz dağıtılmış. / Haber Anadolu Ajansı’ndan: /‘İsveç'teki bir kültür merkezi ve İstanbul'daki Kürt Enstitüsü'nün iş birliğiyle başlatılan ‘100 bin bedava kitap dağıtımı’ kampanyası kapsamında Van'a 2 bin 500 Kürtçe baskılı çocuk kitabı gönderildi. Kitaplar, Serhat Kültür Merkezi'nde dağıtıldı.

Kürt Dili Eğitim Merkezi Müdürü Hasan Güven, başlatılan kampanyanın çocukları kapsadığını, bu kampanyayla Türkiye genelinde 100 bin Kürtçe baskılı çocuk kitabının dağıtılacağını söyledi. / Güven, üç lehçede hazırlanan kitapların, lehçelerin yaygın olarak konuşulduğu bölgelerde dağıtılacağını belirtti.

İtalya'nın Alessandria Kenti Belediye Başkan Vekili Diego Motta ile beraberindeki heyet de Serhat Kültür Merkezi'ne gelerek çocuklara kitap dağıttı. / Motta, kitabın çocuklar için güzel bir hediye olduğunu kaydetti.”

Bu haberleri devletin ajansından aldım.

Batılıların ne haltlar karıştıracağını hepimiz biliyorduk.

Birçok defa yazdım. Mesele kimliği tanımak değil, insanlarımızı birbirine yabancılaştırmaktır. O çocuklar Kürtçeden mi anlar, yoksa Türkçeden mi? Ellerine kitapları alacaklar, bön bön bakacaklar. Mekteplerde tedrisat Türkçedir ve Türkçe olmak zorundadır. O topraklar işgal edilmiş, zaptiye gücüyle tutulmuş topraklar değildir; kardeş topraklarıdır... “Bizim” topraklardır.

Bunların hiçbirini Türkçülüğümden dolayı yazmıyorum... (Benim Türkçülüğüm de zaten kültür birliğine, ideal birliğine dayalı bir Türkçülüktür. Eğer dünyada sayısız devleti, Selçuklu’yu, Osmanlı’yı, koca bir medeniyeti kurup yaşatanlar ‘Türk’ diye bilinmeyip ‘Kürt’ veya başka isimle bilinseydi, ben de “Kürtçü” veya “başka şeyci”olacaktım.)

Ortada mahallî şivelerden başka bir dil yokken ne maksat güdülüyor da başka devletler bizim insanımızı başkalaştırmak için kitaplar dağıtıyorlar!

***

İsveç kastını öyle aşmış ki, “masum” görüntü altında, yaramızı kaşıyor, PKK’lıların hazırladığı kitapları getirip ülkemizde dağıtıyor, İtalya’dan da birileri gelip destek veriyor! Olacak şey mi?!

İsveç şimdi NATO’nun kanatları altına giriyor. Türkiye’nin şartları belli. Ne derece bu şartlara uyacak. Şu var ki, devletin şartlara uyup uymaması pek bir şey ifade etmiyor. Ülke içinde bizzat İsveç vatandaşları, PKK için kendilerini feda ediyorlar. İşte yukarıda örneği verdim. Batum Başkonsolosu daha önce İsveç’te görevliyken, bütün müdahaleleri boşa çıkıyor.

Türkiye güçlü olmadan cırtlak sesler bastırılamaz.

Türkiye’nin hâli de ortada...

Yazarın Diğer Yazıları