Türkiye'nin ortak değeri Mustafa Kemal Atatürk

A+A-
Fatma ÇELİK

Bugün 10 Kasım. Bize dışta bağımsızlık kazandırıp Cumhuriyeti kuran, devamında yaptığı devrimlerle özgür bireyler olmamızı sağlayan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete uğurlanışının 81'inci yıldönümü. Sevgi, saygı, minnet, özlem ve rahmetle, yine yeniden yad ediyoruz onu…

Ancak… Duyuyoruz ki…

Kimileri, ayırt ediyor, yalnızca Gazi Mustafa Kemal'i yad ediyormuş.

Birileri, Atamın ismini ayırıp farklı farklı manalar yüklüyormuş.

Gazi Mustafa Kemal; Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı.

Atatürk ise; inkılaplarıyla Türk ulusuna geleceği olan aydınlık bir rotayı çizen devrimci.

Ve laiklik, aydınlanma ve bilim karşıtları, yalnızca ilk adamı seviyor ve anıyor; ikinci adamı sevmiyorlarmış…

Bizleri bölmek istedikleri gibi, bizleri kutuplaştırdıkları gibi, Mustafa Kemal Atatürk'ü de bölmeye çalışıyorlar anlaşılan.

Anlaşılan, tek bir adamın hem bir ulusun düşman işgalinden kurtarılmasına hem de bir ulusun kalkınmasına öncülük edebileceğine inanamıyorlar.

Hazmedemiyorlar anlaşılan, bu ülkenin geçmişte de bugün de yarın da yolunda ilerleyeceği tek adamın Mustafa Kemal Atatürk olmasını.

İster Mustafa deyin…

İster Kemal deyin…

İster Atatürk deyin…

Mustafa Kemal Atatürk, askeri başarısıyla ve yaptığı inkılaplarla bir bütündür. Tek bir adamdır.

Onun yaptıkları, bir bütünün parçalarıdır. Birbirlerinden ayrı düşünülemez.

Attığı her adım, bir sonraki adımın hazırlık hareketidir.

Bu yüzdendir ki, Kurtuluş Savaşı sona erdiğinde "Bizim asıl savaşımız şimdi başlıyor" demiş; verdiği mücadelenin savaş alanında düşmanı yenmekle sona ermediğini vurgulamıştır.

Üstelik onun bu asıl mücadelesini verdiği savaşın koşulları oldukça zordu. İnsanlar yoksulluk içindeydi. Üretim yoktu. Tarım çökmüştü. Eğitim sıfır seviyesindeydi. Bu koşulları düzeltebilecek eğitimli ve tecrübeli insanların çoğu da savaş meydanlarında şehit verilmişti…

O, bu yokluk ortamında koskoca bir Türkiye Cumhuriyeti var etti ve bu Cumhuriyete devrimlerle gerçek niteliğini kazandırdı.

Ve bugün, 10 Kasım günü, saat 9'u 5 geçe, sirenler çalacak, trafik duracak ve biz saygı duruşunda duracağız. Protokol törenleri düzenlenecek. Anıtkabir ziyaretleri yapılacak. Bu ziyaretlerde gönüllü veya gönülsüzce saygı duruşunda durulacak. İsteyerek ya da istemeyerek gazeteler, TV kanalları Atatürk'ün resmine yer verecek.

Çünkü zaman zaman gelip geçici kimseler ona karşı dursa da…

Zaman zaman ona dil uzatanların karşısında duracak kamu gücü olmasa da…

Atatürk'ün bu ulusa sağladığı en büyük güç "birlik gücü".

Bugün Türkiye'nin ortak değeri; Kurtuluş Savaşımızın önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu ve bu Cumhuriyetin taşıyıcı kolonları olan devrimlerin mimarı Mustafa Kemal Atatürk'tür.

Türkiye'ye tehdit oluşturan dış güçlere karşı durmanın tek yolu, birlik olmaktır. Onun kurduğu Cumhuriyet, öyle sağlam ki ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın biz birlik olduğumuz sürece yıkılamaz. Bugün sınır komşularımızda yaşananlar, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin niteliklerine sahip olmamalarından kaynaklanmaktadır.

Onun ilkeleri ve devrimler, Türkiye Cumhuriyeti'nin taşıyıcı kolonlarıdır.

İşte bu yüzden adına Mustafa Kemal de deseniz, Atatürk de deseniz; Mustafa Kemal Atatürk, tüm kazandırdıklarıyla bir bütündür, Türkiye'nin bütünleştirici gücüdür.

Bu yüzden,

Kitaplardan adını da silseler,

Kalbimizden sevgisini silemeyecekler!

Anıtkabir her geçen yıl daha fazla ziyaretçi alacak. Çünkü, Türkiye'nin geçmişinde, aydınlığa açılan kapının anahtarı nasıl ki o ise; bugün de aydınlık yarınların anahtarı yine Mustafa Kemal Atatürk'tür.

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları