6 Ağustos 2021 Cuma
İstanbul Hava durumu İstanbul 34°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Altemur KILIÇ
Altemur KILIÇ

Astsubaylar ve gaziler

[email protected]
+
Aa
-
29 Nisan 2008 Salı

“Astsubay”  mı,   “Assubay”  mı? Anlaşılan bu konuda bir anlaşmazlık var... Galiba yasalarda “astsubay”  deniyor;  ben de öyle bilirdim... Fakat ister  “astsubay”  ister  “assubay”  olsun, bu subaylar denizaltılardan, savaş gemilerinden,  uçaklara kadar, piyadeden istihkâma, topçuya kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en vazgeçilmez fedakâr, temel unsurlarıdırlar! Ben Kore savaşında bunu bizzat yaşadım ve gördüm.
Son zamanlarda onlara yapılan bir haksızlık bu olay ve haber trafiğinde gözümden kaçmış... Bir silah arkadaşım uyardı! Olay kısaca şu: 16 Nisan 2008 tarihinde mecliste 5 AKP milletvekilinin önerisi ile astsubaylara 1. derecenin 4. kademesine yükselme hakkı ile ilgili teklif veriliyor. Oturumu yöneten başkan vekili komisyona görüşünü soruyor olumlu anlamda takdire bırakılıyor, hükümete soruyor, Çalışma Bakanı olumlu görüş bildiriyor. Oylama yapılıyor ve kabul ediliyor. Ertesi gün yani 17 Nisan 2008 tarihinde 5 AKP’li milletvekilinin teklifi ile tekriri müzakere teklif ediliyor ve  aynı madde tekrar görüşülüyor. Bu sefer komisyon, bakan olumsuz görüş bildirerek 1. dereceni 3. kademesinin verilmesinin uygun olacağını 926 sayılı kanunda astsubaylara 1. derecenin 4. kademesinin verilmediğini beyan edip maddeyi tekrar oyluyorlar. Kısacası Anayasaya göre hiçbir zümre, kişi ve topluluğa ayrıcalık yapılmaması gerekmesine rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nde eşit koşullardaki devlet memurları arasında (sivil-asker dâhil) 1. derecenin 4. kademesine yükseltilmeyen tek kamu görevlisi astsubay zümresidir. Üniversite bitirmelerine, yüksek lisans yapmalarına rağmen maalesef bu imkânın verilmediği tek zümre bu meslek grubudur.
Emekli astsubay kardeşim haklı olarak soruyor;  “Astsubaylar vatanı mı satmıştır? Bölücülük mü yapmıştır? İhale mi takip etmiştir? ABD’nin, AB’nin kapı kulluğu mu yapmıştır? PKK eşkıyası mıdır?”  Ben cevap vereyim: HAYIR! Sadece ülkesi için seve seve canını verirler ama seslerini pek duyuramazlar. Çünkü mevzuat müsait değildir!   “Şanlı”  medyamız hainlerin, ikinci cumhuriyetçilerin, işbirlikçi şerefsizlerin sesini duyarlar,  dağdaki PKK’lılara nerdeyse hak verirler,
Ben geç de olsa onlara tercüman olmak istedim. Bu vesileyle,  eski bir fesat oyununa da dikkati çekerim: 31 Mart’ta, yobazlar Orduyu Alaylı Mektepli diye bölmeye çalışmışlardı... Şimdi de alttan alta,  “muvazzaf”  “emekli”  diye ve de  “subay” - “astsubay” diye bölmeye çalışıyorlar... Yukarda anlattığım olay da bu  “nifak”  çabasının parçası olmasın sakın!  Astsubaylardan ricam: aman bu oyuna gelmeyin; hepiniz bu Ordunun şerefli, cefakâr subaylarısınız!

Babam da astsubaydı

Hemen şunu da şöyleyim. Babam Kılıç Ali de  “Küçük Zabit Okulu” çıkışlı bir  “Küçük Zabit”  Asaf, yani  “astsubay”  idi. Bununla iftihar ederdi ve ben de ediyorum!  “Asaf efendi” ; Çanakkale Muharebelerinde gösterdiği yararlıklardan dolayı teğmenliğe terfi ettirilmiş ve yüzbaşılığa kadar, sonra da Antep -Maraş savaşlarında  “Milis Albayı”   naspedilmiş!  Mustafa Kemal ona  “Kılıç Ali” savaş adını (Fransızcası “Nome de Guerre” ) vermişti ve sonra gene Atatürk’ün tensibiyle KILIÇ soyadını almış,  “Ali, Kılıç” olmuştu... Sadece bu öykü Türk Ordusunda ve anlayışında  “astsubayla”  “subay” arasında bir fark olmadığını gösterir!
Şu günlerde Babamla ilgili iki kıymetli belgenin Mustafa Kemal’in 1923’te Kılıç Ali’ye verdiği ,  “vasi salahiyet itimatnamesinin”   ve soyadını veriş belgesinin müzayedeyle satılmasına engel olmaya çalışıyorum. VATAN gazetesinin bununla ilgili haberinde babamın Atatürk’ün  “Yaveri”  ve “Koruması”  olduğu yazılmış... Öyle olsaydı da iftihar ederim ama  “kayıtlara geçsin”  diye yazıyorum:  babam Atatürk’ün sonuna kadar en itimat ettiği, can yoldaşı ve sırdaşıydı ve doğru; O’nu canıyla korurdu! 

Gazi milletvekilleri

Ve milletvekilleri  “egemenlik-yasama hakkını”  milletvekilleri kendilerine  “gazi maaşı”  bağlatmak için kullanıyorlar! Hangi savaşın gazileri? Genel kurulun ortasında Kamer Genç’i dövmenin gazileri mi?
 Ben de Kore Gazisiyim: Gaziler, üç ayda bir 900 YTL maaş alıyor! Dolgun harcırah ve maaşlarına rağmen buna tenezzül eden milletvekillerimiz, pek azları hayatta kalan ve muhtaç durumda olan gazilerin ayda 300 YTL maaşlarını artırmayı, neden düşünmez ve önermezler?  Ve de astsubaylara verdiklerini geri alırlar?

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Yeni beka sorunu: Kontrolsüz göç
Yeni beka sorunu: Kontrolsüz göç
Armağan KULOĞLU
Yeni beka sorunu: Kontrolsüz göç
İhmal mi kasıt mı yoksa ihanet mi?
İhmal mi kasıt mı yoksa ihanet mi?
Arslan BULUT
İhmal mi kasıt mı yoksa ihanet mi?
Yangına körükle gitmek böyle bir şey
Yangına körükle gitmek böyle bir şey
Arslan TEKİN
Yangına körükle gitmek böyle bir şey
Dövizde korkutucu gerçek
Dövizde korkutucu gerçek
Esfender KORKMAZ
Dövizde korkutucu gerçek
90 yıl önce büyük ders!..
90 yıl önce büyük ders!..
Mehmet FARAÇ
90 yıl önce büyük ders!..
Yeni hikaye yok, çek bi "darbe"!
Yeni hikaye yok, çek bi
Murat İDE
Yeni hikaye yok, çek bi "darbe"!
Orman yangını maden talanı
Orman yangını maden talanı
Orhan UĞUROĞLU
Orman yangını maden talanı
Türkiye oyuna gelmemelidir!
Türkiye oyuna gelmemelidir!
Özcan YENİÇERİ
Türkiye oyuna gelmemelidir!
Beyaz et…
Beyaz et…
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Beyaz et…
Tarih boyunca kullanılan sazlardan bazıları
Tarih boyunca kullanılan sazlardan bazıları
Mehmet YARDIMCI
Tarih boyunca kullanılan sazlardan bazıları
Erdoğan Lira'yı feda ediyor!
Erdoğan Lira'yı feda ediyor!
Evren Devrim ZELYUT
Erdoğan Lira'yı feda ediyor!